Jeremy Corbyn'den Bercam Nükleer Anlaşmasına Destek
https://parstoday.ir/tr/news/world-i135214-jeremy_corbyn'den_bercam_nükleer_anlaşmasına_destek
Amerika Siyonist Rejim ile beraber 2015'te İran ile nükleer anlaşma-BERCAM'ın sağlanmasının ardından her daim bu anlaşmaya karşı çıkıp onun iptalini istemiştir. Bu çerçevede Amerika başkanı Donald Trump Mayıs 2018'de Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilip İran İslam Cumhuriyeti aleyhine geçmişte görülmemiş yaptırımlar uygulamaya başladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 07, 2019 02:50 Europe/Istanbul
  • Jeremy Corbyn
    Jeremy Corbyn

Amerika Siyonist Rejim ile beraber 2015'te İran ile nükleer anlaşma-BERCAM'ın sağlanmasının ardından her daim bu anlaşmaya karşı çıkıp onun iptalini istemiştir. Bu çerçevede Amerika başkanı Donald Trump Mayıs 2018'de Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilip İran İslam Cumhuriyeti aleyhine geçmişte görülmemiş yaptırımlar uygulamaya başladı.

Siyonist Rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu da Bercam Nükleer Anlaşmasının bekasına son vermek için Britanya gibi bu anlaşmada yer alan devletler ile türlü türlü istişarelerde bulundu. 

Şimdi ise Britanya İşçi Partisi başkanı Jeremy Corbyn 5 Eylül Perşembe günü Britanya hükümetinden, Binyamin Netanyahu ve Donald Trump'ın Bercam Nükleer Anlaşması aleyhindeki tehlikeli koalisyon karşısında durmasını ve koalisyonu reddetmesini istedi. 

Corbyn Twitter'daki şahsi hesabında şöyle bir mesaj yayımladı: "Britanya Trump ve Netanyahu'nun İran ile yapılan nükleer anlaşmaya karşı oluşturduğu tehlikeli koalisyonu reddetmelidir. Dünyada barış ve güvenliği ilerletmek için Bercam Nükleer Anlaşması gibi diplomatik açılımlara ihtiyacımız vardır. "

Corbyn bu Tweet'i Britanya başbakanı Boris Johnson ve Siyonist rejim başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir araya gelmesinden bir kaç saat sonra yayımladı. 

Guardian Gazetesinin raporuna göre Netanyahu Londra'da Johnson ile görüşmesinde Britanya hükümetinden İran ile nükleer anlaşma konusundaki müzakerelerini ve görüşmelerini durdurmasını istedi. 

Netanyahu İran'ın nükleer silahların yayılmasının önlenmesi hususunda ihlal yaptığını öne sürdü. Aslında Netanyahu'nun bu konudaki sözleri İran'ın attığı üçüncü adımı ile ilgilidir. İran Avrupalıların Amerika'nın İran'a karşı uyguladığı yaptırımların etkilerinin azaltılması hususundaki taahhütlerini yerine getirmemelerine tepki olarak taahhütlerini belli aralıklarla azaltmaktadır. 

İslami İran Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani üçüncü adım çerçevesinde İran Atom Enerjisi Kurumu'na bugünden itibaren ülkenin nükleer teknoloji gelişmesi ve araştırmaları ile ilgili olan tüm ihtiyaçları sınırsız bir şekilde giderilmesini istemiştir. 

Siyonist Rejim Başbakanlık bürosunun yayımladığı bildiride ise, İran'ın son adımı ile ilgili şöyle yazılmıştır: "İranla diyalog yapma zamanı değil, İran'a daha fazla baskı uygulama zamanıdır. Bunlar İsrail için her dönemde önemli olan meselelerdir. Ancak mevcut dönemde daha da özel bir önem taşımaktadır. "

Britanya başbakanlık bürosunun yayımladığı bildiride ise İran ve Britanya arasında Tahran'ın nükleer silahtan uzak durması  ve nükleer faaliyetlerin denetlenmesi konusunda ortak fikir olduğu belirtilmiştir. Buna paralel olarak Britanya Başbakanı Boris Johnson da Netanyahu'nun İran ile müzakerelerin durdurması isteğini reddetmiştir. 

Netanyahu bir yandan da bu isteği çerçevesinde Londra'dan, Fransa'nın İran'a petrolünün satışını gerçekleştirmek için vereceği 15 milyar dolarlık kredi hattı önerisini reddetmesini istiyordu. 

Britanya Başbakanlık Bürosu ise bildirisinde şöyle bir vurguda bulundu: "Başbakan Johnson diplomatik yollar ve müzakereye vurgu yapmaktadır. "

Washington ve Telaviv'in Bercam Nükleer Anlaşması karşıtı tekrar tekrar ortaya atılan isteklerine rağmen Avrupalılar özellikle de Britanya İran ile yapılan nükleer anlaşmanın iptalini kendi siyasi ve güvenlik çıkarları lehine görmüyorlar. Bu ülkeler nükleer anlaşmanın korunmasından yanadırlar. Zaten Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası açısından İran ile yapılan Nükleer Anlaşma bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarın korunmasında önemli bir bileşendir. Tabii Avrupa şimdiye kadar Amerika'nın nükleer anlaşmasından çekilmesinin 1 küsür yıl ardından hala bu anlaşmada İran'a verdiği sözlerini tutamamıştır. 

Avrupa Birliği, taahhütlerini yerine getirmemesine rağmen şimdi de İran'dan taahhütlerini azaltma sürecinin üçüncü adımını durdurmasını ve bu anlaşmaya tam olarak geri dönmesini istiyor. 

Avrupa Birliği Sözcüsü Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum rezervleri sınırlarını aşmasından duyduğu kaygıları dile getirerek İran'dan taahhütlerini azaltma yönünde yeni adım atmamasını istedi. 

Aslında Avrupalıların bu doğrultudaki istekleri mantıksız ve taahhütlerine aykırı olarak gözüküyor. Özellikle de özel mali sistem-İNSTEX'in oluşturulmasından aylar geçmesine rağmen İran ve Avrupa arasındaki ticaret alanında etkin ve pratik bir adımın atılmaması bu konuyu daha da belirginleştiriyor.