Avrupa'nın Bercam ile ilgili çelişkili tutumu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i135345-avrupa'nın_bercam_ile_ilgili_çelişkili_tutumu
Avrupa Birliği ve Avrupa troykası 4+1 üyeleri olarak defalarca Bercam nükleer Anlaşmasının korunmasına vurgu yapmışlardır fakat şimdiye kadar bu bağlamda kendilerinden kabul edilebilir bir karne sunamadılar.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Eylül 10, 2019 13:22 Europe/Istanbul
  • Heiko Maas
    Heiko Maas

Avrupa Birliği ve Avrupa troykası 4+1 üyeleri olarak defalarca Bercam nükleer Anlaşmasının korunmasına vurgu yapmışlardır fakat şimdiye kadar bu bağlamda kendilerinden kabul edilebilir bir karne sunamadılar.

Avrupalıların defalarca verdiği vaatlerini yerine getirmemeleri sonucu, İran İslam Cumhuriyeti'nin Cuma günü nükleer sorumluluklarını hafifletme bağlamındaki 3. adımı  birçok tepkiyi beraberinde getirdi.
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Fonke  gazetesinin  Pazartesi sayısında yayınlanan demecinde İran’ın 3. adımına tepki göstererek, " hala bir çözüm yolu bulunabilir fakat biz Avrupalılar tek başımıza bunu yapamayız" dedi.
 Almanya Dışişleri bakanı aynı zamanda İran’ın girişimi hakkında uyarıda bulunarak, " Eğer İran Viyana Anlaşması uyarınca sorumluluklarına riayet etmek istemezse bu girişim çok yanlış sinyaller içerir.  Almanya Tahran’ın 2015 yılı nükleer anlaşmaya  tamamen uyumaya geri dönmesini istiyor" diye ekledi.
 Almanya üst düzey yetkilisinin değindiği önemli konu,  Avrupa’nın Bercam’ı korumaktaki  yetersizliğidir.  Maas diğer tarafların da bu hedefe ulaşmak için işbirliği yapmasını istedi fakat, " acaba hangi tarafı kastettiği"  sorulmalı.
 Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yayınladığı raporların  tümünde İran’ın nükleer anlaşma çerçevesinde tüm sorumluluklarına bağlı kaldığını, hatta Bercam taahhütlerini azaltmadaki 3. adımını da tedricen gerçekleştirdiğini onaylıyor;  bu yüzden Avrupa Tahran’dan daha fazla beklentide olmamalı .
 Maas, anlaşmanın tek taraflı yol olmadığını vurguluyor.  Bu çok doğrudur fakat görünüşe göre Almanya Dışişleri Bakanı yanlış tarafı tutmaktadır.  Eğer Avrupalılar bu cümleden Almanya gerçekten Bercam’ın korunmasını istiyorlarsa,  8 Mayıs 2018 tarihinde illegal şekilde anlaşmadan çekilen ve ardından İran'a karşı maksimum baskı siyaseti doğrultusunda eşsiz yaptırımları uygulayan Amerika'ya hitap etmeleri gerekiyor.  Amerikan’ın bu kararı dünya  tarafından muhalefetle karşılaştı.  Ardından başta Avrupa olmak üzere 4+1 grubun diğer üyeleri gerekli mekanizmalarla bu önemli anlaşmayı koruyacaklarını duyurdular.
 Grubun  Doğu üyeleri yani Rusya ve Çin açısından Bercam alternatifsiz bir anlaşmadır.  Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrov 9 Eylül tarihinde Fransız mevkidaşı ile Moskova'da ortak basın toplantısında bu konuyu vurguladı.  Rusya daha önce de İran’ın 3. adımının,  anlaşmada dengenin tekrar sağlanması için Avrupalı taraflara güçlü bir sinyal olduğunu söyledi.
 Fakat Avrupalılar Amerika'ya fazla bağlılıkları nedeniyle,  İran’la ticari ve  mali münasebetlerin  devam etmesi için kurulan INSTEX’i  bile çalıştıramıyorlar.  İşin ilginç tarafı ise Avrupalıların Tahran’dan mantıksız istekleridir zira İran’ın nükleer anlaşmada kalması ve tüm taahhütlerine bağlı kalması  zaruretini defalarca  vurguladılar.  Fakat kendilerine sormaları gereken soru ise, " Amerika'nın yaptırımlarının negatif etkilerini azaltmaları için hiçbir girişimde bulunmadıkları halde İran neden tek yanlı olarak nükleer taahhütlerine bağlı kalması?" sorusudur.
 Almanya Deutsche Welle - DW  sitesi Maas’ın, " barışçıl çözüm yollarını kaybetmememiz gerekir"  sözüne atıfta bulunarak yazdığı yorumda, " Almanya Dışişleri bakanı İran ile askeri çatışmayı önlemek istiyor;  bu yüzden nükleer anlaşmanın tüm taraflarının sorumluluk duygularına sarılmıştır" cümlelerine yer verdi.
 Unutmamak gerekir ki Trump yönetimi İran'a karşı baskı ve korku siyasetlerini izlemektedir ve İran’ın, Fars Körfezi ve Hürmüz boğazındaki tüm girişimleri ise tehdit içeren girişimlere karşı savunma ve caydırıcıdır. Tahran aynı zamanda askeri veya herhangi bir tehdide karşı tam hazır olduğunu duyurmuştur.
 Batılılar ise İran ile ilgili eski tecrübelerinden,  İran'a baskı ve tehdit siyasetinin asla işlemediğini, hatta tam tersini İran halkının ulusal vahdettinin güçlenmesi ve dış baskılara direnmelerine sebep olacağını çok iyi biliyorlar./