Amerika'nın Güvenlik Konseyinde İran'ı suçlama projesinin yenilgisi
-
Amerika-BM
Yemen direniş güçlerinin Arabistan'ın El Şargiye bölgesinde Aramco petrol tesislerine İHA ile saldırısı, ABD için çeşitli boyutlarda İran aleyhinde baskıları şiddetlendirme bahanesini oluşturmuştur. Washington kendince dünya toplumlarını İran'a karşı harekete geçirme çabası içindedir.
Ancak BM Güvenlik konseyinde Amerika'nın Aramco petrol tesislerine yönelik yapılan saldırı ile ilgili İran'ı suçlama çabaları hezimete uğradı. Perşembe günü Rusya başkanlığında Güvenlik Konseyinin Yemen gelişmelerini incelemek için düzenlenen genel oturumunda, ABD temsilcisi İran İslam Cumhuriyetini bu saldırının suçlusu olarak tanıtmaya ve diğer üye ülkelerinin bu hususta desteğini almaya çalıştı.
Ancak Washington'un yalan iddiaları Güvenlik Konseyinde Rusya temsilcisi tarafından reddedildi. ABD'nin İran aleyhindeki suçlamaları Konseyin diğer üyelerinin ilgisizliğine uğrayan söz konusu oturumda üye ülkeler Yemen krizinde gerginliğin artması konusunda endişelerini dile getirdiler.
Güvenlik konseyinde ABD temsilcisi İran aleyhindeki ithamlara ilişkin diğer üyelerin desteğini alamayınca İran'ı suçlu gösterme yönünde Suudi petrol tesislerine yapılan son saldırı hakkında bir bildiri yayımlamak hedefiyle Güvenlik Konseyi'nin resmi olmayan bir toplantısını yapmak üzere başka bir teklifte bulundu, ancak Rus temsilci bu teklifi de reddetti.
Güvenlik konseyi'nin dönemsel başkanı olan Rusya temsilcisi Vasilli Nebenziya konuyla ilgili şöyle konuştu: "Suudi petrol tesislerine yapılan son saldırı hakkında henüz belgelendirilmiş ve kapsamlı bir soruşturma bulunmaması nedeniyle Güvenlik Konseyi'nin bu hususta bildiri yayımlaması için uygun bir fırsat bulunmuyor.
Trump yönetimi her hangi bir delil ve belge sunmadan, İran'ı Suudi Arabistan'ın doğusundaki petrol tesislerine yapılan saldırı hakkında suçluyor. Washington bir tek bu olayla ilgili değil, yaşanan geçen hadiselerde de, örneğin Hürmüz boğazında petrol tankerlerinin yangını konusunda Tahran'ı bu olayların sorumlusu olarak tanıtmıştır. Trump yönetiminin böylesi temelsiz ve boş suçlamalarından güttüğü amaç uluslararası toplumların İran aleyhinde baskı ve şiddetini artırmaktır.
ABD dış işleri bakanı Mike Pompeo dünyada İranofobiyi yayma çabaları çerçevesinde " tüm ülkelerden ortak sesle ve açıkça İran saldırılarını kınamalarını istiyoruz" dedi.
Sözkonusu Amerikan yetkili, bu konuda hiç bir delil ve belge sunmadan sadece temelsiz suçlamalarla, İran'ın sözde saldırıları hakkında yaftalamaları dile getiriyor. Öte yandan Suudi Arabistan petrol tesislerine yapılan saldırıda Amerikan üst düzey yetkililerinin İran'ı suçlamaları Amerikan içinde de çeşitli tepkilere yol açmıştır.
Demokrat partili senatör Chirise Murphy böyle iddiaları sorumsuzca niteleyerek kendi twitter sayfasında şöyle bir yazı yayımladı: " Bu sorumsuzca bir basitleştirme ve rasyonel olmayan savaşlara girme tarzımızdır".
Trump Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile telefonla yaptığı görüşmede, Yemen güçlerinin Aramco tesislerine İHA'lı saldırılarına işaretle, bu saldırının ABD ve dünya ekonomisi üzerine olumsuz etki bırakacağını söyledi.
Washington çaresizlikten dolayı böyle bir tutum izlemektedir. Zira Yemen Ensarullah güçlerinin böyle bir saldırıya imza atmasına işaret eden her türlü açıklama , Suudi Arabistan'ın acizliğini ortaya koyarken aynı zamanda bu sorunun da gündeme gelmesine yol açıyor; Suudi Arabistan'ın ABD'den Patriot gibi hava savunma sistemlerini aktif hale getirmesi ve ABD'den onlarca milyar dolar silah satın almasının faydası nedir?
Aynı zamanda Amerika'nın sadece Rusya gibi uluslararası rakipleri değil Avrupalı ortakları bile bir tek itham altında bulundurmakla İran'ı Arabistan'a yapılan son saldırılarla ilgili suçlu gösterilmesini kabul etmezken, Washington'un Güvenlik Konseyindeki bu yöndeki çabaları da yenilgiye uğramış bulunuyor.