AB dışişleri bakanlarının oturumu ve Barış Pınarı'nın kınamaları
-
Avrupa Birliği
AB açısında vahim sonuçları olabilen Türkiye'nin kuzey Suriye'ye askeri operasyonu, AB ve özellikle Almanya ve Fransa gibi ömemli üyelerinin sert tepkisi ile karşılaştı.
AB en son tepkide 14 Ekim dışişleri bakanlarının Luxemburg oturumunda oy birliği ile Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki Kürt bölgelere saldırısını kınarken, tüm üyelerden Türkiye'ye silah satışlarını durdurmalarını istedi.
AB'nin sitesinde yayınlanan bildiride, Türkiye'nin, silahlı Kürt milislerin kontrolünde olan Suriye'nin kuzeyindeki bölgelere saldırısı kınanırken operasyonun "önemli sonuçları" olabileceğine vurgu yapıldı.
AB ayrıca Türkiye'nin kuzey Suriye'ye saldırısının tüm bölgenin güvenliği ve istikrarını zayıflattığı ve sivillerin acısı ve mülteci duruma düşmesine sebep olacağı ifade edildi. AB dışişleri bakanları ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden Türkiye'nin kuzey Suriye operasyonunu durdurmasını istediler.
AB üyeleri Pazartesi günü oturumunda Türkiye'ye karşı siyasetlerini koordine etmeye karar verirken, fakat Türkiye'ye silah yaptırımı konusunda anlaşmaya varamadılar.
Almanya ve Fransa, Türkiye'ye kapsamlı silah yaptırımı uygulanmasını isterken görünüşte AB dışişleri bakanları konseyi bildirisinden anlaşıldığı üzere üyeler bu konuda anlaşmaya varamamışlardır.
Dışişleri bakanlığı bildirisinde Türkiye'ye silah satışı ile ilgili şöyle yazıdı: üye ülkeler Türkiye'ye silah ihracatı siyasetlerine karşı ulusal tutumlarını güçlendirmeyi taahhüt ettiler.
İspanya, Avusturya ve Belçika Pazartesi günü Almanya ve Fransa'ya katıldılar ve Türkiye'ye silah satışını durdurma teklifine destek verdiler. Finlandiya ve Hollanda da bir an önce Türkiye'ye silah ihracatını durduracaklarını belirttiler. AB diplomatlarının belirttiğine göre bu karar, Türkiye'yi kuzey Suriye'ye yönelik askeri harekatına karşı cezaların bir parçasıdır, böylece Ankara'yı söz konusu operasyonu durdurmaya mecbur kılmaya çalışıyorlar.
Almanya dışişleri bakanı Haiko Maas yaptığı açıklamada, "bu savaşa destek vermek istemiyoruz ve bu yüzden kendi silahlarımızı Türkiye'ye vermek istemiyoruz." dedi.
Fransa dışişleri bakanı Jean-Yves Le Drian da söz konusu saldırıların "ciddi insani yıkımlar" ile beraber olacağını ve buna esasen "Türkiye'ye silah ihracatı konusunda güçlü bir tutum sergilemek gerektiğini" söyledi.
Fakat tüm bunlara rağmen Türkiye kesinlikle operasyonunu durdurmayacağını duyurdu.
AB dışişleri bakanları oturumunun sonucu, her ne kadar topluca Türkiye'nin saldırısını kınasa da Ankara'ya karşı Birliğin topyekun silah yaptırımına sebep olmadığı için olumsuz bir mesaj içeriyor. Görünüşe göre bu başarısızlığın sebebi, AB ülkeler arasında konu ile ilgili farklı görüşlerin olmasıdır.
Her ne kadar Almanya ve Fransa gibi AB'nin eski ve büyük üyeleri, Türkiye'nin kuzey Suriye'ye yönelik saldırı sonucu ve özellikle mültecilerin yoğun ve yeni akımını dikkate alarak Ankara'ya silah satışını durdurmak istemelerine rağmen bu konuya karşı çıkan AB'nin diğer üyeleri kendilerine göre haklı sebepleri vardır.
Uluslararası alanda silah ihracatçılarından olan İtalya gibi ülkeler için, en başta ekonomik hususları öncelik taşıyor ve bu yüzden aralarında Türkiye'nin de bulunduğu müşterilere silah satışı ve silah anlaşmalarının devam etmesini istiyorlar.
İtalya da Almanya'nın yanında Türkiye'nin başlıca silah ihracatçısı ülkelerdendir. Sağcı bir hükümete sahip olan Macaristan gibi diğer bazı ülkeler ise siyasi konuları dikkate alıyor ve Türkiye ile ilişki düzeyini düşürmek istemiyorlar. Bu ülkeler de Türkiye'nin saldırısına karşı bireysel ve açık tutumlardan kaçınarak daha çok AB'nin genel çerçevesinde siyaset yürütmekle yetiniyorlar./