Moskova'dan Batı'nın Diğer Ülkeler Aleyhindeki Yaptırımlarına Eleştiri
https://parstoday.ir/tr/news/world-i138130-moskova'dan_batı'nın_diğer_Ülkeler_aleyhindeki_yaptırımlarına_eleştiri
Batılılar yüzyıllar boyunca küresel arenada ister sömürgecilik ister emperyalizm döneminde diğer ülkelere karşı sulta kurmaya çalışıp milletleri istismar etmişlerdir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 06, 2019 03:48 Europe/Istanbul
  • Rusya
    Rusya

Batılılar yüzyıllar boyunca küresel arenada ister sömürgecilik ister emperyalizm döneminde diğer ülkelere karşı sulta kurmaya çalışıp milletleri istismar etmişlerdir.

Soğuk savaş ve sonrasında ise Amerika Batı'nın başında bulunarak dünyada hegemonyasını yaymaya çalıştı. Batı'nın sulta kurmak ve isteklerini diğer ülkelere empoze etmenin araçlarından biri de yaptırımlardır. 

Bu doğrultuda Rusya başbakanı Dmitry Medvedev Güney Doğu Asya Bölgesi ülkeleri ASEAN'ın 14'üncü oturumuna katılmak üzere Tayland'da yaptığı ziyarette Pazartesi günü Batı'nın yaptırım siyasetlerini eleştirerek şöyle bir açıklamada bulundu: "Yaptırımlar baskı uygulamak için bir araca dönüşmüş ve ülkeler arasında ticari savaşın oluşma nedeni olmuştur. "

Böylece Medvedev'e göre Batı siyasi baskı ve ticari savaşa oluşturmak için yaptırım aracından yararlanmaktadır. 

Şimdi de Batı, Rusya, İran, Venezuela, Küba ve Kuzey Kore gibi ülkelere birçok yaptırım uygulasa da Amerika bu alanda en  büyük paya sahiptir. Trump hükümeti diğer ülkeler hususundaki hedeflerini gerçekleştirmek için yaptırımları kendi yarı sert gücü yaklaşımı çerçevesinde etkili ve yararlı bir araç görmektedir.  

Amerika dışişleri bakanlığı Avrupa ve Avrasya işleri bakan yardımcısı Aaron Wess Mitchell'in söylediğine göre yaptırımlar stratejik bir araçtır. Halihazırda Amerika dünya genelinde 4190 kadar yaptırım uygulamaktadır. Hem de bu yaptırımların günden güne artması da dikkat çekici bir noktadır. 

Tabii Amerika'nın farklı siyasi, ticari, güvenlik ve insan hakları bahaneleri ile rakip ve düşman ülkelere yaptırım uygulama süreci hızla devam etmektedir. Buna rağmen görünüşte kalan sebepleri bir kenara bırakırsak Washington'un asıl hedefinin çıkarlarını sağlamak olduğu söylenebilir. 

Rusya Enerji Bakanı Aleksander Novak şöyle diyor: "Tüm dünya Amerika'nın Washington tarafından öfkeye maruz kalan ülkelere yaptırım uygulamasından bıkmışlardır. "

Şimdi ise Amerika Rusya ve İran gibi rakipleri ve düşmanlarına odaklanmıştır. Bu çerçevede Amerika 2014 yılından beri Rusya'yı Ukrayna krizi özellikle de Kırım adasını topraklarına eklemesi bahanesi ile yaptırımlar uygulamaya başlamıştır. Tabii Ağustos 2017'den beri de Rusya'nın 2016 Amerikan başkanlık seçimlerine müdahalesi bahanesi ile de yeni yaptırımlar da uygulanmaya başlanmıştır. Bir diğer taraftan ise Amerika Bercam Nükleer Anlaşmasından yasa dışı bir şekilde çekilerek İran'a da iki aşamalı olarak yeni yaptırımlar uyguladı. 

Aynı zamanda Trump kendi ticari ve ekonomik hedefleri doğrultusunda Amerika'nın Rusya gibi rakiplerini yaptırımlara tabi tutarak enerji alanında da Amerika için fırsat yaratmaya çalışıyor. Washington Avrupa'nın doğalgaz pazarına nüfuz etme doğrultusunda Rusya ve Avrupa'nın bu alandaki iş birliklerine karşı çıkarak Avrupalıları da bu ortak doğalgaz projelerini sürdürmesi halinde yaptırımlara tabi tutacağı ile tehdit etmektedir. Rusya başbakanı Medvedev'in Amerika'nın yaptırımları ticari savaşı doğrultusunda kullanması meselesine değinmesi de bu çerçevededir. Şimdi de Donald Trump korumacı ekonomik siyasetleri doğrultusunda gümrük vergilerini arttırmış ve iç sanayii desteklemek bahanesi ile diğer ülkelere yeni kısıtlamalar uygulamıştır. Rusya başbakanı ise bu meseleye doğrudan değinerek böyle bir siyasetin güçlendiğine işaretle özel bir siyasi ve hukuki kararlar sisteminin oluştuğu konusunda da uyarılarda bulundu. 

Medvedev şöyle bir uyarıda bulundu:" Yaptırım siyaseti çerçevesinde yerli üretimin desteklenmesi doğrultusunda geniş çaplı ticari savaşlar gerçekleşecektir. "

Böylece görünen o ki Batı'nın özellikle de Amerika'nın kendi isteklerini ve hedeflerini dayatmak ve rakipleri ticari ve ekonomik olarak zayıflatmak için  yaptırım yaklaşımının devam etmesinin dünyayı sırf istikrarsızlaştıracağı söylenebilir.