Almanya’nın İran’a baskıları eleştirmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i141732-almanya’nın_İran’a_baskıları_eleştirmesi
Amerika Donald Trump’ın başkanlık döneminde mayıs 2018’de Bercam nükleer anlaşmadan çekilerek kendi isteklerini İran’a dayatmak için “maksimum baskı” siyasetini izlemeye başladı. Onun bu kararı Avrupalı ortaklarının bile tepkisine sebep oldu.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Ocak 20, 2020 15:13 Europe/Istanbul
  • Almanya
    Almanya

Amerika Donald Trump’ın başkanlık döneminde mayıs 2018’de Bercam nükleer anlaşmadan çekilerek kendi isteklerini İran’a dayatmak için “maksimum baskı” siyasetini izlemeye başladı. Onun bu kararı Avrupalı ortaklarının bile tepkisine sebep oldu.

Bu bağlamda Almanya dışişleri bakanı Heiko Maas dün Trump’ın İran’a karşı baskı siyasetini açıkça eleştirerek batı Asya’da geniş çaplı kriz hakkında uyarıda bulunarak bir kez daha İran ile görüşülmesini istedi.
Maas ayrıca Washington’un Tahran karşıtı “maksimum baskı” siyasetini eleştirerek “tehdit içerikli sözler ve askeri operasyonların” İran İslam Cumhuriyetinin tavrında değişiklik yapmayacağını söyledi.
İran’da durumun iyileştirilmesi için müzakere kapısını kapatmamak ve İran ile görüşmek gerektiğini savunan Maas ayrıca tehdit ve askeri baskının faydasız olduğuna işaretle, Avrupa’nın batı Asya’yı krizin sarmasını istemediğini söyledi.
Almanya üst düzey yetkilisinin Trump’ın İran’a karşı başarısız ve hatalarla dolu siyasetini eleştirmesi, Avrupalıların bile baskı siyasetinin çözüm olmadığını hatta batı Asya için kötü sonuçları olabileceğini kavradığını gözler önüne seriyor.
Trump yönetimi İran’a maksimum baskı siyaseti ile Tahran’ı müzakere masasına oturtabileceğini ve Mike Pompeo’nun 12 maddelik isteklerini İran’a dayatabileceğini düşünüyordu. Fakat İslam inkılabı rehberinin Washington’un gayrı meşru isteklerini ve de Amerika ile müzakereyi reddetmesi, Trump’a İran’a maksimum baskı siyasetinin faydasız olduğunu gösterdi. 
Fakat ilginç olan ise Avrupalıların 4+1 grubu tarafları olarak Washington’un İran’a karşı siyasetlerinin yanlış olduğunun farkında olmalarına rağmen baskılarını Amerika’ya yönelterek İran siyasetini değiştirmeye zorlamaları yerine pratikte Tahran’a karşı Washington siyasetlerini izlemeleridir. 
Avupalılar son bir buçuk yılda Amerika’nın Bercam’dan çekilmesi ardından İran’a uyguladığı tek yanlı yaptırımların baskılarını azaltmak için hala etkili her hangi bir girişimde bulunmadı ve özel mali mekanizma INSTEX’in çalışması için de çaba harcamadı. 
Avrupa’nın bu pasif siyasetine tepki olarak İran Avrupa’ya tanıdığı 60’er günlük sürelerin sonunda şimdiye kadar 5 adımda nükleer anlaşmadaki sorumluluklarını hafifletti fakat Avrupa’nın nükleer sorumluluklarını yerine getirmesi halinde askıya alınan taahhütlerin tekrar başlanacağını da duyurdu.
Washington “İran’a maksimum baskı” siyasetinden hedefin, Tahran ile Amerika’nın gözetlediği tüm konuları içeren yeni bir anlaşmaya varmak olduğunu ilan etti. Amerika savunma bakanı Mark Esper de hedefin İran’ı müzakere masasına getirmek olduğunu söyledi. Trump yönetimi İran’ı kendi gayrı meşru ve illegal isteklerine teslim etmek için tarihte eşine rastlanmayan yaptırımlar uyguladığını belirtti. Fakat yaptırımlarının sonuçsuz olduğu ve isteklerini İran’a kabul ettiremeyeceğine aldırmadan hala yaptırım ve baskıların yoğunlaştırılmasında ısrar ediyor.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif Amerika başkanının ekonomik savaştan söz ettiğine işaretle, “ben adını ekonomik terörizmi koyuyorum zira sıradan insanları hedef almaktadır” dedi.
Washington’un hasmane girişimlerine rağmen İran Washington’un sömürgeci isteklerine teslim olmayacağını defalarca vurgulamıştır. Bu arada Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası para kuruluşları son raporlarında Amerika’nın İran’a yönelik tek yanlı siyasetlerine rağmen İran ekonomisinin 2020 yılında normal sürece döneceğini belirtti. Bu da Trump yönetiminin tüm ekonomik baskılarının sonuçsuz olduğunu gösteriyor. /