Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın Yeni START Anlaşmasının Uzatılması Çağrısı
-
Birleşmiş Milletler
Amerika başkanı Donald Trump, bilinçli olarak Amerika'yı uluslararası silah kontrolünü yapan anlaşmalar ve mutabakatlardan çıkarmaktadır. Amerika'nın Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması-İNF'ten 2 Ağustos 2019'da çekilmesinin ardından şimdi de Trump hükümeti bir başka önemli uluslararası anlaşma olan Yeni START anlaşmasından da çıkarmak istiyor. Bu mesele ise Birleşmiş Milletler Teşkilatının kaygılarına da neden olmuştur.
Bu doğrultuda BMT Genel Sekreter Yardımcısı ayrıca bu teşkilatın silahsızlanma hususundaki üst düzey temsilcisi İzumi Nakamatsu Amerika ve Rusya'ya Yeni START adı ile bilinen stratejik silahların azaltılması anlaşmasını en az beş yıl daha uzatmalarını istedi. Bu üst düzey Birleşmiş Milletler Teşkilatı makamı açısından Washington ve Moskova arasındaki mevcut görüş farklılıklarının devam ettiği bir sırada yeni bir nükleer silahların kontrolü ve denetlenmesi anlaşması hususunda müzakerelerin başlatılması uygun değildir. Bu yüzden de mevcut anlaşmanın bulunduğumuz dönemde korunması da büyük bir önem taşımaktadır.
Nakamatsu şöyle bir açıklamada bulundu: "Şimdilik, mevcutta elimizde olanlara odaklanmalıyız. İNF anlaşması hususunda bunu yapmadık. Ancak Yeni START anlaşması sürmektedir. Bu yüzden halihazırda elimizde olan imkanları bu yönde kullanalım ve sonuçta stratejik silahların azaltılması yönündeki bu anlaşmayı en az beş yıl daha uzatalım. "
Bu uluslararası makam açısından dünyadaki stratejik durumun değiştiğinden dolayı sadece özel bir dönemde yeni anlaşmalar söz konusu olabilir.
Bunlara rağmen Washington Rusya ve Amerika'nın nükleer depolarını kısıtlamayan yeni bir START anlaşmasının imzalanması peşindedir ve bu anlaşmanın eski versiyonunu şimdilik uzatmamıştır. Böylece Amerika'nın bu hususta hiçbir kısıtlamayı göze almak istemediği söylenebilir. Trump hükümetinin bu girişimi , Amerika'nın " Nükleer Durumun Revizyonu" başlıklı yeni nükleer doktrini çerçevesindedir.
Buna karşın Rusya, defalarca nükleer silahların azaltılması konusundaki bu önemli anlaşmayı korumak ve uzatmak hedefi ile Amerika ile müzakerelerin başlatılmasına vurgu yapmıştır. Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov ise Aralık 2019'da Yeni START anlaşmasının ön koşulsuz ve engellenmeden uzatılmasını istedi. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin de Moskova'nın bu anlaşmayı uzatmayı her zaman onayladığını söylemiştir. Moskova'nın silahların kontrolü ile ilgili anlaşmaların sağlanması için yeni müzakerelerin başlatılmasına hazır olduğunu bildirmesi aslında Washington'un yeni anlaşma için yeni müzakere talebi mazeretini de boşa çıkaracaktır.
Yeni START anlaşması 2010 yılında Amerika ve Rusya dönem başkanları Barack Obama ve Dimitri Medvedov tarafından Prag'da imzalanmıştı. Bu anlaşmanın uygulanması ise Şubat 2021'de sona erecektir. Bu anlaşmaya esasen, Rusya ve Amerika'nın nükleer başlıklarının sayısı 1550'ye ve fırlatma rampaları da 800'e indirildi.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo ise Nisan 2019'da Trump hükümetinin bu anlaşmayı uzatmak için iki şartı olduğunu açıkladı. Bunların biri Çin'in de bu anlaşmaya katılması öbürü de Rusya'nın ultrasonik silahlarının geliştirilmesinin durdurulması idi. Buna rağmen Pekin bu anlaşmaya katılmayı reddetti ve Moskova da ultrasonik denemelerine ve bu alandaki ilerlemelerine devam etti.
Rusya dışişleri bakanlığı silahların kontrolü ve nükleer silahların yayılmasının yasaklanması idaresi başkanı Vladimir Ermakov ise bu hususta şöyle düşündüğünü açıkladı: " Amerika Yeni START anlaşmasının imzalanmasını engellemek için hedefli ve kasıtlı olarak mazeretler üretmektedir.
Amerika'nın engellemelerinden dolayı Yeni START anlaşmasının uzatılmaması küresel arenada istikrarsızlığı ve güvensizliğin artmasına, küresel nükleer güçler arasında nükleer silahlanma rekabetini de hızlanmasına neden olacaktır. Washington,aslında Rusya'yı yeni bir silah yarışmasına sokarak bir taraftan da Çin'i bu kısır döngüde Amerika'yı nükleer anlamda geçmemesine zemin hazırlamak niyetindedir.