Borrel'in Brüksel ile Washington anlaşmazlığını vurgulaması
ABD Başkanı Donald Trump'ın tek taraflı politikaları, ABD ile Avrupa arasında, muhtelif siyasi, askeri ve ekonomik konularda görüş ayrılığı ve anlaşmazlığın derinleşmesine yol açmıştır.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrel, Washington'a yaptığı ziyaretinde Amerikan yetkilileriyle görüşmesi ardından, Brüksel ile Washington arasındaki görüş ayrılıklarına dikkat çekti.
Borell, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile görüştükten sonra attığı twitte şöyle yazdı: Trans Atlantik ilişkileri uluslararası güvenlik için önemli bir husustur, iki taraf tüm konularda aynı görüşleri paylaşmasalar da, ancak aynı cephede yer alıyorlar.
Borrel bu açıklamasıyla kendince Atlantik Okyanusu'nun iki kıyısı arasındaki ilişkilerde artagelen ihtilafın üstünü örtmeye çalışsa da, AB'nin diğer üst düzey yetkilileri ve bazı Avrupalı liderlerin görüşleri ve açıklamaları, onların Trump yönetiminin tek taraflı ve ben merkezci yaklaşımından ciddi şekilde rahatsız olduklarını gösteriyor.
Trump, "Önce ABD" sloganı doğrultusunda izlediği politikaların ABD'nin gücünün artması ve rakiplerine galip gelmesiyle sonuçlanacağını ileri sürüyor, Bu nedenle son senelerde tek taraflı yaklaşımını şiddetlendirmiştir. Bu konu, AB üyeleri başta olmak üzere Washington'un ortaklarının muhalefetine yol açtığı gibi, uluslararası düzeyde de gerginliklerin tırmanmasına yol açmıştır.
Gelinen aşamada Brüksel ile Washington, siyasi, ticari, iklim değişikliği, güvenlik ve askeri gibi muhtelif konuları içeren geniş bir yelpazede görüş ayrılığı yaşıyorlar. Trump'ın Nükleer Anlaşma, Paris İklim Anlaşması, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması gibi bazı uluslararası anlaşmalardan çekilmesi ve Atlantik Okyanusu'nun iki tarafı arasında serbest ticaret anlaşması ile ilgili müzakereleri askıya alması, ek vergi uygulamalarıyla Avrupa ile ticaret savaşı başlatması, İngiltere'yi Brexit konusunda desteklemesi ve en son olarak Yüzyılın Anlaşması denen ihanet planı açıklaması ile AB'nin üst düzey yetkilileri ve Avrupa liderlerinin öfke ve tepkisine sebebiyet vermiştir.
Avrupa Konseyi'nin eski Başkanı Donald Tosk, Trump'ın eylemlerinin AB'yi zayıflatma doğrultusunda olduğuna işaretle, tarihte ilk kez ABD Başkanı'nın açık şekilde AB'ye karşı olduğunu kaydetti.
ABD Başkanı açısından sadece değer ve asalet sahibi olan şey, ABD'nin ulusal ve uluslararası düzeydeki çıkar ve hedefleridir. Trump'a göre ABD'nin dünyanın en güçlü ekonomi ve ordusuna sahip olduğundan dünya ülkeleri de Washington'un politikalarına uyması ve ABD'nin istediklerini yerine getirmeleri gerekiyor ve ABD'nin çıkarlarına aykırı şekilde hareket eden ülkeler de cezalandırmalıdır.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de, Trump'ın tek taraflı politikasını eleştirerek, "ülkemizi ortadan yarıya bölmek için hüsran ve ümitsizlik, nefret ve öfkeden oluşan yeni duvarlar örmüşler." diye açıklamalarda bulunmuştu.
Trump'ın bu yaklaşımı yüzünden Avrupa ülkeleri defalarca Washington'u eleştirerek, bu yaklaşımın yeni küresel düzeni ve küresel barış ve istikrarı bozan bir yaklaşım olduğunu deklare etmişlerdir. Aslında Avrupa yetkilileri Trump'ın izlediği bu politikayı, Avrupa ülkelerini artan biçimde zayıflatma doğrultusunda değerlendiriyorlar.
Kansas Üniversitesi hocalarından مایکل وودریچ Michael Wuthrich'in sözlerine göre, Trump'ın kararları, birçok ülkenin onunla işbirliği yapmamasına yol açmıştır çünkü Trump'ın onları tehlikeye atabilecek mantıksız karar alarak, eylemlerde bulunabileceğinden korkuyor./