Amerika ve Dünya Arasında Dünya Sağlık Örgütü Hususunda Çatlaklar
Koronavirüs salgını dünyayı görülmemiş bir sorun ile karşı karşıya bırakmıştır. Buna rağmen halihazırda Koronavirüsün merkez üssü haline gelen Amerika Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası örgütler ve kuruluşlar ile koordineli hareket etmesi yerine bu hususta sorun çıkarmaya ve DSÖ'ne yardımları kesmeye yeltenmiştir. Washington Dünya Sağlık Örgütü aleyhindeki propaganda savaşında G-7 ülkelerinin bu örgütün yapısal olarak geniş çaplı değişikliklere gitmek istediğini bahane gösterdi.
Beyaz Saray Perşembe günü yayımladığı bildiride G-7 grubuna üye ülkelerin dünya sağlık örgütünün görevini iyi yapacağı hususunda emin olması için bu örgütte değişiklikler yapılmasını istediğini belirtti. Trump hükümeti ayrıca bu ülkelerin koronavirüsün doğurduğu sağlık ve ekonomik sorunları ile mücadelede koordineli hareket etmeye onay verdiklerini öne sürdü.
Birçok ülkenin koronavirüs ile geniş çaplı şekilde mücadele verdiği sırada Amerika başkanı Donald Trump Çarşamba günü Amerika'nın dünya sağlık örgütüne verdiği yardımların kesildiğini bildirdi. Amerika'da ciddi şekilde koronavirüs ile mücadelede kötü yönetiminden dolayı eleştirilen Trump son günlerde bu uluslararası örgütü sözleri ile hedef alıp defalarca bu örgütü Çin'in yanında yer almak ve ilk bilgileri gizlemekle suçladı.
Amerika başkanı ayrıca Dünya Sağlık Örgütü'nün koronavirüs ile mücadelede kötü yönetim yaptığını da belirterek, örgütü suçladı. Halbuki Amerika hala Dünya Sağlık Örgütü'ne asıl borçlulardan sayılmaktadır. Bu çerçevede yaklaşık 200 milyon dolar borcu bulunmaktadır. Aslında Washington'un DSÖ'nün bütçesinin sağlanmasındaki payı 400 milyon dolar kadardır. Trump'ın Dünya Sağlık Örgütü'ne yardımları kesmesi aslında Washington'un ondan memnun kalmadığı uluslararası örgütler ve kuruluşların yok edilmesi doğrultusundadır.
Trump'ın G7 ülkelerinin Washington'un Dünya Sağlık Örgütü'ne yönelik yaklaşımını desteklemeleri iddiasına rağmen gerçek çok farklıdır. Gerçekte Amerika'nın Avrupalı ortakları aşırı derecede Trump hükümetinin bu girişiminden rahatsız olmuşlardır. Bu çerçevede Avrupa Dış Siyaset Temsilcisi Josep Borrel ise AB ülkelerini temsilen Trump'ın bu girişimine olumsuz tepki gösterdi. Almanya da G7 üye ülkelerinden biri, Avrupa'nın en önemli ülkesi olarak bu girişimi açıkça eleştirdi. Berlin açısından Washington'un bu girişimi bu koşullarda zayıf olan ülkelere en çok darbeyi indirecektir. Almanya dışişleri bakanı Heiko Maas ise Amerikalı mevkidaşına yazdığı maktubunda Trump'ın dünya sağlık örgütüne yardımları kesme kararını eleştirerek koronavirüsün yayıldığı sırada bu örgütü desteklemeye vurgu yaptı. Almanya Gelişme Bakanı Gareth Müller ise Dünya Sağlık Örgütü bütçesinin azalmasının yanlış bir strateji olduğunu belirterek Almanya'nın bu örgüte yardımlarının artacağını belirtti.
Tabii Amerika'nın uluslararası rakipleri olan Rusya ve Çin de Washington'un bu girişimini kınadı.
Rusya'nın Cenevre'deki BMT bürosundaki temsilcisi Gnadi Gatilov ise bu girişimi " garazkar siyaset açıdan riyakarca bir yaklaşım " olarak niteleyerek Amerikalıların kendilerinin bu örgütte büyük bir paya ve karar verme gücüne sahip olduklarını söyledi.
Görünen o ki şimdi de Amerika ve dünya arasında özellikle de Amerika ve Avrupalı ortakları arasında yeni bir çatlak oluşmuştur. Bu çatlak ise Trump'ın kararlarından kaynaklanmıştır. Amerika'nın bu girişimi uluslararası topluma karşı bir ahitsizliğinin yanı sıra koronavirüs ile mücadelede uluslararası işbirliği bozma girişimidir de. Trump hükümeti Dünya Sağlık Örgütü mali kaynaklarını azaltarak onu zayıflatmaya çalışmış ve ölümcül koronavirüs ile mücadele potansiyelini azaltmıştır. Bunun sonucunda ise dünya halkının yanı sıra Amerika halkı da zararlı çıkacaktır.