Amerika'nın Biyolojik Silahları Geliştirme Çabası-2
Amerika 1972 yılında onaylanan ve 1975 yılından itibaren uygulanmaya başlanan biyolojik silahlar konvansiyonuna üye olmasına rağmen pratikte insanlık dışı türlü silahların öncü geliştiricilerinden olmuştur.
Geçen Ağustos'a kadar ise 183 ülke bu anlaşmaya katılmışlardır. Burada ilgi çeken nokta ise Amerika'nın suçlu konuma gelmemesi için hem suçlu hem güçlü bir şekilde bu konvansiyonu sözde savunmaya başlamasıdır.
Amerika dönem dışişleri bakanı Hillary Clinton ise 5 Aralık 2011'de İsviçre'deki biyolojik silahlar konvansiyonu revizyonu oturumunda şöyle bir açıklamada bulunmuştu:" Amerika, biyolojik silahların kontrolü ve denetlenmesi için küresel çabaların daha hassas bir şekilde yürütülmesini umut ediyor. " Amerika'nın biyolojik silahların yayılmasından duyduğu kaygı açıklamaları aslında dünya kamuoyunun saptırılması ve yaptıklarını örtbas etmek doğrultusunda değerlendirilebilir.
Amerika hükümeti ülke içinde onlarca büyük biyolojik laboratuvara sahip olmasının yanı sıra ülke dışında da biyolojik silah laboratuvarlarını arttırmaya başlamıştır. Biyolojik etkenlerin kullanılmasının ve programlarının geliştirilmesinin Washington açısından öneminden dolayı kimi tahminlere göre Amerika dünya genelinde 200 kadar biyolojik silah laboratuvara sahiptir.
Gerçekte Washington daha önce da başına geldiği gibi Amerika içinde biyolojik faciaları önlemek için laboratuvarlarını Amerika topraklarının dışına taşımıştır. Halihazırda Amerika'nın virüs üretebilecek asıl laboratuvarları 4'üncü derece laboratuvarlarıdır. Bunlar en yüksek güvenlik protokollerine sahipler.
Rusya güvenlik konseyi sekreteri Nikolay Patruşev'in söylediğine göre Pentagon dünya genelinde biyolojik laboratuvarlar yapmaktadır. Bu laboratuvarlar ise biyolojik silahları yapmak için kurulmuş ve bu da küresel bir kaygıya neden olmuştur.
Genel olarak son onyıllarda Amerika dünyanın farklı noktalarında Afrika'dan Güney Asya'ya kadar Avrupa'dan Amerika'ya kadar biyolojik araştırmalar laboratuvarları kurmuştur. Bu çerçevede Amerika Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından Ukrayna, Gürcistan, Özbekistan, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Kazakistan'da bu laboratuvarları kurmuştur.
İran İslam Cumhuriyeti sivil savunma örgütü başkanı Gulamrıza Celali ise Mart 2020'de İran, Rusya ve Çin etrafında yaklaşık 4'üncü seviyede bulunan 25 Amerikan laboratuvarının bulunduğunu bunların uluslararası sistemin denetimi dışında gizli biyolojik çalışmalar yaptığını söyledi. Aslında bu laboratuvarlar virüsleri biyo-silaha dönüştürebilir.
Araştırmalara göre Çin'in etrafındaki Kazakistan, Laos, Vietnam, Tayvan, Güney Kore, Filipinler, Tayland, Malezya ve Afganistan ve Pakistan'da bile Amerika'nın 25 kadar biyolojik laboratuvarı faaliyet göstermektedir. Amerika ayrıca Sovyetler Birliğinin dağılması ile birlikte kurulan cumhuriyetlerde de bu laboratuvarları kurmaya büyük ilgi göstermiştir.
Bu laboratuvarlarda yapılan araştırmalar uzun zamandır tıp sınırlarını aşmış ve tamamen askeri bir kimlik kazanmıştır. Pentagon'un bu tür laboratuvarları Rusya sınırları etrafında yönetmesi, bölgenin biyolojik güvenliğini tehdit etmesinin yanı sıra Washington için de birçok avantajı vardır.
Böylece Amerika vatandaşlarının hayatı ve sağlığı tehlikeye düşmeden de biyolojik silah geliştirme çalışmalarını Amerika sınırları dışında yürütebilir. Bir diğer yandan ise Amerika bu girişimleri ile uluslararası anlaşmaları da ihlal etmiş ve 1972 konvansiyonunu da hiçe saymış olur.
Amerika sürekli bir şekilde Rusya'nın göz önünde bulundurduğu biyolojik silah üretimi ve geliştirilmesi yasakları önerilerini kabul etmiyor ve bölgenin çevresi ve vahşi doğasına büyük zarar veriyor. Bu çerçevede Amerika biyolojik çalışmalarını ve deneylerini yasak bölgelerde yapmaktadır.
Son yıllarda Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinde enfeksiyonel ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasına dikkat edildiğinde uzmanlar da Amerika'nın bölgede biyolojik laboratuvarlarını bu hastalıkların nedeni olarak görüyorlar. Yayımlanan haberlerde ise Rusya savunma bakanlığı bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur:" Biyolojik silah alanında uzmanlaşmış bir ekibin çalışması sonucunda Amerika'nın insanları öldürmek ve hastalıkları yaymak için biyolojik çalışmalar yaptığı özellikle de Gürcistan'da biyolojik silah laboratuvarı kurduğu belirlendi.
Rusya savunma bakanlığı ayrıca Amerika'nın Rus vatandaşlarından alınan örnekleri topladığını ve bu örnekleri Rusya üzerine biyolojik silahları denemek doğrultusunda yararlandığını açıkladı. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ise bir süre önce özellikle de Rusya çevresindeki yeni kurulan Cumhuriyetlerde kasıtlı olarak biyolojik etkenlerin yayılmasının biyolojik silahlar etkisi altında gerçekleştiğini ve bu girişimlerin Rusya ve diğer ülkelerin üzerine yıkıcı etkileri olabileceğine vurgu yaptı. Rus makamların söylediğine göre insanların bu laboratuvarlarda deneylere tabi tutulması kaygı verici bir husustur.
BMT Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Komisyonu eski üyesi Rus, İgor Nikolin ise yeni kurulan cumhuriyetlerin Amerika'nın biyolojik tehditleri ile mücadele etmesine vurgu yapmaktadır. Nikolin şöyle bir açıklamada yapmıştır:" Bu sorun bir gerçek. Son yıllarda da tüm yeni kurulan Cumhuriyetlerde yayılan bir sorun. Amerikan laboratuvarlarının olduğu yerde farklı hastalıklar da hızla yayılmaktadır. " Nikolin'in söylediğine göre Orta Asya toplumlarında tehlikeli bilinmeyen hastalıkların yayılışı artmıştır. Bu hastalıklar ise antibiyotiklere karşı bağışıklıdırlar.
Bu yüzden Amerika biyolojik laboratuvarlarında faaliyetlerini sürdürerek yeni kuşak biyolojik silahlar üretip yeni hastalıklar meydana getirerek diğer ülkeleri bu hastalıkların ilaçları ve aşıları konusunda kendine bağlı hale getirmek istiyor. Rusya sağlık bakanlığının raporuna göre Amerika'nın biyolojik saldırı doğrultusundaki çalışmaları Rusya'nın farklı sektörlerine doğrudan veya dolaylı bir şekilde 55 milyar dolar kadar zarar vermiştir.
Rusya sağlık bakanlığının raporunda Amerika'nın Rus vatandaşlarından alınan örnekleri 30 laboratuvarda incelemekte olduğu ve bu doğrultuda Rusya sınırlarına yakın bölgelerde biyolojik silahlar üretmekte olduğuna da değinilmiştir. Sağlık uzmanları ise 2013 yılında Rusya'nın güneyinde bilinmeyen hastalıkların görüldüğünü söylüyorlar. Bu çerçevede Rostov bölgesinde çocuk menenjiti ve diğer bölgelerde de Afrika domuz vebası görülmüştür.
Göründüğü gibi Rusya dışişleri bakanlığı Amerika'nın Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından kurulan cumhuriyetlerdeki biyolojik faaliyetlerine odaklanmıştır. Moskova Amerika'nın özellikle de Gürcistan'da biyolojik silah laboratuvarları kurmasını uluslararası konvansiyonların ihlali sayıp Rusya ve Pekin için büyük tehdit oluşturduğuna inanıyor.
Bu çerçevede Rusya dışişleri bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova Nisan ayının ortalarında Amerika'nın diğer ülkelerin topraklarında biyolojik laboratuvarlarının özellikle de Gürcistandakilerin dünya genelinde tehlikeli hastalık yaratma noktaları olabileceğini söyledi. Maria Zaharova sözlerine şunları da ekledi:" Amerika'nın üçüncü ülkelerde tehlikeli hastalıklara yol açacak biyolojik silahlar ürettiği ve bunları askeri olarak kullanmak istediği ihtimali reddedilemez.
Zaharova edindikleri bilgilere göre son zamanda Pentagon'dan üst düzey makamların Gürcistan'daki biyolojik laboratuvara gittiğini ve Gürcistan makamlarını araştırmaları genişletmeleri için isteklendirdiklerini söyledi. Zaharova Rusya sınırlarının yanı başında potansiyel olarak biyolojik silahlar üretme merkezlerinin olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Şimdi de Amerika tüm yollara baş vurarak biyolojik çalışmalarını Rusya sınırları etrafında geliştirmektedir. Böylece Amerika, geleneksel rakipleri olan Rusya ve Çin'i biyolojik tehdit ile karşı karşıya bırakmak istiyor. Bu mesele ise Moskova ve Pekin'in kaygılarına yol açmıştır. Amerika'nın biyolojik güvenlik süreçlerini ihlal etmesi dünyanın farklı noktalarında devam etmektedir. Bu ise sadece hedef ülkeleri değil Amerika halkı dahil tüm ülkeyi tehlike altında bırakmaktadır. Ancak muğlak olan husus Amerika'nın girişimlerinin cezasız kalması ve uluslararası toplumun Amerika'nın faaliyetleri karşısında pasif ve sessiz kalmasıdır. Böylece Pentagon biyologları şüpheli girişimlerine devam edip Amerika sınırları dışında bile sabotaj girişimlerini sürdürmektedirler.