Venezuela Aleyhinde Silahlı Komplonun Etkisizleştirilmesi
Amerika ve ortaklarının Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu devirme doğrultusundaki çabaları devam ediyor. Bu çerçevede Venezuela makamları bir terör eyleminin deşifre olduğunu ve deniz üzerinden ülkeye giren teröristlerin öldürüldüğünü bildirdiler.
Venezuela içişleri bakanı Nestor Reverol bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:" Kolombiya'dan ülkeye girmeye çalışan paralı teröristlerden bir grubu devrimci hükümetimizin liderlerine suikast düzenlemeye ve şiddeti arttırmaya çalıştılar. Ancak Venezuela silahlı kuvvetlerinin tam zamanındaki etkili girişimleri ile bu teröristlerin bazıları öldürüldü, bazıları da yakalandılar. "
Venezuela makamları bu terörist gruptan yüksek kalibreli silahlar, belgeler, uydu telsizleri, üniformalar ve Amerika bayraklı şapkalar ve miğferler bulduklarını açıkladılar. Venezuela içişleri bakanı bu grubu Venezuela'daki kurumları istikrarsızlaştırmak ve ülkede kaos oluşturmak amacı ile gönderilen paralı teröristler olarak niteledi.
Venezuela yıllardır Amerika'nın en ağır baskıları altında kalmıştır. Gerçekte Amerika makamları Güney Amerika kıtasını Amerika'nın arka bahçesi ve özel bölgesi sayan Monroe Doktrini çerçevesinde bu bölgede bulunan ülkelerin içişlerine müdahalede bulunup sürekli olarak bu ülkelerin özellikle de Amerika karşıtı solcu hükümetlerini devirmeye çalışmaktadır.
Bu siyaset ise özellikle de Donald Trump başkanlığı döneminde şiddetlenmiştir. Trump ise hasmane bir siyaset izleyerek Washington'un çıkarları ve isteklerine ters olarak bölgede yönetimde bulunan solcu hükümetleri devirmeyi ciddi şekilde kafaya koymuştur. Washington makamları bu doğrultuda Venezuela'daki solcu hükümeti devirip Amerika yanlısı bir hükümeti iktidara oturtarak Washington'un bölgesel çıkarları doğrultusunda adım atmak istiyor. Bu doğrultuda bir yılı aşkın süredir Amerika Venezuela muhalefet lideri Juan Guaido'yu destekleyerek onu bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak tanıtmış ve onu olabildiğince desteklemiştir. Bu hedef doğrultusunda Amerika maksimum baskı, ekonomik yaptırımlar ve darbe teşebbüsü ve darbecileri desteklemek gibi hasmane siyasetler yürütmüştür.
Gerçekte Venezuela ve Küba dahil kimi Latin Amerika ülkelerindeki yönetimlerin solcu siyasetleri Amerika makamları için dayanılacak bir husus değildir. Bu ülkeler ayrıca adalettaleplik, despotluk ve sömürgecilik ile mücadele gibi ülkelere inanmış hürriyetçiliği Amerika'nın siyasetlerine kurban etmek istemeyen ülkelerdirler. Onların açısından Amerika ekonomik bir savaş başlatarak onların servetini ve doğal zenginliklerini talan edip yağmalamak istiyor.
Venezuela savunma konseyi genel sekreteri Fernandez Pascualio ise Washington'un her daim Venezuela'nın doğal kaynakları ve zenginliklerine göz diktiğine ve de bu yüzden bu ülkeye ağır baskılar yaptığına değinerek şöyle dedi:" Amerika, Venezuela'nın tüm stratejik kaynaklarını ele geçirmek isteyen bir imparator gibidir. Sorunların ve ihtilafların temeli de budur. "
Amerika ve ortakları son aylarda farklı komplolara baş vurup farklı şekilleri ile darbe teşebbüsünde bulunmuşlardır. Öyle ki Nicolas Maduro bile ona karşı darbeler ve onu iktidardan uzaklaştırma konusunda uyarılarda bulunmuştur. Ancak Amerika'nın tüm çabaları ve desteklerine rağmen şimdiye dek bu tür girişimler Maduro'nun devrilmesine yol açmamıştır. Venezuela halkı özellikle de ülke ordusunun Maduro'ya destek çıkması ayrıca muhalefetin lideri Guaido'nun başkan olarak tanınmasında yaşanan sorunlar Amerika girişimlerinin sonuçsuz kalmasına neden olmuştur.
Son olarak da terör örgütü üyelerinin saldırıları sırasında Venezuela savunma bakanlığı bir bildiri yayımlayarak ülke ordusunun Nicolas Maduro'ya bağlı olduğuna değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:" Ülke genelinde ordu birlikleri teyakkuzda olup her türlü askeri tehdide karşı hazırdırlar. "
Tüm yenilgilere rağmen Amerika hala Maduro'nun devrilmesi için çaba göstermektedir. Ancak görünen o ki Maduro hükümeti halk tarafından destek gördüğü müddetçe Trump hükümetinin Venezuela aleyhindeki devirme doğrultusundaki çabalarının da bir sonuca varamayacağı söylenmelidir.