Almanya Hükümetinin Amerika'nın Nükleer Silahları Çıkarma Taleplerine Karşı Çıkması
Çoğu Alman ve Avrupa Birliği siyasetçileri Amerika'nın Almanya topraklarındaki nükleer silahlarının çıkarılmasına vurgu yaptıkları sırada Berlin hükümeti Amerika'nın nükleer caydırıcılık çerçevesinde ve NATO kapsamında yer almaya devam ettiğini açıkladı.
Amerika'nın Avrupa ülkelerinde özellikle de Almanya topraklarındaki nükleer silahları uzun zamandır Alman partiler arasında ciddi ihtilaflara neden olmuştur. Öyle ki Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in koalisyon hükümetinde bulunan sosyal demokrat parti üyeleri bile geçtiğimiz günlerde Amerika'ya ait nükleer bombaların Almanya topraklarından çıkarılmasını istediler.
Amerika yaklaşık 150 kadar B61 atom bombasını Belçika, İtalya, Almanya, Türkiye ve Hollanda topraklarında bulundurmaktadır. Amerika'nın bu ülkelerde üs kurması ise 1960'larda Soğuk Savaş hususundaki anlaşmalardan kaynaklanmaktadır. Anılan anlaşma Sovyetler Birliğinin hareketlenmesini önlemek ve bazı ülkeleri nükleer silah doğrultusunda adım atmamak için ikna etmek doğrultusunda yapıldı. O dönemden itibaren Amerika nükleer caydırıcılık başlığı altında Avrupa topraklarında nükleer silahlarını kendi üslerinde korumaya çalışmıştır. Amerika ve Rusya arasında İNF adı ile bilinen Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler anlaşmasının resmen feshedilmesi ile Avrupalı makamlar defalarca iki tarafın silahlanma rekabetine girmesi hususunda uyarıda bulunup Avrupa kıtasının bu anlaşmanın kaldırılması karşısında kırılgan olduğunu vurguladılar. İNF'nin kaldırılması Almanya siyasetçileri ve halkını da ciddi şekilde kaygılandırdı. Çünkü Almanya Soğuk Savaş sırasından itibaren Amerika ve Sovyetler Birliğinin nükleer savaş alanındaki sahalarından biri olarak görülmüştür. Çoğu Alman parti Trump hükümetinin oluşan fırsatı suiistimal edip seyir ve balistik füze çalışmalarını genişletilme talimatını vermesinden ve bunun yanı sıra nükleer başlıkları da geliştirmesinden, özellikle de Almanya'ya yerleştirmesinden kaygı duymaktadırlar.
Şimdi de Amerika'nın nükleer depoları geliştirme ve restore etme çalışmaları dünyanın ilgisini çekmiştir.
Trump açısından nükleer depoların geliştirilmesi ve restore edilmesi caydırıcılık gücünün gösterilmesi ve tehdit aracı olması açısından temel öneme sahiptir. Bu yüzden son bir kaç yılda Amerika'da bu depoların geliştirilmesi ve güncellenmesi için büyük masraflar yapılmıştır. Bu doğrultuda son zamanda medya organları Amerika'nın gizli bir şekilde Almanya topraklarında nükleer bombalarını güncellediğini öne sürdüler.
Almanya'da haftalık olarak yayımlanan Spiegel dergisi ise yayımladığı raporda 2019 yılındaki bu gizli operasyona değinip bazı gerçekleri ifşa etti ve Almanya hükümetinin de gereken işbirliğini yaptığını ifşa etti.
Bu işbirliğinin ifşasının ardından Almanya'nın siyasi arenasında özellikle de koalisyon hükümetinde bulunan sosyal demokrat üyeler Amerika'nın bu ülkenin topraklarındaki nükleer silahlarını çekmesine vurgu yaptılar. Onlar açısından diğer birçok Avrupalı siyasetçi ve makam gibi Amerika'nın yeşil kıtadaki varlığı büyük tehlikedir ve Avrupa da Amerika ve Rusya arasındaki nükleer yarışmanın kurbanı olmuştur.
Halihazırda Almanya hükümeti ve Amerika'nın Almanya'daki nükleer varlığını destekleyen kesime yönelik baskılar artmıştır. Bu çerçevede Almanya sosyal demokrat parti üyeleri şöyle düşünüyorlar:" Amerika'nın Almanya topraklarındaki nükleer silahları, Almanya güvenliğinin güçlendirmeyip tam tersi onu zayıflatacak ve artık Almanya hükümetinin onların ülkeden çıkarılması ile ilgili karar verme vakti gelmiştir.
Görünen o ki Almanya muhalefeti de Amerika'nın bu ülkeden nükleer silahları çıkarma meselesini daha kritik bir hale getirecek ve Almanya halkının Merkel'den duyduğu memnuniyeti iyice sarsacaktır. Bu süreç ise Almanya'da seçimlerin yakın olduğu bir dönemde Hristiyan Demokrat Partinin tamamen aleyhine işleyecektir.