Amerika Vatandaşı'dan Venezuela Hükümeti Aleyhindeki Komploya İtiraf
Amerika son dönemde sürekli Venezuela'nın yasal cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu devirmeye yönelik teşebbüslerde bulunsa da tüm çabalarında ve girişimlerinde yenilgiye uğramıştır. Son girişimde ise Washington tarafından desteklenen bir terör örgütü üyeleri Venezuela cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu kaçırıp onu Kolombiya üzerinden Amerika'ya götürmek için Kolombiya sınırından Venezuela'ya girdiler.
Ancak bu girişim Venezuela askeri güçlerinin zamanında gösterdikleri tepki ile etkisizleştirildi.
Venezuela askeri makamları ise bu terör eylemini etkisizleştirmesinin ardından bu grubun üyelerinin Amerika'da eğitim gördüklerini ve Washington tarafından desteklendiğini, amaçlarının ise Venezuela cumhurbaşkanını kaçırıp Venezuela'da kaotik durum oluşturmak istediklerini açıkladı. Buna rağmen Amerikan makamları bu açıklamaları ilkbaştan inkar etmeye başladı.
Amerika başkanı Donald Trump ise hükümetinin Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'ya yönelik herhangi bir terör eyleminde bulunduğu iddialarını reddetti.
Görünen o ki Washington'un Venezuela karşıtı siyasetlerinin yenilgiye uğraması Amerika makamlarını Venezuela muhalefet kanadı lideri Juan Guaido desteği ile Maduro aleyhinde yeni saldırılara baş vurmaya yöneltmiştir. Washington Post gazetesi ise bu hususta Juan Guaido liderliğindeki Venezuela muhalefet kanadının Ekim 2019'da Florida'da yerleşen Amerikalı bir güvenlik şirketi ile Nicolas Maduro'yı devirmek için 213 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladığını ifşa etti.
Bu belgelerin ifşa olunması ise bir yandan Amerika ve Guaido'nun Maduro aleyhinde askeri müdahalede bulunmadıklarını yalanlayan bir olay olup, bir yandan da Amerika makamlarının hala her hangi bir hileye baş vurarak Maduro hükümetini devirmek istediğini gösteriyor.
Amerika son aylarda Venezuela'ya yönelik baskıları arttırmıştır. Bu doğrultuda Washington ekonomik ve siyasi yaptırımların yanı sıra, Venezuela muhalefet kanadındaki isimleri özellikle de Juan Guaido'yu desteklemeyi ve darbe gerçekleştirmeyi kafaya koymuştur. Gerçi bu girişimler ve teşebbüsler şimdiye dek başarısız kalmıştır. Ancak Washington ve ortakları hala kendilerine bağlı bir hükümeti işbaşına getirerek kendi hedeflerine ulaşmak istiyorlar.
Yakalanan Amerika vatandaşlarından Luck Denman ise Venezuela devlet televizyonuna yaptığı itirafta Florida'daki güvenlik bir şirket için çalıştığını ve Karakas havaalanının kontrolünü ele geçirmek istediklerini ve uçak aracılığı ile Nicolas Maduro'yu kaçırmak istediklerini söyledi.
Venezuela Washington siyasetleri çerçevesinde çok önemli ve kilit ülkelerden biri sayılmaktadır. Bu ülkenin zenginliği, stratejik konumu ve doğal kaynakları Washington'un odaklandığı hususlardandır. Ayrıca bu ülke halkının bağımsızlaşma ve adalettalepliği , ülküsü ve duruşu Washington'u daha da hırslandırmıştır. Bu çerçevede Washington makamları türlü türlü siyasetler ve hilelere baş vurarak Venezuela'da solcu Nicolas Maduro hükümetini devirmek istiyor.
Bu çerçevede Amerika, koronavirüs salgının yayıldığı sırada yaptırımlarını sürdürmüş, darbe tasarlayıp uygulamaya çalışmış, Karakas'ın büyük malvarlığı ve zenginliklerini bloke ederek hiçbir insani ve yasal ilkeye uymadığını ve bir şekilde Venezuela hükümetini devirmek istediğini gözler önüne sermiştir. Halbuki Venezuela makamları tüm baskılara rağmen halkı ve askeri güçlerinin destekleri ile hala sorunları ve krizleri yönetmeye çalışıyor.
Venezuela dışişleri bakanı Jorge Arreasa bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:" Amerika, maceracılık yerine kendi güçlerine göz kulak olsun. "
Son darbe teşebbüsü faillerinin yakalanması ve onların itirafları da Washington'un Maduro'ya karşı tüm imkanlardan yararlanma istemesine rağmen skandaldan başka bir başarı elde edemediğini dünyaya gösterdi. Görünen o ki Maduro hükümeti halk tarafından desteklendiği müddetçe bu gibi girişimler de sonuçsuz kalacaktır.