Pakistan Başbakanının Hindistan'ın Hareketlenmesinden Kaygı duyması
Pakistan Başbakanı İmran Han Hindistan'ın Keşmir Tampon ve kontrol bölgesindeki yeni askeri hareketlenmesinden ve bu ülkenin bu bölgedeki askeri saldırılarının artmasından kaygı duyduğunu bildirdi.
Pakistan başbakanı İmran Han Hindistan'ın Keşmir tampon bölgesindeki yeni askeri hareketliliğine tepki olarak İslamabad'ın Hindistan'ın Pakistan aleyhinde bir savaşın hazırlığını yaptığına dair tam bilgiye sahip olduğunu ve son dönemdeki bahane uydurmaların da yeni bir savaşın başlatılmasına mazeret olarak yapıldığından haberdar olduğunu bildirdi. Pakistan başbakanı bölge ülkeleri ve uluslararası topluma Hindistan ve Pakistan arasında bir savaşın patlak vermesi halinde tüm ülkeleri etkisi altına alacağı hususunda uyarılarda bulunmuştur.
Son günlerde Hindistan ve Pakistan sınırında özellikle de Keşmir kontrol hattındaki hareketlilikler artmış ve iki ülke sınır güvenlik güçleri arasında bazı çatışmalar yaşanmıştır.
Pakistan sınırında Hindistan'ın askeri faaliyetlerinin artması ve de Yeni Delhi'nin İslamabad'a karşı hırçın yaklaşımı Pakistan makamları açısından tüm bölgeyi derinden ve yoğun bir şekilde etkisi altına alacak yeni bir savaşın zemini ve hazırlığı olarak değerlendirilmektedir.
Özellikle de Hindistan'ın savaş uçaklarının Şubat 2019'da Pakistan toprakları ve hava alanını ihlal etmesi ve saldırı gerçekleştirmesi de Yeni Delhi'nin Pakistan toprak bütünlüğüne yönelik saldırgan ve tacizci siyasetinin göstergesi olmuştur. Tabii Pakistan da bu ihlale sessiz kalmayıp bu iki savaş uçağını düşürmüştü.
Böyle bir strateji çerçevesinde ise Hindistan ordusu son bir kaç ayda Pakistan ile ortak sınır bölgelerinde büyük tatbikat düzenledi. Bu da bir şekilde Hindistan'ın kendi askeri hazırlığını ve gücünü göstermek istediğine yönelik bir işaretti. Hindistan çıkacak muhtemel bir savaş alanında güç gösterisi yaptı.
Tabii Hindistan ve Pakistan ilişkilerinde sürekli devam eden askeri ve siyasi gerilimler ve sorunların temelinin Keşmir bölgesi hususunda olduğuna dikkat edilmelidir.
Hindistan'ın Pencab Üniversitesi hocalarından Profesör Raşmi Sudapuri bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulundu:" Keşmir krizi Hindistan ve Pakistan ilişkilerinin tarihinde geçmişten süregelen bir sorun olmuştur. Bu bölgede onyıllarca yıl devam eden gerginlikler ve kaoslar ise bu sorunun çözülmesi konusunda gereken iradenin mevcut olmadığını gösteriyor. "
Pakistan'ın Keşmir'e yönelik siyaseti Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın Keşmir bölgesi sakinlerinin kendi kaderlerini belirleme yönündeki referandum kararına paraleldir. Halbuki Hindistan hükümeti ciddi bir şekilde bu karara karşı çıkmakta ve bu bölgedeki halkın kendi kaderlerini belirleme yönündeki küresel destekleri ve tavsiyeleri de kendi içişlerine müdahale olarak değerlendiriyor.
Hindistan'ın yaklaşımı böyle iken, Keşmir halkının kendi kaderlerini referandum aracılığı ile belirlemesine karşı çıkarken bir yandan da bu bölgenin özerklik statüsünü geçen yaz aylarında kaldırdı ve bu bölgede aşırı sokağa çıkma yasağı kuralları uyguladı ve böylece yerel halk için koşulları iyice zorlaştırdı.
Hindistan'ın bu girişimlerinin ardından Pakistan milleti ve hükümeti de geçmişten daha ciddi bir şekilde Keşmir halkının kendi kaderlerini belirleme hususunda ısrarcı oldular ve uluslararası toplumun Hindistan'da Müslümanlara karşı şiddetin durdurulmasını istediler.
Hindistan hükümetinin Keşmir tampon bölgesinde askeri faaliyetlerini şiddetlendirip geniş çaplı tatbikatlar düzenleyerek, farklı füze savunma sistemleri konuşlandırıp askeri dizilişini pekiştirerek Pakistan'a baskı uygulamak niyetinde olduğu söylenmektedir. Böylece Hindistan bu ülkedeki Müslümanlara destekleri azaltmak amacı ile hareketlendiği söylenebilir.