Trump’ın Çin’e yönelik benzersiz tehdidi
Amerika başkanı Donald Trump Beyaz Saray’da göreve başlamasından itibaren Çin’e karşı sert siyaset izlemeye başladı ve çeşitli yönlerden Pekin’e baskı uyguladı. Korona salgının Amerika’da başlaması ve Trump hükümetinin hastalığı kontrol altına alma konusundaki başarısızlığı, Trump’ın Çin’e yönelik suçlamalarını daha da yoğunlaştırmasına sebep oldu.
Bu bağlamda Amerika başkanı Fox Bussines kanalında dün yayınlanan mülakatta Çin’i ilişkileri tamamen kesmekle tehdit etti. Donald Trump Çin ile ilişkilerin tamamen kesilmesi ile Amerika’nın yüklü miktarda para biriktirebileceğini iddia etti.
Trump söz konusu mülakatta, “Bir çok şey yapabiliriz. İlişkileri tamamen kesebiliriz. Şimdi bunu yaparsak ne olur? Eğer ilişkileri kesersek 500 milyar dolar para tasarruf edeceğiz.”
Trump’ın bu tehdidi aslında yüz milyarlarca dolar değerinde olan iki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerine yöneliktir. Görünüşe göre Trump’ın tehdidi daha çok blöf mahiyetindedir, zira Amerika’da Çin ürünlerini ithal eden ve bu ülkeye ihracatta bulunan bir çok firma, fabrika ve bu sektördeki milyonlarca insanın çalıştığı nedeni ile esasen bu tehdit gerçekleşemez.
Amerika ve Çin arasındaki ihtilaflar bir çok siyasi, ekonomi ve ticari, askeri, güvenlik ve stratejik boyutları kapsıyor. Washington Çin’i, başlıca rakip görürken Pekin’e karşı siyasetler izlemek ve girişimlerde bulunmaya vurgu yapılıyor.
Buna karşı Çin de Rusya ile birlikte Trump’ın küresel konulardaki tek yanlı girişimlerinin ciddi muhalifleridirler, aynı zamanda Pekin Amerika başkanının ekonomik koruyuculuğa dayalı ticaret siyasetini yoğun şekilde eleştiriyor.
Fakat tüm bunlara ilaveten Korona salgını söz konusu ihtilaflara yeni boyut kazandırdı. Trump ve hükümetindeki bazı yetkililer Koronavirüs ile mücadelede müsamahakâr davranmaları ve olayı doğru algılamamaları nedeni ile yoğun eleştirilere maruz kalınca son haftalarda Çin hükümetine yüklenmeye ve Kovid 19 pandemisinden bu ülkeyi suçlu göstermeye çalıştılar.
Trump ve dışişleri bakanı Mike Pompeo Çin’in Korona salgınını gizlediğini ve virüs ile ilgili bilgileri şeffaf ve net olarak uluslararası kurumlarla paylaşmadığını iddia ediyorlar. son zamanlarda cumhuriyetçi milletvekilleri Çin’in Korona pandemisini kontrol etmekte yeterli girişimde bulunmadığına dair bir plan hazırlayarak Pekin’in tazminat ödemesini istediler.
Çin defalarca bu konuda kendine yöneltilen suçlamaları reddederek, Korona salgınına karşı girişimleri hakkında Dünya Sağlık Örgütü denetiminde veya bağımsızca yapılacak her türlü araştırmanın yapılması için işbirliği yapacağını duyurdu. Pekin Amerika yönetiminin salgınla ilgili kendi sorumluluğundan sıyrılmak istediğini vurguladı.
Bu arada uluslararası alanda Amerika’nın başlıca rakibi olan Rusya da Washington’un tek yanlı girişimlerine karşı Çin ile aynı doğrultuda hareket ederek Amerika’nın Pekin’e karşı propaganda savaşını kınadı. Bu bağlamda Rusya dışişleri bakan yardımcısı Sergey Ryabkov Amerika’nın Çin’e yönelik suçlamalarının temelsiz olduğunu ve yıkıcı iddialar olduğunu söyledi. Ryabkov Rusya’nın Amerika’dan Korona krizine karşı sorumluluk içeren bir yaklaşımda bulunmasını istedi.
Trump’ın Korona salgını konusunda Çin’e yönelik suçlamaları ve tehditlerinde dikkat çeken konu ise Washington’un Çin’den her zaman tehlikeli bir tablo çizmeye çalışması ve böylece dünyanın ikinci büyük ekonomi gücüne karşı eylemlerini haklı çıkartmaya çalışmasıdır.
Buna rağmen ne Dünya Sağlık Örgütü ve ne diğer uluslararası kurum ve teşkilat, bu cümleden BM, ve diğer bir çok ülke Trump’ın Korona salgını konusunda Çin’e yönelik suçlamalarına inanmadılar.