BMT'nın İran Aleyhindeki Yaptırımları Kaldırma Talebi
Trump yönetimi BERCAM nükleer anlaşmasından Mayıs 2018'de çekilmesinin ardından maksimum baskı politikası çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı tarihte görülmemiş yaptırımlar uyguladı ve İran'da koronavirüsün yayılmasına rağmen bu insanlık dışı yaptırımlarının devam etmesine vurgu yaptı.
Bu mesele ise uluslararası düzeyde ciddi eleştirilere yol açtı. Bu doğrultuda İran'a yönelik zalimane yaptırımların kalkması için ciddi talepler yapıldı. Bu alandaki son talep de BMT İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michel Bachelet'den geldi. Bu çerçevede Bachelet 15 Mayıs günü İran'a koronavirüs ile mücadelede yardımların ulaştırılması için yaptırımların kaldırılması zaruretine vurgu yaptı.
Bachelet yaptığı röportajda koronavirüs salgınına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:" Mevcut durum gereği insanların kurtarılması hedefi ile Amerika'nın İran ve Venezuela'ya yönelik yaptırımları kaldırılmalıdır. Trump yönetimi tarafından bu yaptırımlar çerçevesinde tıbbi malzeme ve cihazların muafiyeti girişimi çok zayıf bir şekilde uygulanmıştır. Sadece yaptırımların kaldırılması veya askıya alınması gerçekten durumu etkileyebilir. "
Trump yönetimi koronavirüs salgının ardından İran'a yönelik yaptırımları kaldırmak veya askıya almaya dair farklı taleplerle karşı karşıya kalmıştır. Ancak şimdiye dek bu taleplere kayıtsız kalmayı seçmiştir. Washington insani ve tıbbi cihazlar ve yardımların yaptırımlardan muaf olduğunu iddia ediyorsa da uzmanlar İran aleyhindeki bankacılık yaptırımlarının bu durumu engellediğini düşünüyorlar. Gerçekte birçok şirket ve ülke Amerika'nın ikincil cezalandırma sistemi ve yaptırımlarından dolayı İran'a yardım etmekten bile çekinip ortaya çıkacak muhtemel sorunlardan paylarını almamak için temelden İran ile ilaç ve tıbbi işlemlere girmemeyi tercih ediyorlar. Trump yönetimi ise daha önce İran'a karşı yaptırımlar hususunda insan hakları konularına uyacağını iddia etmişti. Ancak pratikte hiçbir şekilde bu hususlara aldırış etmiyor.
Aynı zamanda Washington'un insanlık karşıtı yaptırımlarının Tahran'ı yasa dışı aşırı isteklere ve taleplere karşı teslim ettirme çabalarının sonuçsuz kalması da Trump'ı yeni bir aşamaya taşımıştır. Bu çerçevede Trump İran hususunda her türlü gizli işi bir kenara bırakıp alenen İran halkına yönelik ekonomik terörizm ve insanlık dışı girişimlerin talimatını vermiştir.
Bu doğrultuda İran ilaç ve tıbbi malzeme alışı ve yardımların ulaştırılması konusunda bile temel sorunlar yaşamaya başlamıştır. Bu mesele ise koronavirüs salgını sırasında İran sağlık sistemi için ciddi problemler yaratmıştır. Mevcut zor koşullara rağmen Trump yönetimi hala İran'a yönelik maksimum baskı siyasetlerine vurgu yapmaktadır. Amerika'nın İran özel temsilcisi Brian Hook ise 26 Nisan röportajında lafazanlıklarına devam ederek İran'a yönelik maksimum baskı siyasetinin devam etmesine vurgu yaptı.
Bu iddialara rağmen İran İslam Cumhuriyeti kesin ve kararlı bir şekilde Amerika'nın yasa dışı talepleri ve maksimum baskısı siyasetleri karşısında dik durmuştur. Bu mesele ise Trump'ın İran'a yönelik siyasetlerinin çıkmaza girmesine yol açmıştır.
Bir diğer taraftan ise İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması ve azaltılması yönündeki talepler de günden güne artmaktadır. İran'ın uluslararası hamileri hariç Washington'un Avrupalı ortakları bile Amerika'dan bu yaptırımları gözden geçirmesini istiyorlar. Bu çerçevede Avrupa Parlamentosu temsilcilerinden bir grup 13 Mayıs günü Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi Josep Borrel ve Avrupa Konseyi başkanı Charl Michel İran'a yönelik ve diğer koronavirüs ile mücadele eden ülkelere yönelik yaptırımların askıya alınmasını istediler. Buna rağmen Washington tam bir utanmazlık örneği sergileyerek tüm bu insani taleplere karşı çıkmaktadır. Bu çerçevede Amerika dışişleri bakanlığı Nisan 2020'de bir bildiri yayımlayarak İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması kampanyasının sahte olduğunu dile getirerek İran'a yönelik yaptırımların kalkmayacağını ileri sürdü. Uluslararası ilişkiler hocası Cemal Zehran'ın söylediğine göre " Amerika'nın İran'a yönelik yaptırımlarının koronavirüs sırasında devam etmesi insanlığa karşı cinayet sayılır. "