Pompeo'dan Uluslararası Ceza Mahkemesine Uyarı
Amerika başkanı Trump Beyaz Saray'a geldiğinden beri Siyonist İsrail Rejimini kayıtsız şartsız destekleme hususunda birçok girişimde bulunmuştur öyle ki Trump'tan önceki başkanların hiçbiri Siyonistlere bu kadar bonkör davranmamıştır. Bu doğrultuda Trump hükümeti bu kez de Uluslararası Ceza Mahkemesini tehdit etmeye yönelerek Siyonistlere arka çıkmıştır.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo ise Uluslararası Ceza Mahkemesi aleyhinde bir bildiri yayımlayarak bu kurumun Siyonist Rejim'in savaş cinayetleri hakkında araştırma yapması hususunda uyarıda bulunup böyle bir girişimin gayrı meşru olacağını iddia etti. Pompeo bu bildiride şu ifadelere yer verdi:" Uluslararası Ceza Mahkemesi adli bir kurum değil siyasi bir gruptur." Pompeo ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesinin İsrail'i yargılama yetkisini reddedip Siyonist İsrail'in aynı Amerika gibi Uluslararası Ceza Mahkemesinin kurulduğu Roma anlaşmasına üye olduğunu belirtti.
Siyonist Rejim'in Filistinliler aleyhindeki insanlık dışı ve yasa dışı girişimleri defalarca Uluslararası İnsan Hakları kurum ve kuruluşları tarafından da kınanmıştır. Bu cinayet dolu girişimlerin şiddetlenmesinden yola çıkarak savaş cinayetlerine bakan uluslararası merci olan Uluslararası Ceza Mahkemesi de bu meseleye bakacağını belirtti. Bu doğrultuda Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı Fatou Bensouda 20 Aralık 2019'da bu mahkemenin Siyonist Rejim İsrail'in savaş cinayetleri hakkında araştırma başlatmak istediğini belirtti.
Uluslararası Ceza Mahkemesinin bu alana dahil olması ise Filistin Özerk Teşkilatı'nın 5 yıllık talepleri üzerine gerçekleşti. Filistinli makamlar defalarca Uluslararası Ceza Mahkemesinden Siyonistlerin Filistin halkı aleyhinde Batı Şeria ve Gazze'deki cinayetleri hakkında araştırmalar yapılmasını istediler.
Bu çerçevede Filistinliler Uluslararası Ceza Mahkemesinin Siyonist Rejim savaş cinayetleri hakkında araştırma yapmasını memnuniyetle karşıladı. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Filistin devletini kabul etmesi ve sonunda şikayetinin peşine düşmesi Siyonistlerin Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da işledikleri cinayetlerin araştırılmasına da yol açabilir.
Fatou Bensouda şöyle bir açıklamada bulunmuştur:" Siyonistlerin Uluslararası Ceza Mahkemesi aleyhindeki medyatik ve propagandif çalışmaları Filistin'de işlenen cinayetler hakkında araştırmaları etkilemeyecektir. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Filistin hakkındaki araştırmaları tarafsız ve bağımsızdır. Buna ters düşecek her iddia temelsiz ve dayanaksızdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi tam ciddiyetle Roma anlaşmasına esasen araştırmalarına devam edecektir. "
Bir diğer yandan ise kendini küresel hegemonya rolünde gören ve Siyonistlerin insanlık dışı girişimlerini desteklemek doğrultusunda her işi yapabileceğini sanan Amerika Siyonist Rejimi şartsız koşulsuz korumaya çalışmıştır.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo bir süre önce ise Twitter üzerinden şöyle yazdı:" İsrail uluslararası ceza mahkemesinin üyesi değil. Biz ise adaletsiz bir şekilde İsrail'i hedef alan bu yasa dışı araştırmalara karşıyız. "
Şimdi de Amerika açık bir şekilde Siyonist Rejimi desteklemek ve gözlerini bu rejimin insanlık dışı cinayetlerine yummaktadır. Amerika İsrail'in demokrasinin hamisi ve insan haklarının uygulayıcısı olduğunu savunuyor. Bu da Washington'un İsrail'i kayıtsız şartsız desteklemek doğrultusundaki en büyük yalanlarındandır.
Trump hükümetinin tek taraflı tutumuna rağmen Uluslararası Ceza Mahkmesinin bu doğrultudaki kararında tecelli eden uluslararası toplumun tek vücut halinde Siyonist Rejimin insanlık dışı ve yasa dışı girişimlerine karşı çıkılması, Siyonistlerin ve asıl hamileri Amerika'nın günden güne tecride sürüklendiğini gösteriyor. Bu yüzden Uluslararası Ceza Mahkemesinin Siyonistlerin cinayetleri ile ilgili araştırmalarının başlaması ile Washington'un da türlü araçlara ve yollara baş vurarak baskı uygulayarak bile bu süreci durdurmak isteyeceği aşikardır. Şimdiden bile bu süreç Pompeo'nun uyarı mahiyeti taşıyan bildirisi ile başlamıştır. Tahminlere göre Trump hükümetinin bu uluslararası hukuki kuruma yönelik baskıları ve tehditleri daha da şiddetlenecektir.