Almanya'dan Avrupa'nın Küresel Alanda Bağımsızlığına Vurgu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i147828-almanya'dan_avrupa'nın_küresel_alanda_bağımsızlığına_vurgu
Avrupa Birliği mevcut durumda birçok sorun ile karşılaşmıştır. Özellikle de koronavirüs salgını bu kıtadaki sorunları iyice çetrefilleştirmiştir. Buna ilaveten AB'indeki ihtilaflar ve çatlaklar da iyice büyümüştür. Bir başka husus da Avrupa'nın farklı alanlarda özellikle de ekonomiye dışa bağımlılığı olmuştur. Bu çerçevede Avrupa'nın özellikle de Çin'e bağlı olduğu gözlemlenmektedir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 27, 2020 15:32 Europe/Istanbul
  • Almanya'dan Avrupa'nın Küresel Alanda Bağımsızlığına Vurgu

Avrupa Birliği mevcut durumda birçok sorun ile karşılaşmıştır. Özellikle de koronavirüs salgını bu kıtadaki sorunları iyice çetrefilleştirmiştir. Buna ilaveten AB'indeki ihtilaflar ve çatlaklar da iyice büyümüştür. Bir başka husus da Avrupa'nın farklı alanlarda özellikle de ekonomiye dışa bağımlılığı olmuştur. Bu çerçevede Avrupa'nın özellikle de Çin'e bağlı olduğu gözlemlenmektedir.

   Bu kaygı verici durumdan hareketle  Almanya, Avrupa Birliğinin dinamosu ve Avrupa'nın en büyük ekonomisi olarak, AB'nin  dünyada bağımsızlaşmasına ve bağlılıklarının azalmasına vurgu yapmıştır.  Bu hususta Almanya dışişleri bakanı  Heiko Maas da   Almanya'nın yabancı ülkelerdeki büyükelçilerine yaptığı online konuşmasında    koronavirüs salgınının etkilerine işaretle Çin'in  son gelişmelerin kazananı olarak safça düşünceler hususunda uyarıda bulunup   Avrupa'nın küresel alanda bağımsızlaşmasına vurgu yaptı.  Heiko Maas Almanya'nın Avrupa Birliğine 6 aylık başkanlık bağlamında yaptığı  konuşmasında    koronavirüs salgınının kapsamlı etkilerinin dış siyaset ve güvenlik alanlarını da etkilediğini ve bunun da küresel düzeyde dengesizliği şiddetlendirdiğini ve  bir ülkenin bu durumdan kazanan taraf olarak kârlı çıkma evhamına kapılmaya neden olduğunu söyledi. 

  Görünen o ki Almanya'nın en büyük kaygısı   Avrupa'nın koronavirüsten dolayı farklı alanlarda ciddi şekilde kırılgan olmasıdır. Nitekim Avrupa Birliğinin ekonomi alanında dışarıya bağlı olduğu bilinmektedir.  

Almanya dışişleri bakanı Heiko Maas şöyle bir açıklamada bulundu:" Biz derhal  hayati alanlarda ve stratejik alanlarda  özellikle de tıbbi malzeme ve cihazlar alanında, enerji, bilişim teknoloji, lojistik ve az bulunan metaller gibi ham maddeler alanındaki bağlılığımızı azaltmaya ihtiyacımız vardır.   İnsanların sağlığı ve güvenliği söz konusu ise   AB de   arza hatlarını garanti altına almalıdır. "

Almanya dışişleri bakanı   koronavirüsün yayıldığı sırada  Avrupa'nın bağımsızlığına vurgu yapmasına rağmen  Berlin açısından  bu mesele serbest ticarete ters düşmemektedir.  Böylece   daha önce de analistler ve bilim insanlarının da koronavirüs döneminin ardından içe kapanık bağlılıkların azalması döneminin başlayacağını ön gördükleri gibi    Almanya da aynı yönde hareket edip  Avrupa'nın dünyanın ikinci ekonomik gücü Çin'e bağlılığını azaltmayı öne sürmüştür. 

Heiko Maas'ın Avrupa'nın bağımsızlaşması ile ilgili açıklamaları ise daha önce Amerika'nın  küresel liderliğinin döneminin sonlandığını açıklayan   Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi  Josep Borrel'in açıklamalarına paralel olarak değerlendirilmelidir.  Heiko Maas Amerika ve Çin'in uluslararası alandaki girişimlerinin güç oyununun bir parçası olduğunu düşünüyor.  

Borrel ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur:"  Uluslararası ilişkilerde güç oyunu her zaman görülmüştür. Şimdi de bir süper gücün kendi sistemini diğer sistemlere üstün görmeyi telkin etmesi yeni bir olgu değildir. "

Halihazırda Avrupa bu iki süper güce  bağlılıktan kurtulmak için yeni bir seçime yönelmiştir.  Bu yüzden  AB üst düzey makamları ve de önemli Avrupalı  ülkelerin liderleri de  çok taraflılığa vurgu yapmaktadırlar.  Avrupa Birliği  koronavirüs krizinin etkilerinden dolayı ülkelerin tek taraflı siyasetlere son vermesini  ve çok taraflılığa dayalı çözümlerin ileri sürülmesini istiyor. Bu çerçevede Avrupa, BMT gibi uluslararası kurum ve kuruluşların da güçlenmesini istiyor.  Borrel ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur:"  Gerçekten gelecek dünyada hüküm sürmek istiyorsak  çok taraflılığı güçlendirmeliyiz. Çünkü  tek taraflı çözümler daha zarar vericidir. "

Tabii Amerika da son aylarda defalarca  Avrupa'nın Çin'e bağlılığı hususunda uyarıda bulunmuş ve bu sürece karşı çıkmıştır.   Üst düzey Avrupalı makamlar da   Çin  ile ilişkilerin geliştirilmesi hususunda temkinli davranıyorlar.  Borrel ise  Avrupa'nın Çin'e  karşı daha sağlam bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu ileri sürüyor.  Bu mesele ise Avrupa'nın Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi demokratik Asya ülkeleri ile  daha fazla ilişkiler kurması ve işbirliği yapmasına bağlıdır.