Hindistan'dan Amerika'nın Arabuluculuğuna Ret Cevabı
https://parstoday.ir/tr/news/world-i147919-hindistan'dan_amerika'nın_arabuluculuğuna_ret_cevabı
Hindistan dışişleri bakanlığı Amerika başkanı Trump'ın Yeni Delhi ve Pekin arasında sınır sorunları hususunda yaşanan ihtilaflar konusundaki arabuluculuk teklifini reddettiklerini bildirdi.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Mayıs 30, 2020 02:42 Europe/Istanbul
  • Hindistan'dan Amerika'nın Arabuluculuğuna Ret Cevabı

Hindistan dışişleri bakanlığı Amerika başkanı Trump'ın Yeni Delhi ve Pekin arasında sınır sorunları hususunda yaşanan ihtilaflar konusundaki arabuluculuk teklifini reddettiklerini bildirdi.

Hindistan dışişleri bakanlığı sözcüsü Anurag Srivastava düzenlediği basın toplantısında şöyle bir açıklamada bulundu:" Hindistan  Çinli taraflar ile  hudut sorunlarını barışçıl bir şekilde çözmek için müzakerelerini ve ilişkilerini sürdürmekte ve Amerika bu hususta arabuluculuğuna ihtiyaç duymamaktadır. 

Hindistan dışişleri bakanlığı sözcüsü Hindistan'ın sınıra yakın bölgelerde barış ve istikrardan yana olduğunu ayrıca kendi topraklarını savunacağını belirtti. 

Çin ve Hindistan'ın hudut sınırları köklü ve eskiden süregelen bir sorundur.  Son bir kaç haftada ise  bu sorunlar tekrar şiddetlenmiştir. Öyle ki iki ülke de yeni askeri birlikler ve askeri teçhizat ve araçları bölgeye konuşlandırmışlardır.   Bu gerilimlerin yaşandığı sırada ise Amerika başkanı Donald Trump  iki ülke arasında arabuluculuk yapma teklifinde bulunsa da her iki ülke de bu teklife karşı çıkmışlardır.  

Hindistan'ın  Trump'ın arabuluculuk teklifine karşı çıkması hususunda şunları söyleyebiliriz. İlk olarak  Yeni Delhi açısından  Trump'ın bu teklifi gerilimleri gidermekten ziyade  kışkırtıcı bir girişim olmasıdır.  Hindistan da Trump'ın farklı alanlarda Çin ile kafa kafaya geldiğini ve kesin olarak hedefinin gerilimleri gidermek olmadığını biliyor.  Gerçekte  Trump'ın teklifinin kabul edilmesi  arabuluculuğun temel taşı olan tarafsızlık ilkesinin açıkça ihlal edilmesi ve gözardı edilmesidir. 

İkincisi, Amerika dışişleri bakanı yardımcısı Alice Wales'in  son zamanda  Washington'un  Hindistan ve Çin arasında yaşanan gerilim sürecinde Yeni Delhi'yi desteklediğine dair açıklamasına rağmen  Amerika'nın Afganistan hususundaki kararları  Yeni Delhi makamlarının kaygılanmasına neden olmasıdır. Hindistan makamları  defalarca  Amerika'nın Afganistan'da uyguladığı mevcut siyasetlerinin Hindistan çıkarlarının zıddına olduğunu belirtmişlerdir.  Gerçekte Hindistan da Amerika'nın Güney Asya bölgesinde sırf kendi çıkarlarını sağlamaya dayalı bir siyaset yürüttüğünü anlamıştır. 

Üçüncü mesele ise, Keşmir bölgesinde yaşananlar ve Hindistan'ın sürekli  Amerika'nın bu husustaki arabuluculuğuna karşı çıkmasıdır. Bu süreç ise Hindistan'ın  bu tür gerilimlere üçüncü aktör veya diğer aktörlerin müdahale etmesini istemediğini gösteriyor.  Hindistan Çin ile yaşadığı gerilim sürecinde  Trump'ın arabuluculuk teklifini kabul ederse  Yeni Delhi'ye ciddi bir eleştiri yöneltilecektir. Acaba Hindistan neden tüm bu yıllarda Keşmir konusunda her türlü küresel arabuluculuk önerisini ve teklifini reddetmiştir. 

Çoğu uzmanlara göre Hindistan Amerika'nın arabuluculuk teklifini kritik bir dönemde reddetmiştir. Sorunların iyice tırmandığı sırada böyle bir teklifin reddedilmesi de anlamlıdır. 

Amerika'nın Foreign Policy  dergisi ise geçen hafta bu hususta şöyle bir yazı paylaştı:"Hindistan ve Çin arasındaki karşılaşmaların geniş çaplı savaşa yol açmayacağı hususundaki fikirler ve teorilerin kullanım tarihi dolmaktadır.  İki ülke hudutlarında yaşanan gelişmeler de  gerilimlerin iyice tırmandığını gösteriyor.  Her iki taraf da  sınır bölgelerinde  askeri birliklerini konuşlandırmaktadırlar.  10 yılı aşkın  süredir Çin ordusu Hindistan'ın askeri hazırlık düzeyini sınamaktadır.  Barışın artık kesin olduğu düşünülemez. "

Böyle bir ortamda Amerika'nın arabuluculuk teklifinin Hindistan tarafından reddedilmesi  Yeni Delhi makamlarının Amerika'nın bölgeye baktığı gibi düşünmediğini gösteriyor. Amerikan siyasetçileri  Çin ve Hindistan arasındaki ihtilafları Amerika'nın hegemonyasının lehine gördüklerine rağmen Yeni Delhi makamları ilk olarak kendi milli çıkarlarını düşünüp Amerika'nın çıkarları lehinde bu sorunları sürdürmek istemiyorlar.  Özellikle de 1 milyar 350 milyon nüfusu ile Hindistan'ın dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin ile  barış, işbirliği ve yakınlaşma çerçevesinde ilişki kurması da zaruri görünüyor.  

Hindistan'ın son yıllarda bölgesel siyaset çerçevesinde sergilediği tavırlar  özellikle de Çin ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi  bu ülkenin Amerika'nın tüm sinsi isteklerine rağmen  kendi ulusal ve bağımsız politikasını yürütmek istediğini ve farkındalık çerçevesinde Çin ile gerilimleri azaltmaya doğru hareket edeceğini gösteriyor.