Avrupa'nın Irkçılık ve Radikalizmden Korkusu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i148131-avrupa'nın_irkçılık_ve_radikalizmden_korkusu
Amerika'da aşırı sağcılık Donald Trump başkanlığı döneminde iyice artmış ve geçmişte görülmemiş bir düzeye varmıştır. Aşırı sağcı hareketler ve tanınmış isimlerin özelliklerinden biri de ırkçılık yapmalarıdır. Özellikle de bu kesim, renkli derililer bilhassa da siyahilere karşı ırkçılık yapmaktadırlar. Bu mesele sırf Amerika'yı değil Atlantikin ötesini de kaygılandırmış ve Avrupa kıtasında da protestolara yol açmıştır.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Haziran 03, 2020 08:42 Europe/Istanbul
  • Avrupa'nın Irkçılık ve Radikalizmden Korkusu

Amerika'da aşırı sağcılık Donald Trump başkanlığı döneminde iyice artmış ve geçmişte görülmemiş bir düzeye varmıştır. Aşırı sağcı hareketler ve tanınmış isimlerin özelliklerinden biri de ırkçılık yapmalarıdır. Özellikle de bu kesim, renkli derililer bilhassa da siyahilere karşı ırkçılık yapmaktadırlar. Bu mesele sırf Amerika'yı değil Atlantikin ötesini de kaygılandırmış ve Avrupa kıtasında da protestolara yol açmıştır.

Son olaylarda ise George Floyd isimli siyahi bir Amerikalının  beyaz bir polis tarafından Minneapolis şehrinde 25 Mayıs'ta  öldürülmesi  Amerika içinde geçmişte görülmemiş  itirazların fitilini yaktı ve şimdi de 75 şehir ve 14 eyalette protesto gösterilerine yol açtı. Bir diğer yandan ise  bu protestolar  Avrupa'ya da sıçradı ve kimi Avrupa ülkelerinde, özellikle de Almanya, Britanya ve Danimarka'da   protesto gösterileri düzenlendi ve  Floyd cinayeti hususunda adaletin uygulanması için  sembolik girişimlerde bulunuldu.  Bu doğrultuda  yüzlerce Alman halkı bu siyahi adamın Amerika polisi tarafından feci şekilde öldürülmesini protesto etmek amacı ile  Amerika'nın Berlin büyükelçiliği önünde toplandı.  Britanya'nın başkenti Londra'da ise  yüzlerce insan  tüm yasaklara rağmen   Amerika'da ırkçılığa karşı protestolara destek vermek için toplandı.  

Danimarka'da  da  çok sayıda insan  Kopenhag'da  Amerika büyükelçiliği önünde toplanarak   polisin protestoculara davranış şeklini kınadılar. 

Bu süreçten Alman futbol ligi de etkilendi.  Borussia Dortmund takımının oyuncusu  Sancho ise  31 Mayıs  günü  maç başlamadan önce diz çöktü ve George Floyd anısına bir kaç saniye sessiz kaldı.   Bu oyuncu   formasının üzerine "  George Floyd için adalet " ifadesini yazdırmıştı. Mönchen Gladbach oyuncusu  Marcus Tuhuram ise Cumartesi günü aynı şeyi yapmıştı. 

Bu gelişmeler ise Avrupa'nın da  Amerika'nın mevcut siyasi ve toplumsal gidişatından  kaygılı olduklarını gösteriyor.  Trump başkanlığı döneminde  onun ırkçı yaklaşımı yüzünden pratikte   ırkçılar tarafından renkli derililere  baskılar da iyice artmış oldu.  

 

Fransız siyasi analist Brengre Vinot ise bu hususta şöyle diyor: "Belli ki Trump başkanlığı döneminde Amerika'da şiddet de iyice artmıştır.  Ağustos 2017'de Charlottsville ırkçı ve şiddet eylemleri de bu ülkedeki şiddetin büyümesinin bir sembolü idi.  Trump o dönemde  bu şiddet içerikli  olayları açıkça reddetmedi ve yerine  her yerde şiddet ve nefretin olduğunu söyledi.  Trump bu ifadeleri ile şiddet yanlılarını da desteklemiş oldu.  

Ayrıca  Amerika Federal Polisi'nin de sunduğu bilgiler  Trump'ın işbaşına gelişi ile azınlıklar ve nefret saçan cinayetlerin arttığını  gösteriyor. 

Bu olaylara sebebiyet verenler ise silahlı ve  militanlar idiler.  Gerçekte Trump başkanlığı 11 Eylül 2001'in ardından Amerika toplumunda şiddetin ikinci dalgasını oluşturdu.  Çoğu uzmanların belirttiğine göre Amerika'daki üstünlükçü ve ırkçı kesim, Trump'ın başkan seçilmesi ile yeniden canlandı.  Amerika kongresinin demokrat temsilcisi Luis Guterres'in söylediğine esasen "  Şimdi de artık  Trump'ın bir ırkçı olduğu yüzde yüz kesinleşti.  Bizim anayasamızın garantilediği değerlerin ise Trump tarafından kabul görmediği de gün yüzüne çıktı. "

 

Amerika toplumundaki aşırı sağcılar en çok da siyahileri hedef almışlardır. Beyaz polisler ise  bu siyahilere karşı şiddet uygulamakta ilk sırada yer alıyorlar.  Bunun son göstergesi de  Amerika'nın farklı şehirleri ve eyaletlerinde George Floyd'un   acımasızca öldürülmesine tepki olarak başlatılan protesto gösterileri olmuştur.    Bu gösteriler ve olaylar ise Amerika içinde ve dünya genelinde özellikle de Avrupa'da büyük yankılar uyandırmıştır. 

Burada önemli olan nokta  Trump'ın bu gösterilerin başlamasının nedenine işaret etmeden   protestocuları bastırmaya ve şiddetle karşılanmalarına yaptığı vurgudur.  Bu da Trump'ın  beyaz polisler dahil  aşırı sağcıları desteklemek doğrultusunda adım attığını gösteriyor.   Kuşkusuz  Trump'ın bu yaklaşımı  aşırı sağcı gruplar ve hareketlerin Avrupa'da da güçlenmesine yol açıp  onların mülteciler ve göçmenlere, renkli derililer ve Müslümanlara karşı ayrımcı eylemlerini arttıracaktır.  Bu süreç ise Avrupalıları ciddi şekilde kaygılandırmaktadır.