Avrupa'nın Irkçılık ve Radikalizmden Korkusu
Amerika'da aşırı sağcılık Donald Trump başkanlığı döneminde iyice artmış ve geçmişte görülmemiş bir düzeye varmıştır. Aşırı sağcı hareketler ve tanınmış isimlerin özelliklerinden biri de ırkçılık yapmalarıdır. Özellikle de bu kesim, renkli derililer bilhassa da siyahilere karşı ırkçılık yapmaktadırlar. Bu mesele sırf Amerika'yı değil Atlantikin ötesini de kaygılandırmış ve Avrupa kıtasında da protestolara yol açmıştır.
Son olaylarda ise George Floyd isimli siyahi bir Amerikalının beyaz bir polis tarafından Minneapolis şehrinde 25 Mayıs'ta öldürülmesi Amerika içinde geçmişte görülmemiş itirazların fitilini yaktı ve şimdi de 75 şehir ve 14 eyalette protesto gösterilerine yol açtı. Bir diğer yandan ise bu protestolar Avrupa'ya da sıçradı ve kimi Avrupa ülkelerinde, özellikle de Almanya, Britanya ve Danimarka'da protesto gösterileri düzenlendi ve Floyd cinayeti hususunda adaletin uygulanması için sembolik girişimlerde bulunuldu. Bu doğrultuda yüzlerce Alman halkı bu siyahi adamın Amerika polisi tarafından feci şekilde öldürülmesini protesto etmek amacı ile Amerika'nın Berlin büyükelçiliği önünde toplandı. Britanya'nın başkenti Londra'da ise yüzlerce insan tüm yasaklara rağmen Amerika'da ırkçılığa karşı protestolara destek vermek için toplandı.
Danimarka'da da çok sayıda insan Kopenhag'da Amerika büyükelçiliği önünde toplanarak polisin protestoculara davranış şeklini kınadılar.
Bu süreçten Alman futbol ligi de etkilendi. Borussia Dortmund takımının oyuncusu Sancho ise 31 Mayıs günü maç başlamadan önce diz çöktü ve George Floyd anısına bir kaç saniye sessiz kaldı. Bu oyuncu formasının üzerine " George Floyd için adalet " ifadesini yazdırmıştı. Mönchen Gladbach oyuncusu Marcus Tuhuram ise Cumartesi günü aynı şeyi yapmıştı.
Bu gelişmeler ise Avrupa'nın da Amerika'nın mevcut siyasi ve toplumsal gidişatından kaygılı olduklarını gösteriyor. Trump başkanlığı döneminde onun ırkçı yaklaşımı yüzünden pratikte ırkçılar tarafından renkli derililere baskılar da iyice artmış oldu.
Fransız siyasi analist Brengre Vinot ise bu hususta şöyle diyor: "Belli ki Trump başkanlığı döneminde Amerika'da şiddet de iyice artmıştır. Ağustos 2017'de Charlottsville ırkçı ve şiddet eylemleri de bu ülkedeki şiddetin büyümesinin bir sembolü idi. Trump o dönemde bu şiddet içerikli olayları açıkça reddetmedi ve yerine her yerde şiddet ve nefretin olduğunu söyledi. Trump bu ifadeleri ile şiddet yanlılarını da desteklemiş oldu.
Ayrıca Amerika Federal Polisi'nin de sunduğu bilgiler Trump'ın işbaşına gelişi ile azınlıklar ve nefret saçan cinayetlerin arttığını gösteriyor.
Bu olaylara sebebiyet verenler ise silahlı ve militanlar idiler. Gerçekte Trump başkanlığı 11 Eylül 2001'in ardından Amerika toplumunda şiddetin ikinci dalgasını oluşturdu. Çoğu uzmanların belirttiğine göre Amerika'daki üstünlükçü ve ırkçı kesim, Trump'ın başkan seçilmesi ile yeniden canlandı. Amerika kongresinin demokrat temsilcisi Luis Guterres'in söylediğine esasen " Şimdi de artık Trump'ın bir ırkçı olduğu yüzde yüz kesinleşti. Bizim anayasamızın garantilediği değerlerin ise Trump tarafından kabul görmediği de gün yüzüne çıktı. "
Amerika toplumundaki aşırı sağcılar en çok da siyahileri hedef almışlardır. Beyaz polisler ise bu siyahilere karşı şiddet uygulamakta ilk sırada yer alıyorlar. Bunun son göstergesi de Amerika'nın farklı şehirleri ve eyaletlerinde George Floyd'un acımasızca öldürülmesine tepki olarak başlatılan protesto gösterileri olmuştur. Bu gösteriler ve olaylar ise Amerika içinde ve dünya genelinde özellikle de Avrupa'da büyük yankılar uyandırmıştır.
Burada önemli olan nokta Trump'ın bu gösterilerin başlamasının nedenine işaret etmeden protestocuları bastırmaya ve şiddetle karşılanmalarına yaptığı vurgudur. Bu da Trump'ın beyaz polisler dahil aşırı sağcıları desteklemek doğrultusunda adım attığını gösteriyor. Kuşkusuz Trump'ın bu yaklaşımı aşırı sağcı gruplar ve hareketlerin Avrupa'da da güçlenmesine yol açıp onların mülteciler ve göçmenlere, renkli derililer ve Müslümanlara karşı ayrımcı eylemlerini arttıracaktır. Bu süreç ise Avrupalıları ciddi şekilde kaygılandırmaktadır.