Amerika'nın Kırgızistan'daki Sinsi Hareketliliği
Orta Asya cumhuriyetleri makamlarının ve de medya organlarının Amerika'nın bu stratejik bölgedeki yıkıcı ve bozucu siyasi ve askeri çalışmaları etrafındaki ifşaatların ve haberlerin ardından şimdi de Amerika'ya bağlı medya organlarının muhabirlerinin Kırgızistan'da rüşvet karşılığında habercilik yapmaları haberi Batılı ülkelerin Orta Asya ülkelerindeki negatif içerikli dosyalarını daha da kabarıklaştırdı.
Bu hususta Kırgizistan ulusal güvenlik komitesi denetleme bölümü başkanı Sagin Samidin Amerika'nın Özgür Radyosu'nun Kırgız bölümündeki muhabirlerin yolsuzluğu ile ilgili açıklamada bulundu. Sagin Samidin Bişkek'teki bir oturumda şöyle bir açıklamada bulundu:" Amerika'nın sözde Özgürlük Radyosu Kırgızca servisi muhabirleri Kırgizistan devlet gümrük servisi eski başkanı Rahim Matraymov'u kötülemek adına yüz binlerce dolarlık rüşvet almak sureti ile onun hakkında radyoda programlar yapmış ardından da Avrupa'ya kaçmışlardır. "
Bu olay aslında bir ilk sayılmıyor. Daha önce de Batılı medya organları özellikle de Özgürlük Radyosu Orta Asya cumhuriyetleri ve de Kırgızistan siyasetçileri ve devlet adamlarını kamuoyu nezdinde bozmak ve itibarsızlaştırmak istemişlerdi.
Gerçekte Amerika'ya ve diğer Batılı devletlere bağlı medya organlarında çalışan muhabirler özellikle de Amerika kongresi tarafından finanse edilen Özgürlük Radyosu mensupları daha önce de İranofobi, Çinofobi ve Rusyafobi amacı ile de yalan propagandalar ve karalama kampanyaları başlatmışlardır.
Ancak bu kampanyalar ve propagandaların hemen ardından yayımlanan belgeler ve deliller de Batılı medya organlarının bilgilerinin kasten Amerika hükümeti hedefleri doğrultusunda manipüle edildiğini ve gerçekleri yansıtmadığını göstermiştir. Örneğin geçen Ekim ayında Tacikistan'da bir konferansın düzenlenmesinin ardından Özgürlük Radyosu kendi faaliyetlerini kolaylaştırmak ve Duşanbe'ye baskı uygulamak amacı ile yeni bir komploya başvurdu.
Bu radyonun Tacikçe servisi " Tacikistan'ın İran Rejimi Eleştiricilerine Duşanbe'de Evsahipliği " başlıklı raporunda Duşanbe konferansını şu ifadeler ile değerlendirdi:" Duşanbe konferansında İran'a girişleri yasaklanan İran İslam Cumhuriyeti yönetiminin eleştiricilerinden bir kaç İranlı da vardı. "
Bu sahte haber Tacik uzmanların bile tepkilerine yol açtı. Örneğin tanınmış Tacik uzmanlardan Perviz Mollacanov bu hususta şöyle düşünüyor:" İran büyük bir ülke ve doğal olarak büyük sorunları da vardır. Ancak bu gibi olaylar İran hükümeti için önemi düşüktür. İran, Duşanbe'de Ekim ayında düzenlenen konferansı incelemek için bile vakti bulunmuyor. Bu konferans ve benzerlerine tepki göstermesi ise uzak bir ihtimaldir. "
Bu propagandif çalışmaların benzeri Çin ve Rusya aleyhinde de yapılmıştır. Ancak daha çok Amerika'nın sözde Özgürlük Radyosu aracılığı ile gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda geçen Kasım ayında Özgürlük Radyosu Kırgızca servisinde şöyle bir ifade kullanılmıştı:" Çin, Kırgızistan topraklarını kendi toprakları biliyor. Bu yüzdendir ki Kırgız halkı karşıtı siyasetler yürütüyor. "
Kırgızistan'da bulunan tüm Amerikan kurumlarının Çinofobi amacı ile çalıştıkları unutulmamalıdır. Doğal olarak bu kurumların hedefi Çinofobi'yi arttırmak ve Bir Kuşak bir Yol gibi projeleri durdurmak olduğu aşikardır. Zaten bu projeler ve planlar hayata geçirilirse Amerika'nın Orta Asya'daki nüfuzu ve etkinliği de ciddi derecede düşecektir.
Bu doğrultuda Çarşamba günü Rusya'nın Kırgızistan büyükelçiliği bir bildiri yayımlayarak Rusların Kırgızistan'daki askeri üssü ile yayımlanan haberlere değinerek kimi sultacı güçlerin Kırgız kamuoyunu etkilemek istediğine vurgu yaptı.
Rusya büyükelçiliğinin bildirisine göre Kırgızistan'ın Kant şehrinin Rusya'ya devredilmesi ile ilgili internet üzerinden yayımlanan haberleri yalandır ve bu girişimler kamuoyunu saptırmak amacı ile yapılmıştır.
Amerika'ya bağlı bu medyatik karalama çalışmalarına ilaveten Amerika hükümeti başka yollara da baş vurup Orta Asya hükümetlerini baskı altına almak ve bölge kamuoyunu yönlendirmek istiyor. Bu çerçevede Amerika büyük hacimde nakit parayı yasa dışı bir şekilde Orta Asya cumhuriyetlerine akıtıp muhalifleri ve sözde renkli devrimcileri desteklemek istemiştir.