Trump'ın Yeni Başkanlık Kararı ve Yeni Skandal
Amerika polisinin genel olarak Amerika'nın yapısında olan ayrımcılık ve ırkçılık doğrultusunda siyahilere karşı sergilediği orantısız şiddet Amerika genelinde geniş çaplı eşsiz gösterilere yol açmış ve Amerika başkanını yeni başkanlık emri çıkarmasına neden olmuştur. Trump 16 Haziran Salı günü bu ülkedeki eşsiz gösterilerden dolayı sözde Polis Yapısının Değişmesi amacı ile bir kararı imzaladı.
Trump bu başkanlık emrinde boyuna baskı yapma yöntemini yasaklamış ancak sırf memurların hayati tehlike yaşadıkları sırada buna baş vurabileceklerini belirtmiştir. Beyaz Saray'da konuşan Trump bu başkanlık emrinin boyuna baskı yapmak yöntemini polislerin hayati tehlike yaşadıkları durumlar hariç yasakladığını belirtti. Trump'ın bu emrinde bir bilgi tabanın oluşturulması ile aşırı ve orantısız kaba kuvvete baş vuran memurların gözetim altına alınmaları istenmiştir. Buna rağmen Trump Beyaz Saray'da yaptığı konuşmada Amerika polis yapısındaki kurumsallaşmış ırkçılığa değinmedi. Trump bu projenin polisin bütçesinin kesilmesine alternatif olduğunu da belirtti. Trump polis olmadan kaosun kapsayıcı bir hale geleceğini de öne sürüp yasalar olmadan anarşizmin iyice gelişeceğini ve güvenlik alanında da facia yaratılacağını belirtti. Böylece Amerika başkanı polisin şiddet dolu davranışlarının patolojisini yapması ve önlemler alması yerine açık bir safsata yaparak mevcut itirazları polisin varlığına yönelik protestolar olduğunu göstermeye çalışarak polisin varlığının toplumun güvenliği için zaruri olduğunu öne sürmek istiyor.
Bu yeni başkanlık kararının açıkları ve eksik yanları ise hızlı bir şekilde eleştirilere neden oldu. Bu emri eleştirenlere göre Amerika polisinin vahşice sergilediği tavırların önlenmesi için gerekenler yapılmamıştır. Demokratlar ve medeni aktivistler ise Trump'ın bu kararını de şiddeti bir şekilde eleştirmişlerdir. Onlar polisin George Floyd'un öldürülmesinde etkisi olan polisin şiddet dolu tavırlarının ele alınması konusunda kaba kuvvetin kullanılması siyasetlerinin revize edilmesinin etkili olmadığını belirterek bu tür yüzeysel revizyonların siyahilerin ölümünü önleyemeyeceğini de belirtmişlerdir. Senatör Camilla Harris ise Trump'ın başkanlık emrini reddedip şöyle bir açıklamada bulundu:" Bizim boş vaatlere ihtiyacımız kalmamıştır. Hükümet polis sistemini düzeltmelidir. "
Böylece Trump'ın başkanlık emri de Amerika'nın polisinin özellikle de siyahilere karşı sergilediği şiddetin önlenmesi doğrultusundaki talepleri ve beklentileri hiçbir şekilde karşılamamıştır. Bir diğer yandan ise polisin bu şiddet sürecini sürdürmesi için de zemin hazırlamıştır.
Bir başka önemli mesele ise ırkçılığın Amerika iktidar yapısında ve toplumunda kurumsallaşması ve yapısallaşmasıdır. Şiddet özellikle de siyahilere karşı Amerika polisinin karakteristik özelliklerinden olmuştur. Irkçılığın ve etnik ayrımcılığın Amerika'da kurumsallaşmasından dolayı pratikte siyahilere karşı şiddetin sonlanması veya siyahilerin de beyazlar düzeyinde toplumsal avantajlardan yararlanmaları doğrultusunda etkili bir adım atılmamıştır. Doğal olarak bu mesele renkli derililer ve özellikle de siyahilerde öfkenin birikmesine ve bu birikmenin mevcut durumda patlak vermesine yol açmıştır. Amerika üst düzey siyasetçileri bile buna itiraf etmektedir. Trump'ın demokrat rakibi Joe Biden ise CNN'e verdiği röportajda Amerika iktidar yapısı ve güvenlik yapısında sistematik ırkçılığın olmasına itiraf etti. Biden şöyle dedi:" Kuşkusuz Amerika güvenlik ve asayiş güçleri yapısında, iktidar yapısında, sistematik bir ırkçılık söz konusudur. Her yerde, eğitimde her işte bu ırkçılık gerçektir ve kurumsallaşmıştır. "
Buna ilaveten şimdi de protestocuların istekleri polisin davranışları ve yapısının değişmesinin ötesine geçmiştir. Mevcut eşitsizliklerlerden dolayı şimdi de herkes mevcut anormal ekonomik ve toplumsal durumun değişmesini istiyor.