Amerika'daki Yapısal ve Sistematik Irkçılığın BM İnsan Hakları Konseyi Tarafından Kınanması
https://parstoday.ir/tr/news/world-i148881-amerika'daki_yapısal_ve_sistematik_irkçılığın_bm_İnsan_hakları_konseyi_tarafından_kınanması
Amerika toplumunun en bariz özelliklerinden biri geniş çaplı ve sistematik olarak siyahilere karşı ayrımcılık ve ırkçılık olmuştur. Siyahilerin kendi haklarını karşılamaları doğrultusundaki tüm mücadelelerine rağmen hala Amerika yargı erkinin desteğini arkasına alan polisin sergilediği şiddet ve ayrımcılığın hedefi olmuştur. Bu mesele ise BM İnsan Hakları Konseyi'nin tepkilerine yol açmıştır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 19, 2020 03:54 Europe/Istanbul
  • Amerika'daki Yapısal ve Sistematik Irkçılığın BM İnsan Hakları Konseyi Tarafından Kınanması
    Amerika'daki Yapısal ve Sistematik Irkçılığın BM İnsan Hakları Konseyi Tarafından Kınanması

Amerika toplumunun en bariz özelliklerinden biri geniş çaplı ve sistematik olarak siyahilere karşı ayrımcılık ve ırkçılık olmuştur. Siyahilerin kendi haklarını karşılamaları doğrultusundaki tüm mücadelelerine rağmen hala Amerika yargı erkinin desteğini arkasına alan polisin sergilediği şiddet ve ayrımcılığın hedefi olmuştur. Bu mesele ise BM İnsan Hakları Konseyi'nin tepkilerine yol açmıştır.

Bu çerçevede BM İnsan Hakları Konseyi 17 Haziran Çarşamba günü   Amerika'da sistematik insan hakları ihlalleri ve ırkçılığın  incelenmesi için Cenevre'de acil bir oturum düzenledi. Bu oturum  Minneapolis şehrinde siyahi Amerikan vatandaşı George Floyd'un beyaz Amerikan polisi tarafından 25 Mayıs tarihinde öldürülmesinin ardından BM üst düzey makamları, BM genel sekreter yardımcısı, insan hakları yüksek komiseri ayrıca George Floyd'un kardeşinin katılımı ile düzenlendi. Afrikalı ülkelerin talebi üzerine insan hakları konseyinin onayı ile düzenlenen bu oturumda  BM İnsan Hakları Konseyi  yüksek komiseri Michel Bachelet «میشل باشلت» Amerika'da sistematik ayrımcılığın devam etmesinden ve Amerikan polisinin vahşice saldırılarından esef duyduğunu ifade ederek   Amerika'da  yargı erkinin bile ırkçılığı ve şiddeti desteklediğine vurgu yaptı ve en çok etnik azınlıklar, Afrika kökenliler ve renkli derililerin bu olaylara maruz kaldıklarını belirtti.  

Bachelet  George Floyd'un öldürülmesini  sistematik ırkçılığın sembolü olduğuna değinerek " Bu ırkçı şiddet olaylarının ardında   kolonyalizm ve kölecilik ile mücadeledeki başarısızlıklar yer almaktadır. "dedi.   Bu oturumun devamında ise  George Floyd'un kardeşi  de konuşmasında  kardeşinin polis tarafından öldürülmesi şekline işaret edip teessüflerini bildirip  BMT'ndan  Amerikan siyahilere  polisin ve güvenlik güçlerinin şiddeti ve ayrımcı tavırları ile mücadele etmelerine yardımcı olmasını istedi. 

 Bu yüzden  BM İnsan Hakları Konseyi de  mevcut anormal durumun Amerika'da değişmesini istedi.  BM ırkçılıkla mücadele özel temsilcisi  Tendayi Achiume  تندای اچیوم ise  polis ve güvenlik güçlerinin defalarca boş yere siyahilerin öldürülmesine değinerek Amerika'nın mevcut durumunu kritik  değerlendirip   bu duruma karşı koyulması için ciddi girişimlerde bulunulmasını istedi. "

BM İnsan Hakları Konseyi'nin  Amerika'daki sistematik ırkçılık ve siyahilere karşı sergilenen insanlık dışı anormal durumu eleştirmesi ve bu durumun değişmesini istemesi, hem de bunu kendini dünyada insan hakları alanında öncü sanan Amerika'ya karşı yapması,   Amerika toplumunda acı bir gerçeğinin de habercisidir. Gerçekte eğitim, meslek ve toplumsal anlamda  Amerika'da siyahilere karşı sergilenen ayrımcı ve ırkçı tavırlar, sıradan bir duruma dönüşmüştür.  Siyahiler Amerika'nın 300 yıllık tarihinde kölecilik, suistimal, katliamlar ve orantısız şiddete maruz kalmışlardır.

1950'lerde siyahilerin  medeni haklarının korunması hareketi  bazı başarılar elde etse de  mevcut durum Amerika toplumunda gerçekten de ırkçılığın ve ayrımcılığın farklı şekillerde devam ettiğini gösteriyor. Son yıllarda bu olayı daha belirgin bir şekilde göze çarpan  örneklerinden biri de  Amerika polisinin siyahilere karşı sergilediği orantısız şiddettir. İstatistiklere baktığımızda da   Amerika polisinin sergilediği şiddetin asıl kurbanlarının da  siyahiler olduğu anlaşılır.

Bu durum ise  Amerika şehirlerinde gerçekleşen protesto gösterileri ve kaosların önemli nedenlerinden biridir.  Aslında bu şiddetin köklerini  Amerika toplumunun katmanlarında aramak gerekir.  Amerika eski başkanı Barack Obama'nın söylediğine göre  Irkçılık Amerika'nın DNA'sında olan bir şeydir. 

Doğal olarak  bu durum Amerikalı siyahilerin toplumsal hayatının her boyutunu etkilemiş ve  onlara karşı sistematik bir ırkçılık ve ayrımcılığın oluşmasına neden olmuştur.  Bu şiddet ve ayrımcılık ise Amerika polisi yapısında da görülmektedir.  Bu sürecin devamı ise  Amerika toplumunda derin bir krize yol açmıştır.  Bunun göstergesi de George Floyd'un beyaz polis tarafından öldürülmesinin ardından baş gösteren geniş çaplı protesto gösterileri ve kaos olayları olmuştur.