Amerika'daki Yapısal ve Sistematik Irkçılığın BM İnsan Hakları Konseyi Tarafından Kınanması
-
Amerika'daki Yapısal ve Sistematik Irkçılığın BM İnsan Hakları Konseyi Tarafından Kınanması
Amerika toplumunun en bariz özelliklerinden biri geniş çaplı ve sistematik olarak siyahilere karşı ayrımcılık ve ırkçılık olmuştur. Siyahilerin kendi haklarını karşılamaları doğrultusundaki tüm mücadelelerine rağmen hala Amerika yargı erkinin desteğini arkasına alan polisin sergilediği şiddet ve ayrımcılığın hedefi olmuştur. Bu mesele ise BM İnsan Hakları Konseyi'nin tepkilerine yol açmıştır.
Bu çerçevede BM İnsan Hakları Konseyi 17 Haziran Çarşamba günü Amerika'da sistematik insan hakları ihlalleri ve ırkçılığın incelenmesi için Cenevre'de acil bir oturum düzenledi. Bu oturum Minneapolis şehrinde siyahi Amerikan vatandaşı George Floyd'un beyaz Amerikan polisi tarafından 25 Mayıs tarihinde öldürülmesinin ardından BM üst düzey makamları, BM genel sekreter yardımcısı, insan hakları yüksek komiseri ayrıca George Floyd'un kardeşinin katılımı ile düzenlendi. Afrikalı ülkelerin talebi üzerine insan hakları konseyinin onayı ile düzenlenen bu oturumda BM İnsan Hakları Konseyi yüksek komiseri Michel Bachelet «میشل باشلت» Amerika'da sistematik ayrımcılığın devam etmesinden ve Amerikan polisinin vahşice saldırılarından esef duyduğunu ifade ederek Amerika'da yargı erkinin bile ırkçılığı ve şiddeti desteklediğine vurgu yaptı ve en çok etnik azınlıklar, Afrika kökenliler ve renkli derililerin bu olaylara maruz kaldıklarını belirtti.
Bachelet George Floyd'un öldürülmesini sistematik ırkçılığın sembolü olduğuna değinerek " Bu ırkçı şiddet olaylarının ardında kolonyalizm ve kölecilik ile mücadeledeki başarısızlıklar yer almaktadır. "dedi. Bu oturumun devamında ise George Floyd'un kardeşi de konuşmasında kardeşinin polis tarafından öldürülmesi şekline işaret edip teessüflerini bildirip BMT'ndan Amerikan siyahilere polisin ve güvenlik güçlerinin şiddeti ve ayrımcı tavırları ile mücadele etmelerine yardımcı olmasını istedi.
Bu yüzden BM İnsan Hakları Konseyi de mevcut anormal durumun Amerika'da değişmesini istedi. BM ırkçılıkla mücadele özel temsilcisi Tendayi Achiume تندای اچیوم ise polis ve güvenlik güçlerinin defalarca boş yere siyahilerin öldürülmesine değinerek Amerika'nın mevcut durumunu kritik değerlendirip bu duruma karşı koyulması için ciddi girişimlerde bulunulmasını istedi. "
BM İnsan Hakları Konseyi'nin Amerika'daki sistematik ırkçılık ve siyahilere karşı sergilenen insanlık dışı anormal durumu eleştirmesi ve bu durumun değişmesini istemesi, hem de bunu kendini dünyada insan hakları alanında öncü sanan Amerika'ya karşı yapması, Amerika toplumunda acı bir gerçeğinin de habercisidir. Gerçekte eğitim, meslek ve toplumsal anlamda Amerika'da siyahilere karşı sergilenen ayrımcı ve ırkçı tavırlar, sıradan bir duruma dönüşmüştür. Siyahiler Amerika'nın 300 yıllık tarihinde kölecilik, suistimal, katliamlar ve orantısız şiddete maruz kalmışlardır.
1950'lerde siyahilerin medeni haklarının korunması hareketi bazı başarılar elde etse de mevcut durum Amerika toplumunda gerçekten de ırkçılığın ve ayrımcılığın farklı şekillerde devam ettiğini gösteriyor. Son yıllarda bu olayı daha belirgin bir şekilde göze çarpan örneklerinden biri de Amerika polisinin siyahilere karşı sergilediği orantısız şiddettir. İstatistiklere baktığımızda da Amerika polisinin sergilediği şiddetin asıl kurbanlarının da siyahiler olduğu anlaşılır.
Bu durum ise Amerika şehirlerinde gerçekleşen protesto gösterileri ve kaosların önemli nedenlerinden biridir. Aslında bu şiddetin köklerini Amerika toplumunun katmanlarında aramak gerekir. Amerika eski başkanı Barack Obama'nın söylediğine göre Irkçılık Amerika'nın DNA'sında olan bir şeydir.
Doğal olarak bu durum Amerikalı siyahilerin toplumsal hayatının her boyutunu etkilemiş ve onlara karşı sistematik bir ırkçılık ve ayrımcılığın oluşmasına neden olmuştur. Bu şiddet ve ayrımcılık ise Amerika polisi yapısında da görülmektedir. Bu sürecin devamı ise Amerika toplumunda derin bir krize yol açmıştır. Bunun göstergesi de George Floyd'un beyaz polis tarafından öldürülmesinin ardından baş gösteren geniş çaplı protesto gösterileri ve kaos olayları olmuştur.