Amerika’nın Çin ile uzun vadeli rekabeti
Amerika çeşitli boyutlarda Çin hükümetini kendine küresel bir rakip görüyor ve bu yüzden dünyanın farklı bölgelerinde ve özellikle batı Asya’daki etkinliği ile mukabele etmeye çalışıyor. Trump yönetimi 2017 ulusal güvenlik strateji belgesinde, Çin ve Rusya’nın, tekrar gözden geçirilmesi gereken güçler olarak Amerika'nın başlıca tehditleri olduğu belirlendi.
Bu bağlamda Amerika’nın batı Asya’daki terörist askeri güçler komutanlığı CENTCOM komutanı Kenneth McKenzie bu bölgede Amerika’nın uzun vadeli rakiplerinin Çin ve Rusya olacağını belirtti.
McKenzie, “büyük güçlerin uzun vadedeki rekabetleri Rusya’dan ziyade Çin ile olacaktır. Çin’in batı Asya’daki tehdidi askeri olmaktan ziyade ekonomiktir… Çin bölgede zengin mineral kaynakları peşindedir.” Dedi. McKenzie Amerika’nın batı Asya’da Çin’in artan ekonomi etkinliğine karşı "mukabelesini” isterken aksi halde zaman aşımı ile farklı olayların yaşanacağı uyarısında bulundu.
Son iki haftada Amerikan terörist askeri güçler komutanı, ikinci kez Çin’in batı Asya’daki etkinliğinin artmasından endişeli olduğunu söylemiş oluyor. McKenzie birkaç gün önce de bir söyleşide, “Ben Çin’den çok endişeliyim zira bu benim en temel görevlerimdendir” dedi ve Moskova’nın Suriye ve Libya’daki varlığının “fırsatçılık” olduğunu fakat Rusya’nın Çin gibi bölgeye girmek için gerekli ekonomi kaynaklara sahip olmadığını söyledi.
Amerika ordusu üst düzey komutanlarının küresel rakipleri yani Çin ve Rusya’nın batı Asya’daki etkinliğinin her gün artmasından duydukları endişe, Pekin ve Moskova’nın bölge ülkeleri ile askeri, ekonomik ve ticari boyutlarda ilişkilerinin artmasından kaynaklanıyor.
Amerika dışişleri bakanı doğu Asya işleri yardımcısı David Schenker Aralık 2019’da Çin ve Rusya’yı batı Asya’da müdahale ve çıkar sağlamaya çalışmakla suçlayarak, “2020’de Amerika’nın bölgede Rusya’nın müdahaleleri ve Çin’in haraç almasına şahit olacağını" söyledi.
Rusya ve Çin sadece ekonomi ve ticari alanda işbirliği yapmakla kalmayıp aynı zamanda askeri alanda, silah anlaşmaları ve askeri üsler kurmakla batı Asya'daki etkinliklerini genişletiyorlar.
Tabi ki Çin batı Asya'da çok boyutlu hedefler amaçlıyor. Pekin açısından batı Asya özellikle de Fars Körfezi bölgesi Çin'in ekonomisi için enerji temini açısından hayati önem taşıyor. Pekin diğer yandan da bu bölgeyi kendi ürünleri için önemli ve canlı bir piyasa olarak görüyor. 2030 yılına kadar dünyada birinci ekonomi güce dönüşmeyi amaçlayan Çin, şimdiden askeri gücünü arttırmaya ilaveten batı Asya'da da askeri varlığını oluşturmaya ve yaymaya çalışıyor. Bu bağlamda Çin'in Cibuti'de askeri üs kurması ve savaş gemilerinin Aden körfezi ve Kızıl Deniz'deki varlığına değinebiliriz.
Tüm bunlara ilaveten Çin, batı Asya'daki silah pazarını dikkate alarak Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgenin zengin ülkelerine özel ilgi duyuyor ve şimdiye dak her iki ülkeye çok sayıda askeri İHA satmıştır.
Şimdi Washington Çin'in batı Asya'da artan etkinliğinden endişe duyuyor. Bu yüzden Çin'in konumunu zayıflatmak bağlamında Pekin'in bölge ülkeleri ile işbirliğini geliştirmek için gereken teknolojiye sahip olmadığını belirtiyor.
General McKenzie bu konuda "Çin'in suçu, teçhizatlarının çok iyi olmamasıdır" dedi.
Buna rağmen Çin "Bir Kuşak Bir Yol" dev projesi ile batı Asya'da varlığını arttırmak için özel bakışa sahip olduğunu ortaya koyarken bölge ülkeleri ile ilişki düzeyinin ise ne kadar derin ve geniş çaplı olduğunu gösteriyor.
Aslında Amerika'nın dünyada ve özellikle batı Asya'da zorbalığa dayalı tek yanlı siyasetlerinde ısrarcı olması nedeni ile Çin'in Rusya'nın yanında yer alarak Amerika'nın tek yanlı ve hegemonyasına mukabele etmek ve çok taraflılığı güçlendirmek için çeşitli boyutlarda batı Asya'da varlığını güçlendirmeye çalıştığı söylenebilir./