Bahreyn'in İran İslam Cumhuriyetine Karşı Temelsiz İddialarının Hedefleri
Bahreyn'de Al-ı Halife Rejimi dışişleri bakanı Abdüllatif bin Raşid El Zeyyani Amerika'nın İran özel temsilcisi Brian Hook ile ortak basın toplantısında bu rejimin İran İslam Cumhuriyetine yönelik iddialarını ve ithamlarını tekrarlayarak İran'ın Bahreyn dahil bölge ülkelerinin içişlerine müdahale ettiğini öne sürdü.
Bahreyn'de 14 Şubat 2011 yılından bu yana Al-ı Halife Rejimine karşı halk ayaklanmaları başlamıştır. Al-ı Halife'nin halk ayaklanmaları ve itirazlarına karşı koymak için baş vurduğu taktiklerden biri de bu ülkedeki protestocuları ve eleştirenleri yabancı ülkeler özellikle de İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilendirmektir. Al-ı Halife bir yandan bu taktikle muhalifler ve protestocuları bastırıp bir yandan da onları yabancı ülkeler için casusluk yapmakla itham ediyor. Bu doğrultuda birçok Bahreynli aktivist de İran İslam Cumhuriyeti ve Katar için casusluk yapmak ve vatana ihanet suçlamaları ile uzun süreli cezalara ve ağır hükümlere çarptırılmışlardır.
Bir diğer yandan ise Al-ı Halife bu taktiğe baş vurarak kamu oyunu da Bahreyn halkının geniş çaplı bir şekilde bastırılması hususunda gerçeklerden uzaklaştırmak istiyor. Bu doğrultuda Al-ı Halife rejimi özellikle de küresel emperyalizme bağlı medyalar ve yandaş medya organları yardımı ile bu kişileri hain ve vatan haini gösterip onların bastırılmasının Bahreyn milli güvenlik doğrultusunda olduğunu göstermeye çalışıyor. Burada önemli olan nokta ise İran İslam Cumhuriyeti'nin Bahreyn içişlerine müdahalesi iddiasının 2011 yılında Mısırlı hukukçu Şerif Besyuni tarafından reddedilmesidir. Bahreyn kralı Hamed bin İsa Al-ı Halife 2011 yılında Şerifi Besyuni başkanlığında Bahreyn gelişmelerini araştırma ve inceleme komisyonunun kurulması talimatını vermişti. Şerif Besyuni nihai raporunda ise İran İslam Cumhuriyeti'nin Bahreyn içişlerine müdahalesi ve bu ülkenin protestocularını desteklemesine dair bir delile rastlamadığını açıkça beyan etti.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü ise Salı günü Bahreyn güvenlik makamlarının bu ülkenin iç meselelerini ve gelişmelerini İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilendirme çabalarına değinerek bu durumun artık içi boş bir bahane doğrultusunda olduğunu, yenilgiye uğradığını ve sırf bu ülkenin iç sorunları ile ilgili gerçekleri saptırma doğrultusunda olduğunu belirtti.
Buna ilaveten Bahreyn dışişleri bakanı İran'ın Arap ülkelerin içişlerine müdahale ettiğini de iddia etti. Halbuki Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ile beraber Haziran 2017'den günümüze dek başka Arap ülkesi sayılan Katar'ı bağımsız siyasetler izlemesinden dolayı kuşatmış ve yaptırımlara tabi tutmuştur. Katar dışişleri bakanı Muhammed bin Abdürrahma Al-ı Sani ise bu dört Arap ülkenin hasmane girişimlerine tepki göstererek net bir şekilde İran İslam Cumhuriyeti'nin kimi Arap ülkeleri gibi diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmediğini belirtti.
Bu alandaki bir başka konu da Bahreyn dışişleri bakanı Abdüllatif bin Raşid El Zeyyani'nin İran İslam Cumhuriyeti'nin Batı Asya'da terörizmi desteklemekle suçlaması idi. Bahreyn dışişleri bakanı daha önce de Katar'a karşı aynı iddialarda bulunmuştu. Bu ise Al-ı Halife rejiminin bölgedeki eleştirici ülkelere karşı hep aynı taktiğe baş vurduğu ve artık bu taktiğinin gün yüzüne çıktığını gösteriyor. Buna paralel olarak Al-ı Halife Rejimi Siyonist Rejim İsrail ile ilişkilerin normalleşmesinde de öncü olmuştur. Halbuki Siyonist Rejim İsrail dünyada devlet terörizminin tam bir örneğidir.
Bahreyn dışişleri bakanının açıklamaları aslında Manama'nın Amerika'nın İran İslam Cumhuriyetine karşı siyasetlerine paralel olarak yapılmıştır. Bu açıklamalar Amerika'nın İran özel temsilcisi Brian Hook'un gözü önünde edilen sözlerdir. Bu tür açıklamalar her şeyden ziyade Amerika'nın diktatör Al-ı Halife rejimine desteğini koruma ve arttırma yönündedir.