Almanya'nın Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı
Almanya'nın AB dönem başkanlığı 1 Temmuz tarihinden itibaren başlarken, AB iç ve dış arenada birçok sorun yaşamaktadır. Almanya şansölyesi Angela Merkel de bu kritik ortama ve koşullara değinerek, " Avrupa'yı Tekrar Güçlendiririz " sloganı ile AB başkanlığını devralıyoruz. "
Merkel Avrupa Birliğinin ekonomik, toplumsal, siyasal ve güvenlik gibi alanlarda birçok sorun ile karşı karşıya kaldığı bir sırada başkanlık görevini üstlenmiş oldu. Birçok Avrupa ülkesi ise son yıllarda ekonomik büyümelerinin düşmesi, enflasyon artması ve işsizlik gibi ekonomik sorunlar ile karşılaşmıştır. Ayrıca Fransa dahil bir çok Avrupa ülkesinde yasal değişiklikler, destekleyici ve koruyucu toplumsal kuralların kaldırılması ve zayıflaması, sınıflar arasındaki farkın açılmasına neden olmuştur.
Siyasi sorunlar, sağcı partilerin faaliyetlerinin artması, radikalizmin ve ayrılıkçı hareketlerin güçlenmesi, Britanya'nın AB'den çıkması, terör tehlikeleri ve tehditlerinin artması, göç dalgalarının devam etmsi ve de askeri ve güvenlik bütçelerinin ağırlaşması Avrupa Birliğine zor günler yaşatmaya başlamıştır. Öyle ki kimi ülkeler bu Birlikten ayrılma hususunu bile öne sürmüşler ve kimileri de bu birliğin ilkelerinden ayrı hareket ederek tek taraflı siyasetler izlemeye başlamışlardır.
Bir diğer yandan ise dış siyaset arenasında da son yıllar içerisinde Avrupa ve Amerika ihtilafları da iyice körüklenmiştir. Öyle ki Avrupa artık kendini Amerika'nın müttefiki bile görmüyor. Amerika başkanı Donald Trump'ın Amerika ve Avrupa arasında kimi ticari anlaşmaları feshetmesi gibi siyasetleri ve de Amerika'nın uluslararası anlaşmalardan çekilmesi ve Washington'un başına buyruk siyasetler izlemesi Avrupa makamlarını de AB'nin bağımsızlığına vurgu yapmalarına yöneltti. Bu çerçevede bu makamlar da Avrupa Birliğinin güçlenmesine vurgu yaptılar. Öyle ki Angela Merkel de Trump'ın "Önce Amerika" sloganına benzer bir slogan seçmiştir. Görünen o ki bu sloganı seçmekten hedef çok taraflılığın yanı sıra Avrupa liderlerinin çıkarları ve otoriterizm duyguları doğrultusundadır.
Bu çerçevede Almanya şansölyesi Angela Merkel şöyle bir uyarıda bulundu:" Amerika muhtemelen gönüllü bir şekilde küresel bir iktidar olarak konumundan vaz geçer. Avrupalılar ise böyle bir mevki için kendilerini hazırlamalı ve ordularını güçlendirmelidir. "
Son aylarda Koronavirüsün yayılması da Avrupa Birliğinin sorunlarını kat kat arttırmıştır. Öyle ki Korona salgını ardından ekonomik ayaklanma ve yapılanma da Merkel'in asıl gündem maddelerinden olduğu söylenmektedir. Merkel ve Macron Almanay'nın başkanlığının devredilmesinden bir kaç saat önce Avrupa ekonomisinin yeniden ayağa kalkmasına vurgu yaptılar. Onlar 500 milyar Euro'su karşılıksız ve 250 milyar Euro'su da kredi olarak Avrupa Birliği ülkelerine verilecek 750 milyar Euroluk mali kaynak sağlamaktan da söz ettiler. Tabii bu proje ve 1.1 trilyon Euro'luk Avrupa Birliği komisyonunun yedi yıllık mali vizyonu hala tartışılan bir konudur.
Bilindiği üzere Merkel, Paris İklim Anlaşmasına bağlı kalmayı, Çin ve Rusya ile ilişkilerin tekrar tanımlanması ve Avrupa'nın güvenliğinin sağlanması hususlarına da vurgu yapmıştır.
Korona salgını ise Avrupa dahil tüm dünya ülkelerine özel şartlar yüklemiştir. Buna rağmen Avrupa makamları da bu koşullar altında bile krizi yönetmek ve yeniden ayağa kalkmak istiyorlar. Buna ilaveten Avrupa Birliği makamları bu birliğe daha fazla önem vermek istiyorlar. Angela Merkel ise bu hususta şöyle bir vurguda bulunmuştur:" Avrupa Birliği dönem başkanlığımız için şöyle bir slogan seçtik. " Hep beraber tekrar Avrupa'yı güçlendiririz. " Ben de güçlü bir şekilde, bu doğrultuda hareket edeceğim. "
Buna rağmen görünen o ki Avrupa ve Almanya makamlarını zor günler bekliyor. Bu desloganların hayata geçirilmesi ihtimali tartışılacak bir konu olacaktır.