Amerika'nın Resmi Olarak Dünya Sağlık Örgütünden Çıkması
Donald Trump hükümeti hep güvenin sarsılması, eleştiri, tehdit ve nihayet de uluslararası kurum ve kuruluşlardan çıkmaya yönelik bir siyaset yürütmüştür. Bu doğrultuda Washington Amerika'nın talepleri ve çıkarlarına ters düşen bir durumla karşılaştığında özellikle de Siyonist Rejimi desteklemek çerçevesinde uluslararası anlaşmaları ve sözleşmeleri terk ediyor. Washington'un bu yöndeki son adımı da DSÖ'nden ayrılması idi.
Demokrat senatör Bob Menendez Salı akşamı Amerika başkanı Donald Trump'ın bu ülkeyi resmen Dünya Sağlık Örgütünden çektiğini belirtti. Bu senatör Twitter mesajında şöyle bir paylaşımda bulundu:" Kongre Amerika başkanının koronavirüs sırasında Amerika'yı dünya sağlık örgütünden çektiğine dair bir bildiri almıştır. "
Menendez Trump hükümetinin koronavirüse tepkisinin koordinesizlik ve kaos ile dolu olmasına vurgu yaparak şöyle yazdı:" Bu girişim, Amerikalıların hayatını veya çıkarlarını korumaz ve sadece Amerikalıları tecride ve hastalığa sürükler. "
Amerika'nın mevcut durumda koronavirüs salgını hastaları ve ölenleri açısından dünyada ilk sıraya yerleşmesi Trump hükümetine yönelik eleştirileri de iyice arttırmıştır. Trump ise bu duruma karşı gerçekleri saptırmaya odaklanmış ve Dünya Sağlık Örgütü ve Çin'i suçlamaya çalışmıştır. Böylece ihtilafların ve sözlü tartışmaların artması ile Trump Nisan 2020'de Dünya Sağlık Örgütüne ayrılan mali desteklerin kesilmesi talimatını verdi. Halbuki bu örgüt koronavirüs salgınının pik yaptığı sırada ciddi şekilde çalışmakta idi ve bütçeye de hayati bir kaynak olarak ihtiyaç duyuyordu. Amerika ise o dönemde bu örgütün en büyük mali hamisi idi. Ancak Trump hükümeti bu uluslararası kuruma yardımlarını keserek bu alanda başka sağlık kurumlarına yardım edeceğini iddia etti.
Trump'ın bu girişimi ise iç ve dış arenadan ciddi eleştirilere neden oldu. Amerika temsilciler meclisi başkanı Nancy Pelosi ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:" Trump'ın dünya sağlık örgütüne yönelik mali yardımları kesme kararı tehlikeli ve yasa dışıdır. Bu girişim Amerika halkı dahil tüm dünya halkının canı ve geçimini tehlikeye düşürecektir. "
Burada önemli olan nokta ise, Amerika ortakları, rakipleri ve muhaliflerinin aynı yaklaşım içerisinde olmalarıdır. Bu ülkelerin hepsi de mevcut acil ve tehlikeli durumda Washington'un bu girişiminin bu ülkenin taahhütlerine ters düştüğünü ve küresel mücadele ve kenetlenmeye zarar verdiğini düşünüyorlar. Bu çerçevede Almanya sağlık bakanı Jens Espan ise Amerika'nın dünya sağlık örgütüne yönelik siyasetlerini eleştirerek bu girişimi esef verici ve geriye yönelik adım olarak niteledi.
Trump 29 Mayıs 2020'de Dünya Sağlık Örgütünün tamamen Çin kontrolü altında olması bahanesi ile ülkesinin bu örgüt ile ilişkilerini sonlandırdı. Amerika başkanı bu girişiminin yaklaşık 10 gün öncesinde de BMT'na bir mektup yazarak DSÖ'nün performansını eleştirmiş ve bu örgüte desteklerini kesme tehdidinde bulunmuştu. Trump bu çerçevede 30 günlük bir ültimatom belirleyerek bu örgütte temel değişikliklerin yapılmasını istedi.
Trump'ın resmi olarak bu örgütten Amerika'yı çıkarması Trump'ın 2020 başkanlık seçimlerindeki Demokrat rakibi Joe Biden'in da olumsuz tepkilerine yol açmıştır. Biden Amerika'nın Dünya Sağlık Örgütünden çekilmesinin açıklanmasının ardından bugün sabah şöyle bir Tweet paylaştı:" Amerikalı vatandaşlar ülkelerinin Dünya sağlığının güçlenmesinin hamisi olduğu zaman daha güvende hissediyordu kendini. Ben de başkanlığımın ilk gününde Dünya Sağlık Örgütüne döneceğim ve dünyada liderliğimizi bir kez daha gözler önüne sereceğim. "
Biden'ın bu örgüte dönme vurgusu Amerika üst düzey siyasetçilerinin bile Trump'ın yıkıcı ve bozucu girişimlerinden haberdar olduklarını ve bu siyasetlerin Amerika'nın sözde küresel liderliğini ve etkinliğini de etkilediğini açıkça hissettiklerini gösteriyor.
Şimdi de Amerika dünya sağlık örgütünü resmi olarak terk etmekle uluslararası kurumların zayıflatılması doğrultusunda başka bir adım atmıştır. Hem de kovid 19 salgınının tam hız devam ettiği bir sırda DSÖ'ne desteleri çekmek Trump'ın yapacağı bir çılgınlığın tam örneği idi.