Rusya ve Amerika İlişkilerinin Kritik Dönemi
Amerika ve Rusya ilişkileri Soğuk Savaş döneminin ardından hep çalkantılı bir süreci geride bırakmıştır. Buna rağmen Ukrayna krizinin 2014'te yaşanması ve ardından olup bitenlerden sonra Moskova ve Washington ilişkileri iyice geriledi ve farklı boyutlarda devam etti. Washington şimdi de güvenlik ve askeri olarak Moskova'ya karşı çıkmasına ilaveten Rusya'ya siyasi, diplomatik, ticari, ekonomik baskıları da arttırmıştır.
Kremlin sözcüsü ise bu durum ve sonuçları hakkında uyarılarda bulundu. Rusya cumhurbaşkanlığı sözcüsü Dimitry Peskov ise Rusya ve Amerika ilişiklerinin düşüşe geçmesi hususunda şöyle dedi:" İlişkilerimiz en kötü durumunda. En kötü ikili ilişkiler dönemimizi yaşadığımızı söylemek gerekir. "
Moskova bu durumun ihtilaf konusu olan her sorun için geçerli olduğunu düşünüyor. Peskov'un belirttiğine göre bu durum sırf ikili ilişkileri değil iki ülkenin uluslararası farklı sorumlulukları alanında da görülüyor. Özellikle de iki ülke silahlanmanın kontrol edilmesi ve stratejik istikrar hususunda ciddi ihtilaflar yaşamışlardır. Sözkonusu üst düzey Rus yetkili Trump hükümetinin silahlanmaya denetim mahiyeti taşıyan anlaşmalardan çıkma süreçlerine de vurgu yapıp, bunun küresel güvenlik ve istikrar için zarar olduğunu savundu.
Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ise Rusya ve Amerika ilişkileri hakkındaki görüşünü açıklarken bu ilişkilerin Amerika'nın iç siyasi süreçleri ile ilgili olduğunu belirtti.
Amerika ve Rusya'nın ihtilafları görüldüğü gibi sırf Ukrayna krizi, İran ile yapılan BERCAM nükleer anlaşması, Kuzey Kore meselesi, Suriye krizi gibi bölgesel konular değil silahlanma kontrolü ile de alakalıdır. Bu ihtilafların başında da Moskova ve Washingotn'un küresel düzenin mahiyeti ve çok taraflılık da gelir. Bu iki küresel süpergücün nükleer güç, Doğu Avrupa, Batı Asya ve Latin Amerika'daki etkinliği hususundaki rekabetleri Washington'u ulusal güvenlik strateji, ulusal savunma stratejisi ve yeni nükleer doktrininde Rusya'yı en büyük tehdit göstermesine ve bir numaralı nükleer tehdit saymasına neden olmuştur. Washington'un Moskova aleyhindeki hasmane girişimleri ise Rusya tarafından cevapsız kalmamıştır.
Mevcut dönemde Moskova ve Washington bir kaç alanda karşı karşıya gelmişlerdir. Genel olarak Moskova uluslararası ve küresel düzen hususunda Washington ile ihtilaflar yaşamaktadır. Kimi bölgesel çatışmalar ve krizler alanında da iki güç farklı konumdadırlar. Buna ilaveten Amerika ve Rusya, Doğu Avrupa ve Suriye'de, şimdi de Venezuela'da karşı karşıya kalacak şekilde siyasetler yürütüyorlar. Güvenlik alanında da silahlanma ve silah kontrolü açısından Amerika'nın uluslararası anlaşmalardan çıkması ile Moskova ciddi eleştiriler yapmıştır.
Amerika'nın açık hava ve semalar anlaşmasından çıkması, daha önce de Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler anlaşmasından ayrılması ve de Washington'un Şubat 2021'de sona erecek yeni START anlaşması müzakerelerine katılmaması, Moskova'yı bu alanda yeni siyasetler izlemeye mecbur bırakmıştır. Moskova artık Washington'un kasten kendi savaştalep siyasetleri çerçevesinde nükleer ve füze depolarını da geliştirdiğini ve Trump'ın Amerika'yı bu anlaşmada tutmak için koştuğu gerçek dışı şartlarının sırf bahane olduğu kanısına varmıştır. Rusya dışişleri bakan yardımcısı Sergey Ryabkov ise bu hususta şöyle diyor:" Biz artık Amerika'ya güvenemeyiz. Bu ülkeyi artık stratejik istikrar alanında ortak sayamayız. "
Mevcut dönemde Trump hükümetinin uluslararası sorumluluklara ve anlaşmalara ilgisiz kalması Rusya ile gerilimlerin artmasının asıl nedenidir. Amerika'nın bu siyasetinin devam etmesi ile uluslararası alanda istikrarsızlığı ve küresel güçlerin silahlanma rekabeti de artacaktır.