Amerika Kongre Temsilcilerinin Bastırmaya Yönelik Tepkileri
Yaklaşık iki aydır Amerika'da ayrımcılığa karşı süren itirazlar Amerika güvenlik güçlerinin orantısız güce baş vurması ile karşılaştı ve böylece bastırma tartışmaları da gündeme taşındı. Bu mesele kongredeki demokrat temsilcilerin sert tepkilerine yol açtı.
Amerika temsilciler meclisindeki komitelerinde başkanlık yapan üç demokrat temsilci 19 Temmuz Pazar günü bir mektup yazarak adaletsizlik ve ırkçılığa karşı protesto yapanlara karşı bastırma hususunun araştırılmasını istediler.
Amerika temsilciler meclisi adli komitesi başkanı Jerrold Nadler, iç güvenlik komitesi başkanı Bennie Thompson ve denetim komitesi ve revize komitesi başkanı Caroline Mallonee bu mektubu imzalayan temsilcilerdirler.
Son dönemde Oregan eyaletindeki Portland şehrinde federal memurların armasız ve markasız araçlar ile protestocuları tutukladıkları yönünde haberlerin yayılması ile üç demokrat temsilci Amerika adalet bakanlığı baş savcısı Michael E. Horowitz ve Amerika iç güvenlik bakanlığı baş denetçisi Joseph V. Cuffari'ye yazdıkları mektupta hükümetin federal memurları bir kaç şehirde kullanıp kullanılmamasının araştırılmasını istedi.
Bu mektupta şu ifadelere yer verilmiştir:" Görüldüğü kadarı ile iç güvenlik bakanlığı ve adalet bakanlığı barışçıl toplanmalar hakkından yararlananlara karşı sergilenen kaba kuvveti izah etmek için kimi acil konumdaki makamlarını suistimal etmiştir. "
Oregan eyaletinde yayımlanan haberlere göre bu suistimal artmaktadır.
Portland şehrinde kaba kuvvete baş vurulduğuna dair raporlara ilaveten bu yasa belirleyici temsilciler geçen ayın başlarındaki olaylara da değindiler. Washington D.C'nin La Fayette meydanında Trump'ın Saint John kilisesi yakınında fotoğraf çekişinden önce federal makamlar isyan karşıtı teçhizatı kullanmışlardı.
Bu demokrat başkanların söylediğine göre Trump hükümeti daha önce de muhalifleri bastırmak için kaba kuvvete baş vurmuştur.
Yerli demokrat liderler de geniş çaplı bir şekilde Trump hükümetinin şehirlerindeki federal memurlardan kaba kuvvete baş vurma taleplerini kınamışlardır.
Portland belediye başkanı Ted Villar ise federal yasalarını uygulayan güçlerin varlığının daha fazla şiddete yol açtığını işaretle onların devre dışı bırakılmasını istedi.
Villar CNN'e verdiği röportajda şu açıklamada bulundu:" Federal yasalarını uygulayan memurların sahalara inmesi bizim lehimize değildir. Hepimize zarar verir. Onlar mevcut tehlikeli durumu körüklemektedirler... Bu demokrasiye doğrudan bir tehdit sayılır. "
Amerika'nın tartışmalı ve ırkçı başkanı Donald Trump görülmemiş genel itirazlara ve protestolara tepki olarak mantıklı yanıtlar vermek ve mevcut anormal duruma çare bulmak yerine hep tehditvari konuştu ve sopa ve baskı politikası yürüttü.
Trump Haziran ayının başında ise eyalet ve şehir makamlarının insanların canın ve malını korumak için gereken adımları atmamaları halinde İsyan yasasını yürürlüğe sokacağını belirtti. Bu yasaya göre Amerika başkanı düzensizlikleri ve medeni ihtilalleri yatıştırmak için askerleri şehirlere ve sokaklara gönderebilir.
Bu mesele ise Amerika ordusunun itirazları ve protestoları yatıştırmak ve bastırmak için kaba kuvvete baş vurabileceği demektir. Bu da Amerika gibi küresel demokrasi iddiaçısı gibi bir ülkede çok anlamlı bir gelişmedir.
Trump daha önce ise eyalet kaymakamlarına hitaben şöyle demişti:" Biz çok ama çok güçlü bir şekilde kaosları sonlandırmak istiyoruz. "
Şimdi de Trump hükümeti ulusal muhafızları güçlerini protesto gösterilerini bastırmak için kullanıyor.
Buna rağmen şimdi de Trump hükümetinin sınırların ötesine geçip federal yasaları uygulayan kurum ve memurları da suistimal ettiği ortaya çıkmıştır. Bu mesele ise Demokratların gündemine dönüşmüş ve Trump için yeni bir sorun haline gelmiş ve doğal olarak da onun ismini zedeleyecek bir durum olmuştur.