Karabağ Sorununun Muğlak Geleceği
Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasındaki sınır sorunlarının çözülmesi doğrultusundaki uluslararası ve bölgesel çabalara rağmen hasım taraflar temas hatlarında çatışmaya devam ediyor.
Bu doğrultuda Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı bir kez daha Ermenistan'ın iki ülke arasındaki ateşkesi ihlal ettiğini bildirdi. Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı sözcüsü Vakıf Dergahlı ise Ermeni güçlerini ateşkes anlaşmasını Karabağ bölgesinde ihlal etmekle suçlayarak şöyle bir açıklamada bulundu:" Ermeni askeri güçler sınır bölgelerindeki ateşkes rejimine bağlı kalmıyorlar. "
Karşılıklı suçlamalar ve bildirilere rağmen şimdiye dek hangi tarafın 12 Temmuz'da Tovuz bölgesinde ateşkesi ilk ihlal ettiği hala belirsizdir. Tovuz bölgesi Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Kuzeyinde ve Gürcistan sınırına yakın bir bölgede yer almaktadır. Bu ilçe aslında Azerbaycan Cumhuriyeti, Gürcistan ve Türkiye'nin enerji ekonomileri için de stratejik bir bölge sayılır. Burada sorulması gereken temel soru ise sınır çatışmalarının neden bu kez Tovuz bölgesinden başlatılmasıdır. Gerçekte geçen yılların aksine Karabağ bölgesi dışında ve etrafından daha uzak bir bölgede çatışmalar baş gösteriyor.
Her halükarda Tovuz bölgesi ve ilçesi ise Azerbaycan Cumhuriyeti'nin enerji tüketimi ve tranzitinde şahdamarı sayılır. Özellikle de Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol ve doğalgaz hattının ve de Bakü-Tiflis-Erzurum demiryolu hattının bu bölgeden geçmesi durumu daha da kritikleştirmektedir.
Karabağ sorununa paralel olarak şöyle bir değerlendirmede bulunmak da yerinde olacaktır: Amerika tarafından Azerbaycan Cumhuriyeti devlet adamlarına 1994'ten beri dayatılan enerji aktarımı siyasetinin yarattığı kaotik ortam zamanın geçmesi ile daha da belirginleşmektedir. Halbuki 1994 yılından beri bağımsız uzmanlar ve çevreler bu koridorun sorunlarına defalarca değinmiş ve bu hususta açıklamalar yapmışlardır. Herkalükarda ise şöyle bir hususa da değinmek mümkün: Azerbaycan Cumhuriyeti tek ürünlü bir ekonomiye sahip olup petrol ve doğal gaz ihracatına bağımlı bir ülke olarak Amerika tarafından dayatılan güvensiz enerji aktarımına da bağlı hale getirilmiştir. Aynı zamanda son çatışmaların da ilk kez stratejik Tovuz bölgesine taşınması dikkate alınacak bir husustur. Bu saldırılar aslında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin enerji aktarımı koridorlarında bir tehdit de sayılıyor. Görünen o ki Bakü hükümeti tehditleri fırsata çevirmeye çalışıyor. Bu hususta ise uluslararası Siyonizme bağlı bir isim olarak tanınan Yahudi asıllı Azeri büyükelçi Elin Süleymanov ise şöyle düşünüyor:" En önemli mesele de petrol ve doğalgaz boru hatlarının çatışma bölgelerine yakınlığıdır. Bu boru hatları ise doğalgaz ve petrolü İsrail piyasalarına, Avrupa'ya ve diğer tüketim piyasalarına götürür. "
Sözkonusu Azeri bakan mevcut çatışmaları yönlendirmek adına ise şöyle bir açıklamada bulunmuştur:" Azerbaycan Cumhuriyeti'nin İsrail'e petrol ihracatının yüzde kırkı kadarı da bu hat üzerinden taşınıyor. "
Bu açıklamalara rağmen kuşkusuz Azerbaycan Cumhuriyeti kendi doğalgaz ve petrolünü tüketim piyasalarına siyasi amaçlı kurulan koridorlarından taşımasından dolayı güvensiz koridorlara bağımlı olmak zorunda kalmıştır. Karabağ münakaşası çözülse bile Müslüman Azerbaycan halkı bu siyasi amaçlı kurulan koridorlardan ülkelerinin enerjilerinin taşınmasının zararlarını görebilirler ve belli başlı sorunlar ile karşı karşıya kalabilirler.