Karabağ Sorununun Muğlak Geleceği
https://parstoday.ir/tr/news/world-i150564-karabağ_sorununun_muğlak_geleceği
Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasındaki sınır sorunlarının çözülmesi doğrultusundaki uluslararası ve bölgesel çabalara rağmen hasım taraflar temas hatlarında çatışmaya devam ediyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 24, 2020 04:37 Europe/Istanbul
  • Karabağ Sorununun Muğlak Geleceği

Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasındaki sınır sorunlarının çözülmesi doğrultusundaki uluslararası ve bölgesel çabalara rağmen hasım taraflar temas hatlarında çatışmaya devam ediyor.

Bu doğrultuda Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı  bir kez daha Ermenistan'ın  iki ülke arasındaki ateşkesi ihlal ettiğini bildirdi.  Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı sözcüsü Vakıf Dergahlı ise Ermeni güçlerini ateşkes anlaşmasını Karabağ bölgesinde  ihlal etmekle suçlayarak şöyle bir açıklamada bulundu:" Ermeni askeri güçler  sınır bölgelerindeki  ateşkes rejimine  bağlı kalmıyorlar. "

Karşılıklı suçlamalar ve bildirilere rağmen  şimdiye dek hangi tarafın 12 Temmuz'da  Tovuz bölgesinde ateşkesi ilk ihlal ettiği  hala belirsizdir.  Tovuz bölgesi   Azerbaycan Cumhuriyeti'nin  Kuzeyinde ve Gürcistan sınırına yakın bir bölgede yer almaktadır.  Bu ilçe aslında Azerbaycan Cumhuriyeti,  Gürcistan ve Türkiye'nin enerji ekonomileri için de stratejik bir bölge sayılır.   Burada sorulması gereken temel soru  ise  sınır çatışmalarının neden bu kez Tovuz bölgesinden başlatılmasıdır.   Gerçekte  geçen yılların aksine   Karabağ bölgesi dışında  ve etrafından daha uzak bir bölgede çatışmalar baş gösteriyor.  

Her halükarda  Tovuz bölgesi ve ilçesi ise  Azerbaycan Cumhuriyeti'nin  enerji tüketimi ve tranzitinde şahdamarı sayılır. Özellikle de  Bakü-Tiflis-Ceyhan  petrol ve doğalgaz hattının ve de  Bakü-Tiflis-Erzurum demiryolu hattının bu bölgeden geçmesi  durumu daha da kritikleştirmektedir. 

 Karabağ sorununa paralel olarak şöyle bir değerlendirmede bulunmak da  yerinde olacaktır:  Amerika tarafından  Azerbaycan Cumhuriyeti devlet adamlarına 1994'ten beri dayatılan enerji aktarımı siyasetinin yarattığı kaotik ortam zamanın geçmesi ile daha da belirginleşmektedir.   Halbuki 1994 yılından beri  bağımsız uzmanlar ve çevreler   bu koridorun sorunlarına defalarca değinmiş ve bu hususta açıklamalar yapmışlardır.  Herkalükarda ise şöyle bir hususa da değinmek mümkün: Azerbaycan Cumhuriyeti tek ürünlü bir ekonomiye sahip olup petrol ve doğal gaz ihracatına bağımlı bir ülke olarak   Amerika tarafından dayatılan güvensiz enerji aktarımına da bağlı hale getirilmiştir.    Aynı zamanda  son çatışmaların da ilk kez stratejik Tovuz bölgesine taşınması dikkate alınacak bir husustur.  Bu saldırılar  aslında   Azerbaycan Cumhuriyeti'nin enerji aktarımı koridorlarında bir tehdit de sayılıyor.   Görünen o ki Bakü hükümeti  tehditleri fırsata çevirmeye çalışıyor.  Bu hususta ise uluslararası Siyonizme bağlı bir isim olarak tanınan Yahudi asıllı Azeri  büyükelçi Elin Süleymanov ise şöyle düşünüyor:"  En önemli mesele de  petrol ve doğalgaz boru hatlarının çatışma bölgelerine yakınlığıdır.  Bu boru hatları ise  doğalgaz ve petrolü  İsrail piyasalarına, Avrupa'ya ve diğer tüketim piyasalarına götürür. "

Sözkonusu Azeri bakan mevcut çatışmaları yönlendirmek adına ise şöyle bir açıklamada bulunmuştur:"  Azerbaycan Cumhuriyeti'nin  İsrail'e petrol ihracatının yüzde kırkı kadarı da bu hat üzerinden taşınıyor. "

Bu açıklamalara rağmen kuşkusuz  Azerbaycan Cumhuriyeti  kendi doğalgaz ve petrolünü  tüketim piyasalarına siyasi amaçlı kurulan koridorlarından taşımasından dolayı güvensiz koridorlara bağımlı olmak zorunda kalmıştır.  Karabağ münakaşası çözülse bile  Müslüman Azerbaycan halkı  bu siyasi amaçlı kurulan koridorlardan ülkelerinin enerjilerinin taşınmasının zararlarını görebilirler ve belli başlı sorunlar ile karşı karşıya kalabilirler.