Putin'den Rusya ve Çin'in Koordineli Hareketine Vurgu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i150609-putin'den_rusya_ve_Çin'in_koordineli_hareketine_vurgu
Rusya ve Çin iki küresel güç olarak son yıllarda ilişkilerini iyice geliştirmiş ve Amerika'nın tek yanlı siyasetlerine karşı ortak adımlar atmışlardır.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Temmuz 25, 2020 07:20 Europe/Istanbul
  • Putin'den  Rusya ve Çin'in Koordineli Hareketine Vurgu

Rusya ve Çin iki küresel güç olarak son yıllarda ilişkilerini iyice geliştirmiş ve Amerika'nın tek yanlı siyasetlerine karşı ortak adımlar atmışlardır.

  Rusya üst düzey makamları ise  Çin ile ilişkilerin geliştirilmesini istemişlerdir.  Bu çerçevede Rusya devlet başkanı Vladimir Putin   Birleşik Rusya Partisi ve Çin'in Komünist Partisi Müzakereleri katılımcılarına bir mesaj göndererek  Pekin ve Moskova ilişkilerinin  derinlik kazanmasını takdir ederek   iki ülke ilişkilerinin görülmemiş düzeyde olduğunu belirtti. 

 Putin  mesajında şöyle bir açıklamada bulundu:" Rusya ve Çin ilişkileri görülmemiş dereceye ulaşmış ve gerçekten de  dünyanda diğer ülkelerin arasındaki işbirlikleri hususunda  göz önünde bulundurulan bir örneğe dönüşmüştür. "

Putin ayrıca   Rusya-Çin müzakere sürecinde ortaya atılacak  planların  iki ülkenin ilişkilerini pekiştireceğinden emin olduğunu da dile getirdi. 

Rusya ve Çin mevcut durumda  farklı ekonomik, ticari, askeri ve güvenlik, silah, siyaset ve diplomasi alanında ilişkilerini geliştirmiş, aynı zamanda da  Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRİCS grubu gibi bölgesel ve küresel kurum ve kuruluşlar çerçevesindeki işbirliklerini de arttırmışlar. Bu durum ise  iki ülkenin de ortak bölgesel ve küresel işbirliği vizyonlarına sahip olduğunu  özellikle de Amerika'nın saldırgan ve tacizci siyasetlerine ve Batı sultacılığına karşı ortak siyasetler yürüttüğünü gösteriyor. 

Atlantik Konseyi  Düşünce Merkezi sorumlularından Matthew Kroenig ise bu hususta şunları belirtti:" Moskova ve Pekin  stratejik meseleler hususunda  günden güne daha da koordineli hareket ediyorlar. "

Amerikan News Week dergisi ise bir yazısında Rusya ve Çin'in son yıllarda  yakın stratejik işbirlikleri yürüttüğünü, bir yandan da ekonomi, enerji ve savunma alanında ilişkileri geliştirdiğini belirtiyor.  Bu ilişkiler ise potansiyel olarak   dünyada iktidar dengesini değiştirebilir. Bu da Washington'u ciddi bir şekilde kaygılandırmıştır. 

Putin ayrıca   Çin ve Rusya'nın uluslararası meselelerin çözülmesindeki işbirliklerine de  değinerek şu hatırlatmada bulundu:"  Moskova ve Pekin'in  önemli bölgesel ve küresel sorunların çözülmesi doğrultusundaki koordineli hareket etmesi   uluslararası güvenlik ve istikrarın sağlanmasının garanti altına alınmasına yardımcı olacaktır. "

Aslında Putin bu sözleri ile  iki ülkenin  çok taraflılık ekseninde olan  küresel düzen ve BMT'nın sorunların çözülmesi sürecinde  eksen konumda olmasına  ve uluslararası anlaşmalar ve sözleşmelerin korunmasına işaret etmek istemiştir. 

Özellikle de Trump başkanlığı döneminde tek taraflılık ve tek kutupluluk ayrıca  yarı kaba kuvvete baş vuran Amerika'ya karşı   Moskova ve Pekin açısından  mevcut küresel düzen çok kutupluluğa doğru gitmelidir. Bu çerçevede Moskova ve Pekin Amerika'nın yasa dışı sultacı girişimlerine tamamen karşıdırlar. 

Moskova ve Pekin   uluslararası gelişmeler ve  küresel düzen gerçeklerinin  çok kutupluluğu gerektirdiğini düşünüyorlar.  Halbuki Amerika  tek kutuplu düzene vurgu yapıp  dünya polisi rolünü oynayarak  tek taraflılıkla  taleplerini gerçekleştirmek istiyor. 

BMT Genel Kurulu eski başkanı Maria Fernanda Espinosa'ya göre "  Dünyada gün be gün artan kaotik durum ile mücadele için sadece çok taraflılığa ihtiyaç vardır. "

 Amerika'nın Rusya ve Çin ile  Soğuk Savaş sonrasındaki ilişkileri çalkantılı dönem yaşamışsa da  Donald Trump'ın işbaşına gelmesi ile bu durum daha çok ihtilaf ve gerilime doğru sürüklenmiştir. 

Amerika'nın 2017 ulusal stratejik belgesinde ise  Çin ve Rusya   Washington'un çıkarları, etkinliği ve gücüne karşı tehdit sayılmışlardır. 

Buna karşın Rusya ve Çin  iki küresel güç olarak  defalarca Amerika'nın zorbalığa ve tek taraflılığa dayalı girişimlerini eleştirmişlerdir.  Hem Pekin hem de Moskova   Trump'ın girişimlerinin dünyanın farklı noktalarında güvensizlik, istikrarsızlık ve gerilimleri arttırdığını Batı Asya ve Doğu Asya'ya da zarar verdiğini belirtmişlerdir. 

Süpergüç ve hegemon güç olma iddialarında bulunan Amerika  bölgesel ve küresel alanlarda Rusya ve Çin'in muhalefeti ile karşılaşmışlardır.  Bu çerçevede Amerika'nın İran ile yapılan BERCAM nükleer anlaşmasına yaklaşımı, Suriye krizi, Kuzey Kore nükleer meselesi, Ukrayna krizi  yaklaşımı  ve de Washington'un silah kontrolü anlaşmalarına ve ticari tarifelere yönelik yaklaşımı Moskova ve Pekin tarafından eleştirilmiştir.