Ermenistan'da Dış Medya Organlarına Kıstılama
Ermenistan cumhurbaşkanı bu ülkede yabancı medya yayınlarını kısıtlayan bir yasa imzaladı. Ermenistan cumhurbaşkanlığı bürosu basın idaresi yabancı görsel ve işitsel medya organlarının bu ülkede yayın yapmaları için hükümetten izin almaları gerektiğini bildirdi.
Daha önce ise Ermenistan radyo ve televizyon milli komisyonu başkanı Tigran Hakobyan bu ülkenin kablo tv sunucularının yabancı kanallarını da halka sunmasının bilgi güvenliği ve milli dili tehdit ettiğini belirtti.
Bu kısıtlamalar kimi Rus kanalları da kapsamaktadır.
Bu karar, Bakü ve Erivan arasında ki çatışmaların ardından geldi. Bu çerçevede iki ülke defalarca çatışmışlardır.
Aslında Ermenistan mevcut ekonomik ve işsizlik sorunlarından kurtulmak için bölge dışı güçler ile askeri ve diplomatik ilişkileri kurmak ve böylece iç baskılardan kurtulmak istiyorlar. Bu çerçevede kimi ülkeler bu durumu kullanarak vaatler vererek Erivan'ın ilgisini çekmeye çalışıyorlar.
Bu arada Siyonist Rejim İsrail, Amerika ve Ermeni diasporasının ve lobilerinin vaatlerinin Ermenistan makamlarının bu kararı almasında etkili olduğu söylenmelidir.
Amerikalı ve Siyonist makamlar Nikol Paşinyan ve hükümetini öyle ikna etmişler ki sanki Karabağ meselesi Filistin meselesi ve Yüzyılın Anlaşması gibi tek taraflı olarak tamamen Erivan lehine sonuçlanacaktır. Ermenistan hükümeti ise bu vaatlere güvenerek şimdi de kendini Washington ve Siyonist Rejim koluna dönüştürmek için zemin hazırlıyor ve sonuçta ekonomik ve siyasi sorunlarını çözmek istiyor.
Geleneksel olarak Amerika ve Siyonist Rejim İsrail'in Kafkasya'ya yönelik hedeflerini ifşa eden bölge kamuoyuna büyük etki yapan yabancı medya organları özellikle de Rus kaynaklı internet, radyo ve televizyon organlarının kısıtlandırılması Ermenistan'ın Washington ve Telaviv'e yaklaşma doğrultusunda çok iyi bir adımdır. Bu çerçevede Siyonist lobilerin danışmanlıklarının da iç vaatlerle bu durumu tetikledikleri düşünülmektedir.
Buna paralel olarak Kafkasya bölgesi uzmanları da Amerika ve Siyonist Rejim İsrail'in aslında Kafkasya bölgesinde çatışmalardan yana olduklarını bu doğrultuda çıkarlarının da söz konusu olduğunu düşünüyorlar. Bu çerçevede Amerika ve İsrail'in hedeflerine ulaşmak için her yola baş vuracakları da bir gerçektir. Bu doğrultuda fitne ateşleri hep alevlendirilmelidir. Başka bir ifade ile Kafkasya krizinin devamı demek bu iki tarafın da çıkarlarının sağlanması demektir. Buna ilaveten çatışmaların sürmesi Amerika ve Siyonistlerin bölgedeki çıkarları ve hedeflerinin de gizli kalmasını ve gözlerden ırak kalmasını sağlıyor.
Kafkasya meseleleri uzmanı Efşar Soleymani bu hususta şöyle düşünüyor: Bu kriz devam ederse Ermenistan herkesten daha ziyade zarar görecektir. Çünkü bu kriz bu ülkenin gelişmesi yolunda büyük bir engel sayılır. Ermenistan'ın Azerbaycan Cumhuriyeti ile sınırları zaten kapalı ve Türkiye ile de sınırlar konusunda büyük sorunlar yaşanıyor. Nihayetinde de Ermenistan belirsizlik yaşamaktadır.
Bir diğer yandan ise sırf ekonomik çıkarlarını düşünen ve milletlerin huzuru ve güvenliği umurlarında olmayan yabancıların bölgedeki varlığı ve her şekilde yaşanan bir savaş bölgede büyük medeniyet ve kültürlere sahip milletlerin diyalog yolunu kapatır. Öyle milletler ki uzun yıllar geçmişten beri hep barış ve huzur içerisinde beraber yaşamışlardır.
Bu hususta göze çarpan önemli husus ise Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan liderlerinin duyarlı ve akıllı davranması zaruretidir. Her iki lider de bölge halkının düşmanlarının yolunu kapatmalılar.
Bu yüzden Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan halkı ve milleti bölgesel dostlarının da işbirliği ile uluslararası yasalar ve ilkeler çerçevesinde bu eski yarayı kapatmaları gerek. Böyle olursa savaş yerine barış ve istikrar, kin ve husumet yerine dostluk ve kardeşlik gelir. İki millet de yılların ardından sonunda rahat bir soluk alacaktır.