Çin ve Amerika'nın Ticari Savaşı
https://parstoday.ir/tr/news/world-i151695-Çin_ve_amerika'nın_ticari_savaşı
Pekin ve Washington aralarındaki ticaret anlaşmaları hususunda istişarelerde bulunmayı hedeflemişlerdir. Çin ve Amerika'nın 15 Ocakta vardığı anlaşmaya göre her altı aydan bir iki ülke üst düzey görüşmeler gerçekleştireceklerdir. Buna esasen 15 Ağustos günü bir oturum düzenlediler. Önemli ve evrimci bir oturum çerçevesinde iki taraf da ticari anlaşmaların ne derece geliştiğini ele aldılar. Bu oturum aslında önemli bir anlaşmanın da sonucudur.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 16, 2020 00:56 Europe/Istanbul
  • Çin ve Amerika'nın Ticari Savaşı

Pekin ve Washington aralarındaki ticaret anlaşmaları hususunda istişarelerde bulunmayı hedeflemişlerdir. Çin ve Amerika'nın 15 Ocakta vardığı anlaşmaya göre her altı aydan bir iki ülke üst düzey görüşmeler gerçekleştireceklerdir. Buna esasen 15 Ağustos günü bir oturum düzenlediler. Önemli ve evrimci bir oturum çerçevesinde iki taraf da ticari anlaşmaların ne derece geliştiğini ele aldılar. Bu oturum aslında önemli bir anlaşmanın da sonucudur.

Aslında Çin ve Amerika arasındaki anlaşmadan bir ay sonra  Amerika hükümeti  Çin'e karşı topyekun bir siyasi ve ekonomik savaş başlatmış ve hatta  koronavirüsün da  Çin'in sorumsuzluklarından dolayı dünyaya yayıldığını öne sürmüştü.   Bu yüzden birçok uzmana göre   son dönemlerde gerilimlerin artması  ticaret alanında elde edilen  gelişimleri de zayıflatacaktı.  Sputnik haber ajansı ise  bu hususta   karşılıklı girişimlerin özellikle de başkonsoloslukların iki ülkede kapatılmasının  ticaret alanındaki  sonuçları da zayıflatacağını hatırlatmıştır. 

 Şimdi de müzakerelerden olumlu sonuçlar çıkması hususunda tereddütler artmaktadır.   Amerika ise böyle bir durumda    yüz milyarlarca dolara ulaşan Çin ile ticaretindeki dengesizliği    güçlü bir noktasına dönüştürmek istiyor.  Çin ve Amerika arasındaki ticari anlaşmanın ilk aşamasında   gelecek 2 yılda    Amerika'dan  200 milyar dolar kadar ticari malın alınması planlanmıştır. Böylece Amerika'nın  bu alandaki eksikleri kapatılmak istenmiştir. 

 Tabii Amerika Çin ile ticaret alanında sırf bu noktadan kaygı duymuyor.   Dünyanın en büyük gelirli 500 şirketinin listesinin Fortune dergisi tarafından yayımlanması   Çinli şirketlerin ve enstitülerin bu listedeki sayısının arttığını  ve Amerikan şirketlerine göre daha fazla olduğunu gösteriyor.  Çinli Fortune sitesi bu hususta şöyle yazıyor:"  1995 yılında dünyanın en çok gelirli şirketlerin listesinin hazırlanmasından beri   hiçbir ülkenin şirketleri bu kadar hızlı gelişmedi.  Daha önce 500 en fazla gelirli şirketler arasında  Amerikalı şirketler çoğunluğu teşkil etmesine rağmen şimdi de  Çin  bu başarıyı elde etmiş  ve Amerika'nın yerini  almıştır. "

Buna ilaveten  online Spiegel gazetesinin yazdığına göre  Amerika'nın maceracı siyasetleri Uzak Doğu'daki Washington'un dostlarının işini de zorlaştırmıştır. 

Bu hususta Spiegel şu ifadelere yer vermiştir:"  Ticari savaş, konsoloslukların kapatılmasından dolayı ortaya çıkan kriz, Hong Kong'un durumu ve Huawei şirketinin durumu   Amerika ve Çin arasındaki gerilimleri arttıran hususlar olmuşlardır.  Öyle bir gerilim ki her gün yeni boyutlar kazanmıştır. Bu durum Japonya'ya zor durumlar yaşatmaktadır. "

Burada kesin olan husus ise  2020 yılının başından beri   Amerika ve Çin arasındaki gerilimlerin iyice artmasıdır.  Ancak bu gerilimlerin artmasına rağmen Çin ekonomisi hızlı bir şekilde gelişmiş ve  dünya ekonomisinin dinamosuna dönüşmek eşiğine gelmiştir.   Uluslararası Para Fonu ise  geçen ay içerisin yayımlanan 2020'deki tahminleri çerçevesinde   dünyanın gayrı safi yurtiçi üretiminin eksi 5 kadar azalacağını ve Amerika,Euro bölgesi, Japonya, Kanada ve İngiltere gibi gelişmiş ekonomilerin  de yüzde eksi 8 olacağını bildirip olumlu yönde gelişen olumlu yüzdelere sahip tek ülkenin de Çin'in olduğunu belirtti. 

Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse   Çin Halk Cumhuriyeti, ekonomisini hızlı bir şekilde canlandırmasından ötürü  hem de  Amerika, Euro bölgesi ve Japonya gibi dev ekonomilerin  ekonomik kriz yaşadığı sırada  dünya ekonomisinin öncüsü konumuna gelmiştir.  Görünen o ki  dünya ve küresel güçler arasındaki dengeler de yavaş yavaş değişmeye başlamıştır.