Washington’un Venezuela’ya müdahaleci siyaseti, maksimum baskı
https://parstoday.ir/tr/news/world-i151929-washington’un_venezuela’ya_müdahaleci_siyaseti_maksimum_baskı
Amerika’nın Venezuela’ya karşı baskı siyasetleri şimdiye kadar yenilgiye uğramasına rağmen, Beyaz Saray ulusal güvenik danışmanı Robert O’Brien yaptığı açıklamada, Washington’un Karakas’a yönelik faaliyetlerinin “maksimum baskı” siyaseti olacağını söyledi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 20, 2020 13:54 Europe/Istanbul
  • Washington’un Venezuela’ya müdahaleci siyaseti, maksimum baskı

Amerika’nın Venezuela’ya karşı baskı siyasetleri şimdiye kadar yenilgiye uğramasına rağmen, Beyaz Saray ulusal güvenik danışmanı Robert O’Brien yaptığı açıklamada, Washington’un Karakas’a yönelik faaliyetlerinin “maksimum baskı” siyaseti olacağını söyledi.

Amerika başkanı Donald Trump’ın milli güvenlik danışmanı O’Brien batı yarım küre strateji belgesi çerçevesine işaretle, “Amerika’nın Latin Amerika ile ilgili batı yarım küre stratejik belgesi çerçevesindeki siyaseti Venezuela’ya karşı “maksimum baskı mücadelesi” üzerine odaklanacaktır” dedi. 
Amerika latin Amerika ülkelerine karşı hasmane siyasetleri özellikle de Donald Trump döneminde çok yoğunlaşmıştır. Aslında Amerika yetkilileri son yıllarda sağ partilere destek vermek ve muhaliflere arka çıkarak bölgenin solcu hükümetlerini devirmek için darbe gibi girişimlerin ortamını hazırlamaya çalıştı. Nitekim Bolivya’da muhalifleri desteklemekle yumuşak darbe sayesinde cumhurbaşkanı Eva Morales hükümetini devirmeyi başardı. 
Aslında Latin Amerika’da Washington’un arka bahçesi sayılan bir çok ülke son on yıllarda yolunu Amerika’dan ayırarak emperyalist karşıtı adalet yanlısı siyasetler sayesinde Amerika’nın nüfuz yolunu kapatmayı başardı. Venezuela ve Küba bu cümleden sayılıyorlar; fakat son yıllarda latin Amerika ülkelerine sulta kurma siyaseti Beyaz Saray tarafından tekrar gündeme alınarak üzerinde daha da duruluyor.
Amerika söz konusu ülkelerin zengin yeraltı kaynakları ve servetlerini yağmalamak, kendi güvenliğini sağlamak ve Çin ile Rusya gibi ülkelere karşı rekabette başta Küba ve Venezuela olmak üzere bölge ülkelerine daha fazla egemen olmak istiyor. Nitekim Wall Street Journal gazetesi Amerikalı yetkililerden naklen Beyaz Saray’ın hedeflerini ortaya çıkartarak şöyle yazdı: Trump yönetiminin Maduro’yu devirme çalışmaları, Latin Amerika’da daha fazla güç kazanmak için yeni stratejisinin belirtisidir. 
Fakat tüm bu siyasetlere rağmen Amerika son yıllarda Küba ve Venezuela’ya karşı başarısız kalmıştır. Washington yetkilileri son yıllarda Maduro yönetimini devirmeye ve muhalefet elebaşı Juan Guaido’yu kendi çıkarlarını sağlamak bağlamında işbaşına getirmeye çalıştılar. Amerika açısından Guaido bir değişim faktörü olmaktan ziyade Trump’ın Latin Amerika’daki makro projelerinin bir bölümünü gerçekleştirmek için bir piyondu; fakat Amerika’nın Venezuela’daki tüm girişimleri ve planları şimdiye kadar başarısız kalmıştır.
Son aylarda İran İslam Cumhuriyeti ve Venezuela arasında işbirliğinin artması, Venezuela’nın ihtiyaç duyduğu akar yakıtın bir kısmının Amerika’nın tüm tehditlerine rağmen İran tarafından 5 tankerle sağlanması, ayrıca Venezuela’da halkın ihtiyacı olan gıda, sağlık ve hijyen ve sanayi ihtiyaçlarının giderilmesi için İran tarafından ilk makro marketin hizmete açılması, bir kez daha Washington’un Karakas’a karşı maksimum baskı siyasetlerine çizgi çizmeyi başardı. 
Buna rağmen Amerika yetkilileri hala Venezuela gibi ülkelere karşı maksimum siyasetin devamına vurgu yapıyorlar, nitekim günümüzde başta Venezuela olmak üzere Latin Amerika’da Washington’un stratejik belgesi çerçevesinde bu politikaları açıklıyorlar.
Siyasi meseleler uzmanı Daniel Larison şöyle yazıyor:
“Amerika bazı ülkeleri sırf Amerika’ya daha fazla imtiyaz vermeye mecbur kılmak ya da hükümetleri devirmeye çalışmak için, bu ülkelerde on milyonlarca masum insana ağır ekonomi baskı uygulamaya hakkı yoktur. Biz “maksimum baskı”nın Amerika’ya karşı hiçbir hasmane girişimde bulunmayan ve bize hiç hasar vermeyen tüm milletlere karşı yersiz, yetkisiz ve sarsıcı bir saldırı olduğunu kabullenmeliyiz ve bunu itiraf ediyoruz.”
Gerçi Washington, tedvin edilen yeni strateji çerçevesinde “maksimum baskı” siyaseti ile Latin Amerika’ya karşı hasmane siyasetlerinin gerçekleşmesinde başarılı olmayı umut ediyor, fakat mevcut şartlara göre, siyasi planlarında bir başka başarısızlığa imza atacaklar./