Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Amerika Tarafından Yaptırım
Amerika Donald Trump başkanlığı döneminde uluslararası kurum ve kuruluşlara karşı olumsuz yaklaşım içerisinde olmuştur. Bu çerçevede Trump Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yaptırımlar uygulamaya başlamıştır.
Amerika Hazine Bakanlığı ise Çarşamba günü Hollanda merkezli uluslararası ceza mahkemesindeki iki üst düzey makamı yaptırımlara tabi tuttuğunu belirtti. Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo ise Lahey mahkemesi savcısı Fatou Bensouda ve uluslararası ceza mahkemesi adli işbirlikleri ve ilişkileri dairesi müdürü Phakiso Mochochoko'nun Amerika tarafından yaptırımlara tabi tutulduğunu açıkladı. Mike Pompeo'nun söylediğine göre ilgili dosyalarda Bensouda'ya yardımcı olan diğer şahısların da vize kısıtlamaları ve yaptırımlara tabi tutulacağını açıkladı. Amerika'nın yasa dışı ve geçmişte görülmemiş bir şekilde uluslararası ceza mahkemesine sert tepki göstermesinin ardından bu mahkeme de bir bildiri yayımlayıp bu girişimi kabul edilemez ve mazide görülmemiş bir girişim olarak niteledi ve bu tür girişimlerin genel cinayetlerde dokunulmazlıklar ile mücadele yönündeki ortak çabaları baltaladığını ve zayıflattığını vurguladı.
Amerika başkanı Donald Trump 11 Haziran 2020'de başkanlık talimatı ile uluslararası ceza mahkemesine karşı bir karar aldı. Trump uluslararası ceza mahkemesini Amerika'nın Afganistan'daki cinayetleri hakkında araştırma yaptığından dolayı hedef almıştır.
İnsan Haklarını İzleme Uluslararası Adalet dairesi müdürü Richard Decker ise şöyle bir açıklamada bulunmuştur:" Trump hükümeti uluslararası ceza mahkemesini yaptırımlara tabi tutarak dünyadaki yasalar egemenliğine saldırılarını devam ettirmektedir. Amerika'nın bu girişimi ise bu ülkeyi ihlalcilerin yanına yerleştirmiştir. "
Amerika, uluslararası ceza mahkemesi üyesi olmamış ve bu yüzden de Amerikalı vatandaşlar hakkında araştırma yapılmasının Amerika ulusal egemenliğini tehdit etmesini öne sürerek bu araştırmaları kabul etmek istemiyor. Trump hükümeti yetkilileri uluslararası ceza mahkemesine karşı bu yasa dışı girişimlerini izah etmek için Amerika'nın Roma antlaşmasına üye olmadığını öne sürmüştür. Washington tarafından öne sürülen bir başka bahane de uluslararası ceza mahkemesinin girişiminin uluslararası yasalara uymamasıdır. Burada şaşırtıcı nokta ise uluslararası ceza mahkemesinin savaş cinayetleri ve insanlığa karşı suçlara bakan en yüksek düzeyli merci olmasıdır. O zaman nasıl olur da Trump hükümeti makamları bu mahkemeyi Amerika'nın Afganistan'daki cinayetlerine bakmak için yetki sahibi olmadığını öne sürüyor.
Uluslararası hukuk uzmanı Mehdi Zakeriyan ise uluslararası ceza mahkemesinin yetkilerine değinerek şöyle bir değerlendirmede bulundu:" Uluslararası Ceza Mahkemesinin Afganistan'da olup bitenlere dahil olması yasa dışı olmamasının yanı sıra Amerika'nın da söylediği gibi hiç de politik değil sadece adaletin uygulanmasıdır. "
Kanıtlar ise Amerika'nın uluslararası ceza mahkemesi makamlarına yaptırımlardan hedefinin onları korkutmak olduğunu gösteriyor. Amerika hem Afganistan'daki cinayetlerini hem de Siyonistlerin cinayetlerini örtbas etmek istiyor. Buna ilaveten Washington'un bu doğrultudaki girişimleri yine de Trump'ın yaptırım siyaseti çerçevesinde olmuştur. Gerçekte Amerika yaptırımlara bağımlı hale gelmiş ve her düşman, rakip, dost ve şimdi de uluslararası kurum ve kuruluşlara karşı bu yaptırımlara baş vurmaktadır.
Amerika zorla herkese baş eğdirmek istiyor. İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise Amerika'nın uluslararası ceza mahkemesi baş savcısına yönelik yaptırımlara değinerek şöyle bir Tweet attı:" Kişilere yönelik yaptırımlar başladığından beri hızlı bir şekilde yayıldı ve küçük, orta ve büyük güçlere yöneldi ve şimdi de uluslararası ve küresel şahsiyetlere ulaştı. Bu sınırsız, orantısız çılgınlığı durdurmak için Amerika'yı memnun etmekten vaz geçmektir. Amerika'nın öfkesinin korkusundan teslim olmak bu ülkenin zorbalığa olan iştahını kabartacaktır. "
Gerçekte Amerika'nın bu yöndeki yaptırımları suçlu olduğu halde güçlü olmak istediğini de gösteriyor. Buna rağmen Amerika'nın bu yaptırım kararı küresel tepkilere de yol açmıştır. 67 ülkeden oluşan bir grup ise 2020 Haziran'ında bir bildiri yayımlayarak Amerika'nın tehditlerine cevaben uluslararası ceza mahkemesini destekleyeceklerine vurgu yaptılar. Trump hükümetinin bu yasa dışı ve zorbalık çerçevesindeki girişime gelen bu tepkiler ise Amerika'nın tecride sürüklendiğini ve tek yanlı girişimlerinin kabul görmediğini gösteriyor.