Rusya'nın Amerika'yı Belarus Hususunda Uyarması
Belarus'ta cumhurbaşkanlık seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından kaosların ve gösterilerin devam etmesi ile Batı da bu kaotik durumu doğrudan desteklemiştir. AB ve Amerika Belarus içişlerine doğrudan müdahale ederek Minsk'e baskılarını arttırmaktadır. Bu gelişme ise Rusya'nın tepkilerine yol açmıştır.
Rusya dış istihbarat örgütü başkanı Sergey Nareşkin Amerika'nın Belarus'ta yasal hükümeti devirmeye çalıştığını ve son gelişmelerde de baş rolü oynadığını belirtti. Nareşkin Belarus olaylarında Batı'nın izlerine açıkça rastlandığına değinerek şu açıklamada bulundu:" Belarus'taki itirazlar en başından da örgütlenmiş ve planlanmış ve dışarıdan yönetiliyordu. " Bu Rus makamın söylediğine göre Rusya dış istihbarat örgütü Amerika'nın Belarus'taki olaylarda baş rolde bulunduğuna dair sağlam kanıtlara sahip olduğunu belirtti.
Batı'nın özellikle de Amerka'nın Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko'ya karşı tutumundan amacı onu devre dışı bırakmak ve Rusya komşusu ülkede Batıcı bir başkanı iş başına getirmek olduğu aşikardır. Böylece Rusya, Batıcı hükümetlerce kuşatılmak istenmektedir. Belarus cumhurbaşkanı Lukaşenko ise Batılıların hedefinin Belarus'u da Kiyev-Vilnius hattına katması ve Rusya ile Batı arasında tampon bölge oluşturmak olduğunu belirtiyor. Lukaşenko Çarşamba günü de basın toplantısında Batılı devletlerin itirazları düzenlemek için 10 yıl kadar plan yaptıklarını belirtti. Ruslar açısından ise NATO'nun Doğu'ya doğru genişlemesi hala sürmekte ve Gürcistan ve ardından da Ukrayna gibi ülkelerde renkli devrimlerin de Batı'nın Avrupa ve Rusya arasında tampon bölge oluşturma nihayetinde de Rusya'yı kuşatma ve Moskova'yı da alt etme çerçevesindedir. Moskova Batı, özellikle de AB ve Amerika'nın Belarus için de benzer siyasetler izlediğini ve Belarus üst düzey makamlarını yaptırımlar ile tehdit ettiklerini düşünüyor.
Avrasya Meseleleri uzmanı Mehdi Horsend ise şöyle diyor:" Avrupa Belarus hususunda Amerika'nın Sovyetler Birliğinden ayrılan Gürcistan ve Ukrayna da uygulanan renkli devrimlerin yapılmasını ve böylece Batı'ya özellikle de Avrupa'ya bağlı hükümetlerin iş başına gelmesini ve böylece Kırım'ın intikamını almak istiyor. Belarus gelişmeleri de renkli devrimler sürecine benzerlikler göstermektedir.
Bu bağlamda Nareşkin Belarus'taki gelişmelerin uzun süre önce planlandığına değinerek şu açıklamalarda da bulundu:" Rusya dış istihbarat örgütünün bilgilerine göre Amerika 2019 ve 2020 başlarında bir kaç sivil toplum kuruluşuna hükümet karşıtı gösteriler düzenlemeleri için 20 milyar dolar kadar para ödemiştir. Bu paralar sayesinde sözde bağımsız blogcular ve hesap ağları oluşturuldu ve bu hesaplar ve bloglarca siyasi aktörlerin sokak kargaşaları ve itirazları için eğitildi. En çok aktif itirazcılar ve protestocular ise Polonya, Litvanya ve Ukrayna'da özel eğitimler gördüler. Bu eğitim kurslarında ise deneyimli Amerikalı eğitmenler protestolara katılıma yöntemlerini öğrettiler.
Şimdi de eğitim görmüş protestocular Amerikalı eğitmenlerin de yönlendirmeleri ile Belarus gelişmelerini yönetmeye çalışıyorlar. Batılılar Belarus halkının haklarını aradıklarını iddia etseler de onların hedefinin jeostratejik hedeflerine ulaşmak istedikleri aşikardır.
Şimdi de Amerika AB ile beraber hareket ederek Belarus'a yaptırımlar uygulamak istediğini belirtmiştir. Amerika dışişleri bakan yardımcısı ise Amerika'nın gelecek bir kaç gün içerisinde Belarus makamlarına yönelik yeni yaptırımlar uygulayacaklarını belirtmiştir. Amerika dışişleri bakanı Pompeo da Belarus'ta protesto gösterilerini destekleyerek hem suçlu hem güçlü bir şekilde Rusya'dan Belarus'un egemenliğine ve bağımsızlığına saygı duymasını istedi.
Gerçekte Amerika mevcutta Belarus içişlerine karışmakta ancak buna karşın Rusya'yı suçlamaktadır.
Belarus muhalefet lideri Sviatlana Tsikhanouskaya ise Fox News haber kanalına verdiği demeçte Amerika dışişleri bakan yardımcısının şahsen ona muhalefeti en iyi şekilde destekleyeceğini söylediğini itiraf etti.
Bu mesele ise Rusya'nın sert tepkisine yol açmıştır. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ise Belarus'un istikrarsızlaşması halinde Moskova'nın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü üyesi olan Belarus'a yardım edeceğini belirtti. Buna ilaveten Moskova mevcut siyasi krizin çözümü hakkında da açıkça dış müdahalelerin yapılmamasına vurgu yapmış ve Belarus hükümeti ile muhalifler arasında diyalogların başlamasına vurgu yapmıştır.