Afganistan'daki ABD kuvvetlerinin keyfiliğine sert eleştiri
Afganistan Parlamento Başkanı, ülkenin başkenti Kabil'de CIA'ya bağlı güçlerin başına buyruk-keyfi hareketlerini sert dille eleştirdi.
Kabil havaalanının bir polis memuru evinde CIA bağlantılı güçler tarafından öldürülmesinin ardından, Afganistan Meclisi Başkanı Mir Rahman Rahmani, ABD güçlerinin keyfiliğini eleştirerek, cinayetin soruşturulması ve faillerin cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Kabil Uluslararası Havaalanında bir polis memuru geçtiğimiz günlerde ABD CIA özel kuvvetleri tarafından öldürülmüştü.
Afganistan Güvenlik Güçleri'nden Birim 01, 02, 03 ve 04 olarak bilinen Kuvvetler Birimi, Afgan Ordusu kurulmadan önce CIA tarafından kurulmuş ve bu güçler, sivilleri ve hatta ordu mensuplarını hedef alırken, işledikleri savaş suçlarıyla bilinmektedir.
Afganistan'daki ABD birliklerinin veya işgalci müttefik kuvvetlerinin keyfi olması, ABD'nin bu ülkede asıl sorunlardan biridir ve bu durum, 2001'den bu yana, Afganistan'daki cinayetler ve güvensizlikten ve halkı sindirmenin yanı sıra bunun gibi eylemlerden kısmen sorumlu olan bu güçler artık Afgan halkınca istenmiyor ve bu güçlere olan nefret de artıyor.
Kabil havaalanı görevlisi bir polisin evinde CIA mensuplarınca öldürülmesinin ardından bu cinayetin Afganistan vatandaşları tarafından işlendiği gibi söylentiler ve çarpıtma gayreti ise Afgan halkı, medya ve yetkililerin tepkisine yol açtı.
Çeşitli Afgan yetkililer ve siyasi şahsiyetler, ABD birliklerinin ve işgalci müttefik kuvvetlerinin bu ülkedeki keyfi eylemlerine son verilmesi ve bu tür eylemlerin sona ermesi yönünde tekrarlanan uyarılarına rağmen, keyfiliğin hala Afganistan'da devam ettiğini ve son cinayetin de bunun bir ispatı olduğunu bildirmekteler.
ABD ve NATO birliklerinin Afganistan'daki keyfi eylemleri, Kabil ve Washington'un 2014'te Afganistan'daki yabancı askeri operasyonları sona erdirme konusunda anlaşmasına rağmen devam ediyor.
Özellikle Beyaz Saray'ın Afganistan'daki muharebe görevini askıya alma sözü vermesinin ardından, ABD'nin Afganistan'daki keyfi saldırılarında Afgan sivillerin öldürülmesi, Afgan halkının ve hükümet yetkililerinin protestolarının artmasına neden oldu.
ABD güçlerinin devam eden keyfi eylemleri ve Afganistan'daki suçlarının ardından, İnsan Hakları Komisyonu, Beyaz Saray'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi de dahil olmak üzere uluslararası hukuk kurumlarının ABD tarafından defalarca tehdit edilmesinin ardından ABD aleyhinde hukuki bir girişimde bulunulamadı.
2015 yılında Kunduz'a Sınır Tanımayan Doktorlara yönelik ABD hava saldırısında onlarca kişi ölmüş ve yaralanmış ve bunun ardından Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) savcısı Fatou Bensouda, ABD'nin Afganistan'daki savaş suçları davasına bunu da eklemiştir.
Afganistan'da başta Begram hapishanesi olmak üzere gizli hapishanelerde mahkumlara işkence yapılması, ABD ordusunun Afganistan'daki ve uluslararası insan hakları örgütleri tarafından her zaman eleştirilen bir başka suçlarındandır.
Görünen o ki, yabancı güçlerin Afganistan'daki ve ona bağlı kuruluşların tek taraflı ve keyfi eylemlerinin sona ermesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin o ülkeden tamamen çekilmesi dışında sağlanamayacaktır.