Avrupa Liderlerinin Belarus'a Yaptırımları Onaylaması
https://parstoday.ir/tr/news/world-i154119-avrupa_liderlerinin_belarus'a_yaptırımları_onaylaması
Belarus'ta cumhurbaşkanlık seçimlerinin sonuçlarının açıklanmasının ardından yaşanan geniş çaplı gösteriler Batı'nın bu ülkeye müdahale etme fırsatını doğurdu. Avrupa Birliği ve Amerika ise bu fırsatı kaçırmayıp Aleksander Lukaşenko'yu hasmane politikaları ile hedef almaya başladı.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Ekim 03, 2020 09:21 Europe/Istanbul
  •  Avrupa Liderlerinin  Belarus'a Yaptırımları Onaylaması

Belarus'ta cumhurbaşkanlık seçimlerinin sonuçlarının açıklanmasının ardından yaşanan geniş çaplı gösteriler Batı'nın bu ülkeye müdahale etme fırsatını doğurdu. Avrupa Birliği ve Amerika ise bu fırsatı kaçırmayıp Aleksander Lukaşenko'yu hasmane politikaları ile hedef almaya başladı.

Bu çerçevede  Avrupa Birliği lider ülkeleri  Belarus'ta yaşanan siyasi krizin ardından bu ülkeye yönelik yaptırımların uygulanmasına onay verdi.  

 Bu yöndeki anlaşma, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türkiye'ye yönelik ciddi bir mesaj göndermesi şartı ile bu duruma karşı çıkmasının son bulması ile sağlandı. Böylece bu yaptırımlar çerçevesinde  Belarus hükümetine bağlı 40 kişinin 2 Ekim Cuma gününden itibaren malvarlıklarına el koymak, yaptırımlara tabi tutulmaları ve yolculuk yasaklarına imkan sağlandı.   Bu Belarus hükümeti makamları   Brüksel tarafından   Belarus cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale etme ve bu seçimlerde hile yapmakla suçlandı.  

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Lukaşenko'nun isminin bu yaptırım listesinde olmamasının   AB'nin  muhalifler ile diyalogların ihtimalini zayıflamaması için olduğunu belirtti.  

 Rus siyasi uzman  Fyodor Lukayonov ise bu hususta şöyle düşünüyor:"  Avrupa Birliği lider ülkeleri   Minsk'in tamamen Moskova'ya çark etmesinden korktuklarından dolayı  Belarus Cumhurbaşkanına yönelik yaptırımlar uygulamamışlardır. "

9 Ağustos tarihinde  Belarus'ta cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenlenmesinin ardından binlerce kişi  6'ıncı kez  bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak seçilen Aleksander Lukaşenko'yu  protesto ettiler. Bu protestolar son haftalarda Belarus'un farklı kentlerinde de düzenlendi. 

Muhalifler  seçimlerin sağlıklı ve şeffaf bir şekilde düzenlenmediğini öne sürüyorlar. 

Batılılar özellikle de Amerika ve Avrupa Birliği    muhalifler ve protestocuları desteklemeye çalışıp   müdahalelerini git gide arttırmışlardır. Şimdi de yeni yaptırımlar ve baskılara yönelmiş bulunuyorlar. 

Bu mesele  Belarus hükümetinin tepkisine  yol açmıştır. 

Avrupa Birliği ve Amerika neredeyse eş zamanlı olarak    Aleksander Lukaşenko'yu  Belarus'un seçilmiş cumhurbaşkanı olarak kabul etmediklerini belirttiler. 

 Brüksel ve Washington'un bu Doğu Avrupa ülkesine yönelik müdahaleci girişimleri   Lukaşenko'yu devre dışı bırakmak ve tamamen Batı'ya bağlı Batıcı bir cumhurbaşkanının göreve getirilmesi ile alakalıdır. 

  Aslında bu hedef  siyasi baskılar, muhalifleri ve protestocuları eğitmek ve desteklemek, Belarus üst düzey makamlarına geniş çaplı yaptırımlar uygulamak ve özet olarak renkli devrim araçları üzerinden gerçekleştirilmek istenmektedir. 

 Batı'nın Belarus'a karşı yıkıcı yaklaşımı   Minsk'in eski  ortaklarından olan Rusya'nın tepkilerine yol açmıştır. 

Rusya cumhurbaşkanlığı sözcüsü Dmitriy Peskov ise Cuma günü  Lukaşenko'nun adının Avrupa Birliği yaptırım listesine alınmamasından dolayı  memnun olduğunu belirterek  genel olarak da AB'nin yaptırım siyasetlerinin bu krizi çözemeyeceğini belirtip bu siyasetleri eleştirdi. 

Peskov'un söylediğine göre   Belarus üst düzey makamları veya Belarus cumhurbaşkanının adının yaptırım listesine alınmasının  Belarus ile temasların kesilmesi anlamına geliyor. 

Rusya ise Belarus'ta yaşanan mevcut siyasi krizin diyalog yolu ile çözülmesinden yanadır. Bu yüzden   hükümet ve muhalifler arasında yapısal değişiklikler hedefi ile diyalogların gerçekleştirilmesini istiyor. Sonuçta Batı'nın Minsk'e yönelik baskısı ve yaptırımları  yapıcı sayılmıyor ve sırf bu  ülkede gerilimlerin artmasına yol açar.  Belarus hükümeti de buna sessiz kalmayacak ve uygun tepki gösterecektir. 

Nitekim  Belarus hükümeti makamları da  ülkelerinin karşılık olarak AB aleyhinde yaptırımlar hayata geçireceğini belirttiler. 

Görünen o ki   Avrupa Birliğinin  Belarus'a yönelik yıkıcı yaklaşımı  sonucu Minsk ve Brüksel arasındaki gerilimler de artacaktır.