Suudi basının Filistin’e saygısızlığı
Arabistan basınından Akkaz gazetesi bir makalede Filistin halkı ve direniş gruplarından “Suudi düşmanı” olarak söz etti.
Suudi yazar Muhammed el-Said kaleminden olan söz konusu makalede, “Filistin halkı, bir çok Arap ülkeye karşı organize terörizmi kullanıyor ve tüfekleri ve bombalarını Arap milletlerine karşı kullanıyorlar” gibi bir iddiada bulundu.
Suudi Arabistan son yıllarda açıkça Filistin karşıtı tutum izlemektedir. Bunun en bariz örneği ise Arabistan veliahdı Muhammed bin Salman’ın Mart 2017’de Amerika’daki sözleridir. Muhammed bin Salman Amerika basınından Atlantik dergisine verdiği mülakatta, “Arabistan’ın İsrail ile bir çok ortak çıkarı vardır, eğer bir barış sağlanırsa İsrail ve Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ve Mısır ile Ürdün gibi bazı ülkeler arasında çok fayda sağlanacaktır” demişti.
Aslında Suudi Arabistan bu sözleri ile İsrail rejimini resmen tanıdığını göstermişti.
Buna ilaveten Arabistan, İsrail rejimin çıkarları doğrultusunda ve Filistin güvenliği ve çıkarlarına karşı olan Amerika patentli Yüzyılın Anlaşması’na onay veren ve resmen destekleyen ülkelerden biridir. Suudi Arabistan ayrıca Ürdün nehri batı yakadan bazı bölgelerin işgal topraklarına ilhakı planına karşı açık bir tutum sergilemezken Arap ülkelerin korsan İsrail rejimi ile ilişkilerini normalleştirme planına destek verenlerdendir zira eğer Riyad’ın desteği ve onayı olmasaydı Bahreyn gibi küçük ve Al-ı Suud kontrolünde olan bir Arap ülkesi İsrail ile ilişkileri normalleştirme yoluna adım atamazdı.
Fakat Akkaz gazetesi yazarının makalesi, bu ülkenin sert tutumlarından birkaç adım bile önde; başka bir ifade ile söz konusu makale tabuları yıkmayı bile geride bırakarak terörizme destek ve insanlığa karşı cinayet işlemekte Filistin ve siyonist rejim yerini değiştirmiş bulunuyor.
Esef verici konu da Suudi yazarın Filistinlileri, Suudi Arabistan’ın konsoloslukları, elçilikleri ve Suudi şahsiyetlere saldırı ve suikastlardan sorumlu tutmasıdır. Fakat Filistinliler şimdiye kadar hiçbir Arap ülkesine karşı her hangi bir eylemde bulunmamıştır. Ve sırf korsan siyonist rejim ile savaşıyor, üstelik bu savaşı da BM Antlaşmasının 51. Maddesi uyarınca meşru savunma çerçevesinde yapıyor.
Görünüşe göre bu ve benzeri makale ve yazılar muhtemelen gelecek aylarda da tekrarlanacak ve değişik versiyonlarına şahit olacağız, üstelik bu yazılar Riyad ve Tel Aviv ilişkilerin normalleşmesi için bir ön hazırlık malzemesi olarak kullanılabilir. Suudi Arabistan Kralı Salman şimdiye kadar bu hareketten kaçınmıştır zira İsrail ile ilişki kurmanın utanç verici hareketinin kendi adına kayıtlara geçmesini istemiyor. Fakat veliaht Muhammed bin Salman ise babasının ölümünü ve onun yerine krallık tahtına oturmayı beliyor.
Batı Asya meseleleri uzmanı Semdar Yebri bir Eylül tarihinde yediot Ahoronot gazetesindeki yazısında, “Suudi veliaht Muhammed bin Salman, Arap ülkelerin İsrail ile ilişkileri normalleştirmenin başlıca ortağı olduğunu” yazdı.
Suudi rejim yazılı basını Akkaz’ın girişimi ise Filistin’in Suudi Arabistan dış siyasetindeki konumunu kaybetmekle kalmadığını üstelik Al-ı Suud’un Filistin’i kendi dış siyasetinde bir engel olarak gördüğünü her zamankinden daha çok ispatlıyor. Zira Arabistan İsrail ile ilişkilerini alenileştirirse İslam dünyasında yumuşak gücünün büyük bir bölümünü kaybedecek ve böylece artık dünyada ehli sünnet’in destekçisi olduğunu iddia edemez./