Karabağ münakaşasında tekfiri teröristlerin varlık sorunu
Dağlık Karabağ münakaşasına karışan tekfiriler, giderek bölge ülkeleri için büyük bir sorun haline geliyor. Birçok Azeri yetkili ve başta Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Karabağ münakaşasında, tek bir yabancı askeri gücün varlığını bile reddederken, Ermenistan ve Rusya devlet yetkilileri bu bağlamdaki endişelerini belirtiyorlar.
Örneğin bu konuda Rusya Dışişleri Bakanı, Sergey Lavruf Moskova basınından Kommersant gazetesine verdiği demeçte bu konuya değinerek Batı Asya'dan Karabağ münakaşasına en az 2.000 terörist ve silahlı gücün karıştığını belirtti.
Bu bağlamda Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bayan Maria Zaharova muhabirlere yaptığı açıklamada, " Batı Asya'dan teröristlerin Karabağ’a taşınmasının onların Güney Kafkasya'da bazı bölgeleri ele geçirmelerine sebep olacağı" konusunda uyarıda bulundu.
Hiç şüphesiz terörist tekfiri akımların, Suriye'den Güney Kafkasya bölgesine taşıma meselesi, bölgenin bağımsız ülkelerine de olumsuz etkileri olacaktır. Aynı zamanda söz konusu teröristler Orta Asya ve Güney Kafkasya’daki tüm ülkelerin sınır güvenliklerini tehlikeye atabilir.
Suriye'den tekfiri teröristlerin Orta Asya ve Güney Kafkasya bölgesine taşıma meselesi yeni bir konu değildir. Bundan önce de Amerika hükümeti bu konuda ciddi çabalarda bulundu ve Afganistan'ın Orta Asya sınırlarından bazı silahlı teröristler o bölge ülkelerine taşımaya çalışmıştı.
Aslında tekfiri teröristlerin Suriye'de Güney Kafkasya bölgesine taşınması, Amerika'nın Rusya ve İran sınırları çevresindeki yayılmacı siyasetleri ile uyum içindedir. Siyonist rejim İsrail de bu gelişmelerden faydalanabilir.
Son 10 yılların tecrübesi güvensizliklerin yaşandığı ortamda Amerika ve siyonist rejimin kendi çıkarlarını gerçekleştirebilme imkanı bulduklarını ispat ediyor.
Bu bağlamda Sübhan Muhakkak şöyle yazıyor:
“Eğer Türkiye'nin Suriye ve Libya'da tekfiri olan ve olmayan binlerce silahlı milisi Dağlık Karabağ bölgesine taşıma konusu doğru ise çok da uzak olmayan bir gelecekte, bir kez daha Moskova ve Ankara karşı karşıya geleceklerdir. Özellikle bu konu her ülkeden ziyade sırf Rusya güvenliğini tehlikeye atıyor.”
İşte belki de İran, bu Konunun farkında olarak Karabağ münakaşasının sonlanması için önerdiği barış planında bu konu ile ilgili bir öneri maddesi yer aldı. Her halükarda Rusya yetkililerinin teröristlerin Güney Kafkasya bölgesine taşınmaları bağlamındaki açıklamaları, Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın da son zamanlarda Türkiye tarafından desteklenen silahlı milislerin Karabağ bölgesine taşındıklarını onayladığı bir dönemde gündeme geliyor.
Beşar Esad bu konuda yaptığı açıklamada Karabağ bölgesinde gerginliklerin tekrar başlamasında Türkiye cumhurbaşkanının Erdoğan’ı suçlu bularak, " Türkiye'nin Suriye ve diğer ülkelerde bulunan teröristleri, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasında Karabağ Savaşı'nda kullandığını" söyledi.
Bu yüzden görünen o ki teröristleri Kafkasya bölgesine taşıma çalışmaları aslında Amerika'nın Emperyalist siyasetleri doğrultusunda gündeme alınmıştır. Türkiye 2.000 tekfiri teröristi Güney Kafkasya bölgesine taşımakla, aslında Amerika’ya yönelik son 1 yılda bölgedeki hükümet yetkililerine ilaveten Orta Asya ve Kafkasya meseleler uzmanlarının eleştirilerini azaltmaya çalıştı.
Hiç şüphesiz bu siyaset Amerika ve siyonist rejime yardım etmiştir. Böylece tekfiri teröristlerin Suriye'den Rusya'ya yakın bölgelere taşınma masraflarına katlanmazken siyasi ve güvenlik çevrelerin bu konuya direkt olarak odaklanmalarını engellediler, zira teröristlerin Kafkasya’ya taşınması olayına Karabağ münakaşasında Azerbaycan Cumhuriyeti'ne yardım meselesi söz konusu değildi./