Fransa'nın Dünya Müslümanlarının Öfkesini Dindirme Çabaları
Son dönemde Fransız makamların İslamofobik tutumları ve açıklamaları dünya Müslümanlarının öfkelenmesine yol açmıştır. Öyle ki birçok Müslüman ülke bu tutumu ve yaklaşımı kınamış ve buna tepki olarak da Fransız ürünlerine boykot kararı ile öfkesi ve sinirini göstermeye çalışmıştır. İslam aleminin bu tür bir yaklaşım içerisine girmesi ise Fransız makamların İslam karşıtı tutumlarından geri oturmasına ve görünüşte de Müslümanların gönlünü almaya sebep olmuştur.
Bu doğrultuda Fransa dış işleri bakanı Jean Yves Le Drian şöyle bir açıklamada bulundu:" İslam'a büyük ve derin saygı duyuyorum. "
Allah Resulüne yönelik hakaret içerikli karikatürlerin yayınlanması ile ortaya çıkan krizi yatıştırmak için Mısır'a ziyarette bulunan Le Drian Mısırlı makamlar ile görüşmesinde İslam'a yönelik derin saygısına vurgu yaparak şöyle dedi:" Bizim savaştığımız terörizmdir. Terörizm dinin çalınmasıdır. Radikalizm budur. "
Son haftalarda Allah Resulüne-saa- yönelik hakaret içerikli karikatürlerin Fransa'nın Charlie Hebdo mizah dergisinden yayınlanması ve ardından da Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bu İslamofobik girişimi desteklemesi ve bu hakareti ifade özgürlüğü çerçevesine sığdırmaya çalışması İslam eleminin öfkelenmesine yol açtı. Öyle ki birçok Müslüman ülkede Fransa bayrağı ve Macron'un resimleri ve fotoğrafları ateşe verildi ve Fransa'nın farklı ülkelerdeki büyükelçiliği karşısında protesto gösterileri düzenlendi. Bu doğrultuda Fransız makamların bu girişimlerden dolayı resmen özür dilemeleri istendi.
Bu çerçevede Fransız ürünleri ve malları da birçok İslami ülkede boykot edildi.
Fransız yazarlardan bazıları ise bu hususta şöyle düşünüyorlar:" Emmanuel Macron'un İslam'a karşı açıklamaları ve tutumları, büyük ve açık bir hata idi. Bunun bedelini ise suçsuz insanlar ödüyorlar. Macron'un bu sözleri Fransa'ya büyük ekonomik zarar verdi. Çünkü kimileri Fransız ürünlerine boykot uyguladılar. "
Fransa cumhurbaşkanı son haftalarda ifade özgürlüğü ve düşünce özgürlüğü bahanesi ile İslam'a saldırmış ve bu ülkede ifade özgürlüğünün olduğunu belirtmişti.
Buna rağmen uluslararası düşünürler ve bilginlerden bir grup da dünyaya özellikle de Fransa halkına hitaben yayımladıkları bildiride demokrasinin bir topluma şiddet uygulama ve başka bir topluma ihmalkar davranma gibi çifte standartlı durumlar ile uyuşmadığını belirttiler.
Bu bildiri de Fransa'nın yasal mevzuatlarında ırkçılık ile mücadele, nefret saçma ve ayrımcılık yapma gibi insan hakları hususunda yasaları onayladığı bu kurallar gereği kutsallıklara saygısızlığın da kınanması gerektiğini kabul ettiği belirtilmiştir.
İslami ülkeler ise Fransa makamlarının performansına yönelik öfkeli olduklarını açıkça gözler önüne sermişlerdir. Müslümanlar açısından Fransız makamların kışkırtıcı açıklamaları ve tutumları radikal grupların İslam'ı suistimal ederek radikalizmi körüklemesine ve Müslümanların hayatlarının zorlaştırılmasına imkan sağlamıştır.
Böyle bir ortamda Fransız makamları Müslümanların gönlünü tekrar kazanmak için harekete geçerek çelişkili açıklamalarda bulunarak İslam dünyasının öfkesini dindirmek istiyorlar. Onlar ayrıca hem de koronavirüsün devam ettiği sırada Fransa'nın yaralı ekonomisine yeni bir darbenin inmesinden çok kaygılılar. Bu çerçevede Fransız ürünlerine yönelik boykotun devam edeceği söylenebilir. Fransız makamların tüm çabalarına rağmen İslam aleminin hakaret içerikli tutumu unutması mümkün görünmüyor.