Venezuela'da Yeni Ulusal Kurulun Oluşturulması ve Maduro'nun Güçlenmesi
6 Ocak 2020'de Venezuela'da parlamento seçimlerinin düzenlenmesi ile Venezuela cumhurbaşkanı Nicolas Maduro bir kez daha büyük bir zafer kazandı ve muhalifleri de büyük bir hayal kırıklığına uğramış oldu. Böylece yeni parlamentonun çoğunluğu Maduro yanlısı temsilciler eline geçti.
Ulusal Kurul olarak bilinen Yeni Venezuela Parlamentosu 277 temsilciden oluşmaktadır. Şimdi de bunların çoğu iktidar partisi Sosyalist partiden seçilmiştir. Bu çoğunluk ise Salı günü yemin törenleri ile beraber işe başlamış oldu. Birçok Batılı ülke ise Venezuela ulusal kurulunun sahtekarlık ve hilekarlık sonucu kurulduğunu iddia ediyor.
Maduro muhalifleri, 6 Aralık 2020'de parlamento seçimlerini boykot etmelerinin ardından şimdi de ulusal kurulun daha önceki başkanı Juan Guaido'nun başkanlığına devamına vurgu yapıp Sosyalistler eline geçen parlamentoda yeni tartışmalara yol açmak istiyorlar.
Venezuela eski ulusal kurulu, daha önce bir yıl daha faaliyet dönemini uzatarak bu yönde bir adım atmıştı.
Venezuela Yüksek Mahkemesi ise yeni bir hüküm çerçevesinde muhaliflerin son dönemde ulusal kurulun faaliyetlerini bir yıl daha uzatmasını yasa dışı ve itibarsız olarak niteledi.
Venezuela ulusal kurulu faaliyet dönemi uzatılmak istense de onlarca temsilci mevcutta suç dosyaları ve ihanet dosyaları ile adları anılmaktadır. Bu temsilcilerin çoğu ise ülkeden kaçmıştır.
Görünen o ki yeni Venezuela ulusal kurulunun kurulması bir kaç açıdan önem taşımaktadır. İlk olarak yeni parlamentonun iktidarda bulunan solcu hükümet yanlısı olmasıdır. Bu da sağcıların ve Batıcıların 2015 yılından beri Juan Guaido başkanlığında parlamentodaki iktidarının sonu anlamına gelir. Aslında bu dönem içerisinde sağcılar Solcu Maduro hükümetini devirmek için ellerinden geleni yaptılar.
Bir diğer yandan da yeni ulusal kurul Venezuela ve Maduro'ya tam uyacağı söylenebilir. Burada bariz bir koordinasyon söz konusudur. Bu da iktidarın güçlenmesi ve Maduro'nun etkinliğinin artması, sonuçta yasama sürecindeki engellerin azalması ve nihai olarak da Amerika'nın hasmane girişimlerine karşı koyularak Venezuela ekonomisinin iyileştirilmesi demektir. Amerika son yıllarda mahsus Maduro hükümetini devirmek amacı ile Venezuela'ya karşı ağır yaptırımlar uygulamıştır. Bu siyaset ise Venezuela'da muhalefet kanadı lideri Juan Guaido tarafından desteklenmiştir. Juan Guaido liderliğindeki Batı yanlıları sağcılar bu yıkıcı siyasetin solcu hükümeti devireceğini ve Maduro'yu iktidardan uzaklaştırabileceğini düşünüyorlardı.
Tabii Amerika son zamanlarda Venezuela'da olup biten siyasi olaylara karşı yine de muhalifleri destekleme yönündeki etkisiz ve sonuçsuz siyasetini devam etmekte ısrarcı olmuştur.
Bu doğrultuda Trump hükümeti muhaliflerin elinde olan geçen ulusal kurulun bir yıl daha uzatılmasını resmi olarak tanıdı. Ancak Guaido'nun diğer uluslararası hamileri özellikle de AB hala bu hususta karar almamıştır.
Latin Amerika işleri uzmanı Aleks Vasquez ise şöyle diyor:" Guaido, genel bir şekilde uluslararası desteği arkasına alsa da konumu, Maduro'ya yönelik iç desteklerinin artması ve muhaliflerin liderlerinin hapse atılması veya devre dışı bırakılması yüzünden tedricen zayıfladı. "
Buna rağmen yasal seçimler çerçevesinde muhaliflerin çoğunlukta olan yeni ulusal kurulun kurulması iddiası esasında çok şaşırtıcı ve anormaldir. Trump hükümeti birçok anormal girişimi gibi şimdi de Venezuela muhalefetini desteklemekte ısrarcıdır.
Bu doğrultuda Amerika hazine bakanlığı Pazartesi günü Juan Guaido ile mali işlemlere izin veren yeni bir ruhsat yayımladı. Amerika hazine bakanlığının bu kararı Venezuela eski ulusal kurulunun tanınması anlamına da geliyor. Amerika şimdi de müdahaleci siyasetleri ile Venezuela solcu hükümetini devirmekte ısrarcı olup Batı yanlısı bir hükümeti kurmak istiyor.