Bakü’nün Erivan hareketlerine tepkisi
Karabağ barış anlaşmasının imzalanması ve 10 maddelik anlaşmanın büyük bölümünün gerçekleşmesine rağmen görünüşe göre barış anlaşmasının gerçekleşme süreci değişmektedir.
Örneğin Ermenistan dışişleri bakanı Ara Ayvazyan, Bakü’den izin almadan 5 Ocak Salı günü Karabağ’a gitti. Önemli olansa bu ziyaretin yasadışı olması ve burada bazı şüpheli yetkililer ile birkaç işbirliği anlaşması imzalamasıdır.
Bu bağlamda Azerbaycan Cumhuriyeti dışişleri bakanılığı Ayvazyan’ın Karabağ ziyaretini, kışkırtıcı belirtmesidir. Azerbaycan Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Leyla Abdullahova bu bağlamda yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Ermenistan, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Karabağ bölgesinde barış anlaşması maddeleri uyarınca ve oluşan işbirliği fırsatları kullanarak bölgede barışçıl dayanışmaya yardımcı olabilir, bunun dışında her türlü girişim, bölgede gerginliğin artmasına sebep olabilir.”
Hiç şüphesiz son günlerde Karabağ bölgesinde Azeri askeri güçlerin öldürülmesine karşı Bakü yetkileri ve özellikle cumhurbaşkanı Aliyev’in tehditleri ve Rusya’nın bu tehditlere karşı sert tepkisi, söz konusu ziyaret ve imzalanan anlaşmaların ortamını hazırladı.
Ama aynı zamanda bazı olayların, savrulan tehditlere de sebep olduğunu gösteriyor. Rusya hükümetinin Karabağ çatışmalarında sürekli Azerbaycan Cumhuriyeti tarafını tuttuğunda hiç şüphe yok. Buna rağmen İlham Aliyev’in de ülkesindeki Şii kesimin muhalefetine rağmen Türkiye ile stratejik ittifak kurması, kendisini doğru olmayan bir yola sürüklediğini gösteriyor.
Örneğin zafer yürüyüşünün Aliyev’in en sahipliğinde ve Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile düzenlenmesi bölge ve dünya medyasında büyük yankı buldu. Aslında Erdoğan’ın söz konusu askeri geçitte okuduğu şiirin tüm töreni gölgelediği söylenebilir. Öyle ki okunan şiire İran’dan gösterilen sert tepkiler Erdoğan’ın zafer ziyaretinin tadını kaçırdı. Öyle ki hatta Aras nehrinin kuzeyinde olan Azeriler bile oluşan ortamdan hoşnutsuzluk duydukları söylenebilir.
Diğer yandan Bakü’de düzenlenen zafer geçidine Rusya makamlarından hiç birinin davet edilmemesi ve bir diğer ülkenin en üst düzey yetkilisi olarak Erdoğan’ın davet edilmesi, Bakü’nün Ermenistan ile savaşta sadece Türkiye’nin yardımı ile zafere kavuştuğu mesajını vermek istediği, bunun ise Ruslara hiç de hoş bir mesaj olmadığı anlaşılıyor.
Wider Europe Program Manageri ve siyasi meseleler uzmanı Niko Popesco Avrupa dış ilişkiler konseyi web sitesinde paylaştığı mesajda şöyle diyor:
“Rusya kendi kırmızı çizgilerini hem Türkiye ve hem Azerbaycan Cumhuriyeti için açıklamıştır. Fakat görünüşe göre her iki ülke kasten bu kırmızı çizgiyi aşıyorlar. Görünüşe göre hem Türkiye ve hem Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Karabağ savaşında, bu kırmızı çizgileri aşmaya değecek belirli hedefleri vardır.”
Görünüşe göre Rusya ilk etapta Ermenistan’ın batı yanlısı başbakanı Nikol Paşinyan’a bir ders vermek ve ona ülkesinin bölgede güvende olduğu ve kendisinin de başka alanlara karışabilmesinin Rusya destekleri sayesinde olduğunu; aksi halde Azerbaycan Cumhuriyeti savaşında olduğu gibi bu desteği en aza indirdiği takdirde Erivan’ın dış baskılara dayanamayarak çok kırılgan olduğu gerçeğini anlatmak istedi. Nitekim son savaşta Azerbaycan Cumhuriyeti’ne yenik düştü./