ABD'nin İran'ın korona ile mücadelesine engel olma çabaları
Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilip, azami baskı kampanyası çerçevesinde İran'a yönelik tek taraflı olarak tüm zamanların en ağır yaptırımlarını uygulayan Donald Trump yönetimi, korona salgını sırasında bile insanlık dışı yaklaşımına devam etti. Bu bağlamda Trump yönetimi, görev süresinin son günlerinde de, İran'ın korona ile mücadelesine engel olmak için yeni yaptırım kararı aldı.
ABD Hazine Bakanlığı çarşamba günü, İran'da Corona aşısı üreticisi Bereket Teknoloji Kurumu dahil 16 kurumu ve iki İranlıyı yaptırım listesine aldı.
ABD'nin son yaptırım listesinde şu şirketler yer alıyor: Abadan Elektrik Santralı Şirketi, Kudüs Rezevi Vakfı, İran Biçerdöver Şirketi, İran Mobin Elektronik Şirketi, Rahber Mali İşler Müessesesi, Kudüs Rezevi Mesken Şirketi, Kudüs Rezevi Maden Şirketi, Kudüs Rezevi geleneksel çini şirketi, Rezevi Borsa Danışmanlık Şirketi, Rezevi İktisadi Kurumu, Rezevi İletişim Şirketi, Rezevi Gaz ve Petrol Kalkınma Şirketi, Rezevi İdarecilik ve Yönetim Şirketi, Şahap Hodro Şirketi, Tedbir Sondaj Kalkınma Şirketi.
Donald Trump yönetimi son 2.5 yılda yani İran'a yönelik azami baskı kampanyası çerçevesinde tek taraflı yaptırımları gündemine aldığından bu ayana, insani mülahazalara hiç önem vermiş değildir. Bugün ise, Trump yönetimi, İran halkına karşı baskıyı tırmandırmak için boş çabalarının devamında, korona aşısının üretimi için araştırma faaliyetleri yürüten "Bereket" isimli bilgi tabanlı enstitüyü yaptırım listesine aldı.
Tahran, defalarca, ABD'nin İran milletine karşı tek taraflı ve hasmane girişimlerinin korona salgını sırasında ihtiyaç duyulan ilaç ve tıbbi malzemelere erişim imkanını ciddi şekilde sorunla karşı karşıya bıraktığını duyurmuştur.
NPR televizyon kanalının muhabiri Jackie Northam'ın sözlerine göre, ABD'nin yaptırımlarının İran'ın ekonomisini sıkıştırmış ve ülkenin sağlık hizmetleri sistemine zarar vermiştir.
Bu konu bazı ülkeler tarafından geliştirilen korona aşısının alımı için de geçerlidir. Bunun için Tahran, yerli aşı üretimi için yoğun şekilde çalışmakta ve Bereket Enstitüsü dahil 8 İranlı kuruluş, korona aşısının üretimi için ciddi şekilde faaliyet göstermekte. Anlaşılan İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'nin Amerikan ve İngiliz korona aşısını yasaklayan sarih beyanatının ardından Washington, iyiden iyiye öfkelenmiş ve perişan duruma düşmüştür. Bu yasak, Amerikan Pfizer firmasının ürettiği korona aşısının etkisinin sorgulanması ve zan altına bırakılması anlamına geliyor. ABD yönetimi, korona aşısı üretimi üzerinde çalışan İranlı bir firmayı yaptırım listesine almak suretiyle, İran'ın yerli korona aşısının seri imalatına engel olacağını düşünüyor.
İran'da korona salgını patlak verdikten sonra, Tahran ve Çin, Rusya ve Venezuela dahil birçok ülke, BM'den ABD'nin İran'ın korona ile mücadele için ihtiyaç duyduğu ilaç ve tıbbi malzemelere erişiminin kolaylaştırılması için Tahran'a yönelik yaptırımlarını hafifletmesini istedi. Washington'un Avrupalı müttefikleri bile bu çağrıyı desteklediler. Ancak ABD, tüm bu çağrıları görmezden gelerek, hiçbir olumlu adım atmadığı gibi, Tahran'a yönelik yaptırımlarını ağırlaştırmaya devam etti ve Trump yönetimi, gider ayak, korona aşısı üretimi alanında faaliyet yürüten İranlı Bereket firmasına yaptırım uygulamak suretiyle barbar yüzünü bir kez daha ortaya koymuş oldu.
Amerikalı siyaset uzmanı ve Hazine Bakanlığı eski üst düzey yetkililerinden Elizabeth Rosenberg, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının Tarhan'ın tıbbi malzemelere erişimini zorlaştırdığını belirtti.
Evet, İran milletine yönelik "ekonomik terörizm" uygulayan Trump yönetimi, gelinen noktada "tıbbi terörizm"iyle insanlık suçlarına yenilerini eklemeye devam ediyor.