Yeni START Anlaşması'nın Modern Güvenlik Yapısının Oluşumundaki Rolü
Amerika'da yeni hükümetin işbaşına gelmesi ile hükümetin başında bulunan Joe Biden silahların kontrol edilmesi hususunda farklı bir yaklaşım içerisine girdi ve bu alanda geriye kalan en önemli anlaşma olan Yeni START anlaşmasının uzatılmasını onayladı. Bu girişim ise Amerika'nın nükleer alandaki en önemli rakibi olan Rusya tarafından memnuniyetle karşılandı.
Bu doğrultuda Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov Perşembe günü Rusya devlet başkanı Vladimir Putin'in Amerika ile Yeni START anlaşması ile ilgili olan mutabakat anlaşmasını imzaladığını bildirdi. Rusya güvenlik konseyi başkan yardımcısı Dmitriy Medevedov ise bu belgenin stratejik güvenlik alanında yeni anlaşmaların temelini oluşturacağını düşünüyor.
Dmitriy Medvedov'un söylediğine göre Yeni START anlaşmasının koşulsuz şartsız uzatılması daha temkinli stratejik güvenlik alanındaki yeni anlaşmaların imzalanmasına daha umutlu olmaya yardımcı olacaktır.
Amerika ve Rusya'nın Yeni START anlaşmasının 5 yıl daha uzatılması hususundaki mutabakatlar ilk olarak Çarşamba günü Rusya Duma Meclisinde ve ardından Rusya federasyonu konseyinde onaylandı. Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması-İNF'den ve Açık Semalar Anlaşmasından çekilen Donald Trump hükümetinin tam ters istikametinde hareket eden Joe Biden hükümetinin Yeni START Anlaşmasının uzatılmasına onay vermesi küresel güvenliğin korunması ve nükleer silahların artmasının engellenmesi hususunda umut kaynağı oldu.
Rusya meseleler uzmanı Hasan Beheştipur'un söylediğine göre Yeni START anlaşması küresel güvenlik içerikli uluslararası bir anlaşmadır ve insanlığın hayat memat meselesidir.
Gerçekte Yeni START anlaşması stratejik nükleer silahların denetlenmesi ve kontrol edilmesi hususunda hala hayatını sürdüren en son önemli anlaşmadır.
5 Şubat 2021'de süresi dolacak anlaşmanın uzatılması için Rusya'nın ısrarları ve vurgulamalarına rağmen geçmiş Amerika hükümeti Donald Trump liderliğinde ön koşulları öne sürerek Rusya'nın ultrasonik silahlar depolarını kapatması ve Çin'in de bu anlaşmaya üyeliğini istiyordu ve bu bahaneler adı altında bu anlaşmayı uzatmayı reddediyordu.
Yeni START Anlaşmasının tarihinin dolmasının yakın olmasından dolayı Rusya hükümeti de bu hususta eski Amerika hükümetini uyarmıştı.
Tabii Rusya'nın Joe Biden hükümetinin bu yöndeki girişimine olumlu sinyali ve tepkisine rağmen üst düzey Rusya devlet makamlarına karşın kimi makamlar da temkinli tepkiler göstermişlerdir.
Bu bağlamda, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabekov, ABD'nin caydırıcılık politikasının gerekli olduğunu ve yeni START anlaşmasının yenilenmesinin ardından, Washington'un nükleer silah kullanmamasını sağlamak da dahil olmak üzere küresel güvenliği güçlendirmek için ek önlemlere ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Özellikle, dışişleri ve savunma bakanları düzeyinde tüm çabaların ABD ile gelecekteki görüşmelerde Washington'un nükleer silah kullanma arzusunu durdurmaya odaklanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Şubat 2018'de Donald Trump başkanlığında onaylanan ve nükleer silahların kullanılmasını vurgulayan Nükleer Durum Revizyonu(NPR) adlı yeni ABD nükleer doktrini göz önüne alındığında bu husus daha da önem taşımaktadır.
Şimdi de Rusya, yeni Amerika hüümeti ile füze ve nükleer alanında müzakereler yürüterek Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler-İNF ve de Amerika'nın Donald Trump hükümeti tarafından çekildiği Açık Semalar Anlaşması gibi silahlanma alanındaki sözleşmeleri ve anlaşmaları tekrar yürürlüğe koymak istiyor. Moskova açısından silahlanma alanındaki kısıtlayıcı ve kontrol edici anlaşmaların bekası küresel güvenliğin ve istikrarın korunması yolunda da önemli bir rol oynamaktadır.