Robert Malley'nin Amerika'nın İran Özel Temsilcisi Olarak Seçilmesi
Amerika'da Biden hükümetinin iş başına gelmesi ve onun İran ve Nükleer Anlaşma hususundaki açıklamalarının ardından bu alanda elle tutulabilir bir değişikliğin geleceği tahmin ediliyordu. Şimdi de Robert Malley'nin İran özel temsilcisi olarak seçilmesi ile kimileri bu değişimlerin yeni bir aşamaya geldiğini savunmaya başlamışlardır.
Amerika Dışişleri Bakanlığı bir bildiri yayımlayarak Robert Malley'nin İran özel temsilcisi olarak atanması hususunda onun bir kez daha İran'a yönelik nükleer program dahilindeki kısıtlamaları hayata geçirebilmesini umut etti. Bu bildiride Amerika dışişleri bakanı Anthony Blinken'in farklı görüşlere sahip uzmanlardan bir takım oluşturmak istediği, bu takımın başında ise Robert Malley'nin İran özel temsilcisi olarak yer alacağı, onun İran'a yönelik geçmişteki nükleer müzakerelerde yer aldığını, ABD dışişleri bakanının onun ve takımının bir kez daha bunu yapabileceğini garantilediği ifadelerine yer verildi.
Böylece Robert Malley ve onun oluşturacağı takıma verilen görevin İran'a yönelik nükleer kabiliyetleri alanındaki kısıtlamaları geri getirmek olduğu tahmin edilebilir. Son günlerde Robert Malley'nin Joe Biden'in İran özel temsilcisi olarak atanma tahminleri Amerika siyasi çevrelerinde ve arenasında büyük tartışmalara yol açtı. Bir yandan İran nükleer meselesinin diplomatik yollar ile çözülmesinden yana olanlar Robert Malley'nin seçimini akıllıca bir girişim saymalarına rağmen diğer taraftan radikal Amerikalı siyasetçiler bu hususa olumsuz tepkiler gösterdiler.
Arkansas eyaleti Cumhuriyetçi senatörü Tom Cotton ise BERCAM nükleer anlaşmasının asıl muhaliflerinden biri olarak 22 Ocak'taki Tweet'inde Rober Malley'yi İsrail'e düşmanlık yapmakta sabıkalı biri olduğunu ve onun bu makama atanmasının kaygı verici olduğunu bildirdi.
Diğer eleştirmenler ise Robert Malley'nin ister Barack Obama hükümetinde ister uluslararası enstitüye gittiğinde İran'a karşı avantaj ve taviz verme çerçevesinde olduğunu belirtiyorlar. Şimdi de onlar Robert Malley'nin İran'a karşı benzer yaklaşım içerisinde olduğu hususunda kaygı duymaktadırlar.
Buna karşın Bağımsız Amerikan senatörü, Bernie Sanders gibi isimler Donald Trump hükümetinin İran'a karşı siyasetlerini her zaman eleştiren isim olarak Robert Malley'nin İran özel temsilcisi olarak Washington'da atanmasına olumlu tepki gösterdi ve şöyle bir Tweet de attı:" Rober Malley çok bilgili ve çok deneyimli bir uzmandır. Amerika ulusal güvenliğini savaş yolu ile değil diplomasi yolu ile yüksek seviyelere taşıyabilen isimdir. Malley, İran özel temsilciliği için mükemmel bir seçenektir. "
Buna rağmen bu arada daha az dikkat edilen husus Rober Malley'nin İran temsilciliği makamına atanmasının koordinatörlük düzeyinde olmasıdır. Aslında bu makam Amerika dış siyasetinde asıl kararları verenlerin kararlarının uygulayıcısı ve koordinatörüdür ve sırf tebliğ edilenleri yerine getirmekle mükelleftir. Böylece Malley, İran veya Nükleer Mesele alanında keyfi hareket etme yetkisine sahip olmadığı söylenebilir. Sonuçta eleştirenlerin Malley'nin İran hakkındaki olumlu yaklaşımı doğru olsa bile bu Biden hükümetinin BERCAM nükleer anlaşmasına tam olarak uyacağı anlamına gelmez.
Uluslararası Kriz Grubu İran dairesi başkanı Ali Vaiz ise şöyle düşünüyor:" BERCAM anlaşması ile ilgili mali görüşler, Joe Biden, Jake Sullivan ve Anthony Blinken görüşlerinden farklı değildir. "
Bu yüzden bu alanda abartı yapıldığı söylenebilir.
Burada önemli olan mesele Biden hükümetinin üst düzey makamlarının İran'a karşı tutumlarının sertleşmesi ve Trump hükümetinin de seslendirdiği ithamların Tahran'a yöneltilmesidir. Bu durum Amerika hükümetinin BERCAM'a yönelik genel siyasetinin pek de değişmediğini göstermektedir.