Korona virüs salgını ile mücadelede aşıların savaşı
https://parstoday.ir/tr/news/world-i161810-korona_virüs_salgını_ile_mücadelede_aşıların_savaşı
Korona virüs salgını Aralık 2019’dan itibaren pandemi haline geldi. Şimdiye kadar dünya genelinde bu virüsten etkilenenlerin sayısı 105 milyonu aştı; en az 2.3 milyon kişi de hayatını kaybetti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Şubat 07, 2021 18:05 Europe/Istanbul
  • Korona virüs salgını ile mücadelede aşıların savaşı

Korona virüs salgını Aralık 2019’dan itibaren pandemi haline geldi. Şimdiye kadar dünya genelinde bu virüsten etkilenenlerin sayısı 105 milyonu aştı; en az 2.3 milyon kişi de hayatını kaybetti.

Korona virüs salgını başladığı günden itibaren ayrıca dünya genelinde ilaç firmaları korona virüs aşısını üretmek için harekete geçtiler. Şimdi ise birçok yerli ve yabancı firma ürettikleri korona virüs aşısında nihai aşamaya geldiklerini ve insan üzerinde test aşamasına geçtiklerini duyururken, buna karşın tıp camiası halâ üretilen bazı aşıların etkileri veya güvenilir olup olmadığı konusunda ortak bir görüşün üzerinde konsensüse varamadığı gözleniyor.

Bu süreçte korona virüs aşısını üretmek sırf ticari bir konu değil, tamamen hayati bir meseledir. Bugün dünya kovid-19 hastalığına yol açan korona virüs ailesinden yeni bir virüsle karşı karşıyadır ve halâ birçok boyutu tanınmamıştır.

Bundan bir kaç ay önce Rusya Sağlık Bakanlığı ilk korona virüs aşısını Sputnik-V adı ile ürettiğini ilan etti. Bu aşı Gamaleia merkezinde geliştirildi ve Belarus, BAE, Venezuela ve diğer bazı ülkelerde klinik test aşamasının üçüncü fazını geride bıraktı.

Araştırmalar, Rusya’nın geliştirdiği bu aşının yüzde 96 başarılı olduğunu gösteriyor. Uzmanlar aynı zamanda Sputnik-V aşısının güvenliği Pfizer firmasının ürettiği benzer aşılara nazaran beş kat daha fazla olduğunu ve bu aşıyı alanların kovid-19 hastalığına yakalanmayacaklarını yüzde 96 garanti ettiğini belirtiyor.

Sputnik-V aşısının yapım sürecinde insanlarda grip hastalığına yol açan iki çeşit virüs kullanıldığı belirtiliyor. Bu virüsler oluşturdukları yüzeysel bir proteinle korona virüs genlerini insan vücuduna intikal ettiriyor. Bu protein bir yüzey olarak insan hücrelerinin alıcılarına bağlanarak virüsün girişine ve çoğalmasına imkan tanıyor.

Aşı hakkında açıklama yapan Rusya’nın Gamaleia mikrobiyoloji ve İmmünoloji merkezi Başkanı Aleksandır Gintezburg şöyle diyor:

Bu aşıyı alan kişilerde kovid-19 hastalığı büyük bir ihtimalle burun akıntısı, öksürük ve hafif ateş belirtileri ile ortaya çıkar ve virüs akciğerlere girmez.

Şimdi ise 50’den fazla ülke bu aşıdan 1.2 milyar doz sipariş ettiği ve aşının Rusya’dan başka Brezilya, Çin, Güney Kore, Hindistan ve diğer bazı ülkelerde de üretileceği belirtiliyor.

Bu arada Sputnik-V aşısının ilk partisi geçen Perşembe günü İran’a geldi. Gıda ve İlaç Kurumu ilaç ve biyolojik madde yapımı ve ithalatının salahiyetini onaylayan yasal komisyonu ise Sputnik-V aşısının İran’da acil olarak kullanılmasına onay verdi.

İran’ın Rusya büyükelçisi Kazım Celali de bir açıklama yaparak, Rusya’nın Sputnik-V aşısı İran başta olmak üzere 16 ülkede tescillendiğini belirtti. Yine Rusya’nın doğrudan yatırım firması RDIF ile varılan anlaşmaya göre aşı Rusya ile ortaklaşa İran’da da üretilecek.

Avrupa kıtasında Macaristan Rus aşısının acil kullanımına onay veren ilk ülke oldu. Yine verilere göre şimdiye kadar dünya genelinde 1.5 milyon kişi Sputnik-V aşısını aldı. Arjantin ve BAE söz konusu aşıyı kullanmaya kesin onay veren 11 ülke arasında yer alıyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel de Rusya’nın Sputnik-V aşasına destek verme önerisini ülkesinin bu bağlamda referans kurumu Pol Elriş müessesesine sundu. Şimdi ise tüm gözler Rusya’ya çevrildi. Rusya Avrupa birliğinin ihtiyacı olan bu aşıdan 100 milyon dozu karşılamaya hazır olduğunu açıkladı. Aşının etkili olduğu anlaşılınca şimdi Rusya’nın Avrupa ilaç ajansından aşıyı onaylamasını talep ettiği anlaşılıyor.

Sputnik-V aşısı aşılandığı ilk 28 günde yüzde 91.4 düzeyinde etkili olduğunu ortaya koydu. Rus yapımı bu aşının önde gitmesi, Amerika’nın Pfizer firmasının Alman Biyontec firması ile ortaklaşa ürettiği aşı, Amerika’nın Moderne firmasının ürettiği aşı ve yine İngiltere’de Oxford müessesesinin ürettiği aşı son aylarda medya üzerinden yapılan propagandalarla uluslararası kamuoyunun ilgisini çektiği halde gündeme geliyor. Şimdi ise uzmanlar Pfizer ve Biontech firmasının ürettiği ortak aşının etkili olduğu konusunda yaptıkları açıklamalarında bu aşının ne kadar süre bağışlıklık kazandırdığını kestirmenin zorluğundan söz ediyor ve her halükarda bu süre beş aydan fazla olamayacağını belirtiyor. Amerika’da sağlık alanında araştırma yapan KFF anket kurumunun yaptığı anketin sonuçları ise bu ülkede sağlık personelinin yüzde 29’u Pfizer aşısına karşı olduklarını gösteriyor.

İran’da korona virüs aşısı üzerinde çalışan araştırma ekiplerinin uzmanlarından Dr. Golam Rıza Şokri bu güvensizliğin sebebi hakkında şöyle diyor:

Pfizer ve AstraZeneca aşısının tehlikeli yan etkileri ortaya çıktı. Bu aşı vücutta nisbi bir bağışıklık yapabilir, fakat bir süre sonra bu aşı yüzünden vücutta ne gibi biyolojik değişikliklerin yaşanacağı bilinmiyor. Biliyorsunuz, dünya yıllardır AIDS hastalığı için bir aşı üretmeye çalışıyor. Peki neden şimdiye kadar başarılı olunmadı, biliyor musunuz? Çünkü bu uzun süreli bir süreçtir ve birçok sınama ve bol hatalarla beraber sayılır.

Dr. şokri şöyle devam ediyor:

Örneğin AstraZeneca firmasının ürettiği aşının platforma İngiltere’nin Oxford üniversitesinde üretilen bir virüstür. Aynı platform bir kaç yıl önce AIDS hastalığını önlemek üzere HIV virüsü için kullanıldı, fakat klinik test aşamasında ağır başarısızlıkla sonuçlandı. O araştırmada Avrupa ülkelerinde yüzlerce kişi klinik test aşamasında kullanıldı ve aşıyı aldıktan sonra hepsi AIDS hastalığına yakalandı. Fakat şimdi dünyanın bugünkü gergin şartlarında bundan önce başarısızlıkla sonuçlanan ve gayet tehlikeli de olan bu platformun bu kez İngiltere ve diğer bazı Avrupa ülkeleri tarafından korona virüs için kullanıldığına ve uzun bir aşı olarak Dünya Sağlık Örgütünün aşı sepeti Covax’ta yer alması ve az gelirli ülkelere verilmesi önerildiğine şahit oluyoruz.

Bundan başka resmi raporlar Pfizer firmasının çağdaş tarihte ilaç alanında en büyük suçu işleyen firma olduğunu gösteriyor. ABD adalet bakanlığının resmi sitesinde yer alan bilgilere göre bu firma son 21 yılda bu alanda 10 suç işlediği ve onaylanmamış ilaçları piyasaya sürdüğü anlaşılıyor.

Bir İngiltere – İsveç kökenli firma olan AstraZeneca firması da dosyasında birçok suç kaydı bulunuyor ve en büyük suçu onaylanmamış ilaçları satmaktır.

Her halükarda korona virüs pandemisinin oluşturduğu hassas ve kritik şartlarda bazı ülkelerin ürettiği aşılara güvenmemek anlaşılır bir durumdur. Mevcut şartlarda ise İran sağlık bakanlığının esas politikası korona virüs ile mücadelede yerli imkanlara dayanarak yerli aşı üretmektir. Gerçi İranlı yetkililer de mevcut acil şartlara göre yurt dışından güvenilir kaynaklarda aşıyı kısıtlı hacimde ve aşamalı olarak temin etmeyi de düşünüyor ve zamanla yurt içinde üretilen güvenilir aşıları bu aşıların yerine geçirmeyi planlıyor.

Hali hazırda İran’da 9 ekip çeşitli platformlarda korona virüs aşısını üretme üzerinde çalışıyor. Bu aşılardan Şifa firmasının ürettiği aşı klinik test aşamasının birinci fazını geride bıraktı ve Pastör enstitüsünün Küba ile ortaklaşa ürettiği aşı da klinik test aşamasının üçüncü fazına geldi. Yine Razi firmasının ürettiği aşı da klinik test aşaması için gerekli izni aldı, diğer aşılar da ya hayvanların üzerinde test aşamasını ya da klinik test öncesi aşamayı geride bırakma aşamasında oldukları anlaşılıyor.