Avrupa'nın Rusya'ya karşı yeni yaptırımları
AB ile Rusya münasebetleri son senelerde siyasi, güvenlik, insan hakları gibi muhtelif meselelerin etkisi altında gerginleşmiştir. Şimdiki durumda da AB, Rus muhalif elebaşı Aleksi Navalniy'nin tutuklanmasını Moskova'ya karşı baskı unsuru olarak kullanmaya başlamıştır.
Görünüşe göre Avrupa Birliği'nin ve bazı ülkelerinin tutum ve eylemleri Moskova'da kafa karışıklığına ve Lavrov'un bu tür sert tepkisine neden olmuştur. Aslında, yeni ABD Başkanı Joe Biden'in göreve başlaması ve yönetiminin Rusya karşıtı tutumlarını yoğunlaştırmasıyla, Avrupalılar, hedeflerini gerçekleştirmek için Moskova üzerindeki baskıyı artırmanın şimdi doğru zamanı olduğuna inanıyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın AB'nin Rusya'ya karşı Navalniy olayı gerekçesiyle aldığı yaptırım kararına sert tepkisi, Moskova'nın artık Batı'nın aynı taktiğini, yani yaptırımları, ve onlar ile bağları koparma tehdidini kullanmayı planladığını gösteriyor. Özellikle Avrupalılar, Navalni'yi desteklemek için net pozisyonları ve girişimleriyle onun serbest bırakılmasını talep ederek, aslında doğrudan Rusya'nın içişlerine müdahale ederek, Moskova'nın amaçladığı kırmızı çizgiyi aşmış ve yasadışı talepler ve müdahale dayatmaya çalışmıştır.
Moskova şimdiye kadar, geniş ekonomik ve enerji bağları göz önüne alındığında, özellikle Avrupa'nın katılımıyla inşa edilen STREAM-2 ortak doğal gaz boru hattı projesi bağlamında, Avrupa Birliği ile ilişkilerde bir hoşgörü ve tedbirli olma politikası izledi. Ama Rus yetkilileri ve Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamalarına bakıldığında bundan böyle Rusya'nın AB'ye yönelik tutumunun sertleşeceği düşünülüyor. Rus yetkililerinin duruşu, Rusya'nın Avrupa ile mevcut ilişkilerini ne pahasına olursa olsun sürdürmeye istekli olmadığını gösteriyor. Bir süre önce bilindiği üzere Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupalıları, ilişkilerin kopmasıyla uyarmış, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov de, Rusya'nın ilişkilerin durdurulması sürecini başlatma niyetinde olmadığını açıkça belirtmişti.
Rusya Etnik Gruplar Konseyi üyesi İsmail Şabanov ise yaptığı değerlendirmede, Batı'nın Navalniy olayı, kendi siyasi hedeflerine ulaşmak ve daha ötesi Rusya yönetimini devirmek için Moskova'ya karşı baskı unsuru olarak kullandığını belirtti.
Rusya-Avrupa ilişkileri, özellikle diplomatların karşılıklı olarak iki tarafça ihraç edilmesiyle birlikte yakın gelecekte Moskova ile Brüksel arasında herhangi bir uzlaşma olmayacağı söylenebilir. Özellikle Biden döneminde ABD ile Avrupa yakınlaşmasının yeni eğilimi ve Washington'un Rusya karşıtı tavrı göz önüne alındığında, Brüksel'in ABD ile birlikte bu konuda Rusya üzerindeki baskıyı artırması beklenmelidir. Ancak Rusya da, Batı'nın müdahaleci yöntemleri ve araçlarına muhakkak sert biçimde yanıt verecektir.