Amerika ile Suudi Arabistan İlişkilerinin Gözden Geçirilmesi Talepleri
Donald Trump başkanlığı döneminde Amerika ile Suudi Arabistan arasındaki sıcak ilişkilere ve Trump'ın Suudi rejimini özellikle de Muhammed bin Selman'ı desteklemesine rağmen halihazırda Amerika yeni başkanı Joe Biden bu ülke ile ilişkileri gözden geçirmek istediğini öne sürüyor. Bu durum ise Demokratların olumlu tepkilerine yol açmıştır.
Amerika temsilciler meclisi başkanı Nancy Pelosi ise Amerika istihbari topluluğunun Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın feci cinayeti ile ilgili bilgileri yayımlamasının ardından Muhammed bin Selman'ı sert bir şekilde eleştirerek Amerika ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin gözden geçirilmesine vurgu yapıp şöyle bir açıklamada bulundu:" Suud kraliyetinin insan haklarını ihlal ettiğini gözler önüne seren bu rapora göre Amerika Suudi Arabistan ile ilişkilerini gözden geçirmeli ve tekrar bu ilişkileri düzenlemelidir. "
Sözkonusu üst düzey Demokrat makamın bu talebi diğer Demokratların da desteğini beraberinde getirdi. Demokrat senatör Richard Blumental şöyle bir Tweet attı:" Muhammed bin Selman, bu feci cinayet yüzünden kendi haline bırakılamaz. Amerika ile Suudi Arabistan ilişkilerinde temel bir revizyona ve de Riyad'ın bu cinayete karşı cevap vermesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu zaruri bir durumdur. "
Kanıtlar ve emareler Washington ile Riyad arasında gerilimlerin yaşanmasını göstermesine rağmen bu durum Amerika'nın Suudi Arabistan'a yönelik siyasetlerini kökten değiştireceği anlamına gelmeyecektir. Gerçi Biden hükümeti Donald Trump hükümetinin aksine görünüşte Suudi Arabistan'a yönelik farklı bir siyaset izleyecektir. Ancak nihayetinde Riyad yine de Trump'ın da vurguladığı gibi Amerika'nın sağmal ineği olmaya devam edecektir. Amerika, Riyad'ı önemli bir ortak olarak ve silahlarının deposu ve alıcısı olarak görmektedir. Görünen o ki Washington'un Riyad ile stratejik ilişkileri arasında bir değişiklik yaşanmayacak ve Joe Biden'in iddiaları lafta kalacaktır.
Biden hükümeti Amerika istihbari topluluğunun raporundan hareketle Muhammed bin Selman'ı Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin amiri tanıtsa da Beyaz Saray Suudi veliahdı ile iyi ilişkilerini korumak istediği söylenebilir. Gerçekte Biden hükümeti bu ülke ile temel ilişkileri kesmeyerek yeni tur ilişkileri de başlatmak isteyecektir. Reuters haber ajansı üst düzey Biden hükümeti makamlarından naklen bundan güdülen amacın Suudiler ile ilişkilerin yeniden kalibrasyonunun yapılmasıdır.
Gerçekte Demokratların insan hakları ve temel özgürlükler hakları ile ilgili tüm iddialarına ve sloganlarına rağmen Washington'un Riyad'a yönelik yaklaşımında temel bir değişikliğin yaşanmayacağı söylenebilir. Bu durum, ilk başta Demokratların insan hakları hususuna yönelik riyakarca bakışını ve insan haklarını araç ve malzeme olarak kullandıklarını gösteriyor. Bir diğer yandan da bu durum Amerika'nın insan hakları ihlalleri durumuna yönelik çifte standartlı tavırlarının göstergesidir. Washington her daim rakip ülkeleri ve sultacılığına karşı direnen ülkelere yönelik sert bir tutum sergilemiş ve bu ülkeleri hep insan hakları ve temel özgürlükleri ihlal etmekle suçlamıştır. Ancak kendi müttefikleri ve ortaklarının insan hakları ihlallerine hep göz yummuştur.
Bunun açık örneği de Amerika'nın Cemal Kaşıkçı cinayetine yönelik tutumudur. Amerika kongresi 2019 yılında Amerika dönem başkanı Donald Trump'ı bu hususta rapor hazırlamakla görevlendirse de Trump bu talebi göz ardı etti. Şimdi de bu raporun yayımlanması ve Muhammed bin Selman'ın Cemal Kaşıkçı cinayetinin amiri olduğunun açıklanması ile yine de Washington onu boykot etmek gibi bir niyetinin olmadığı görülmektedir. Bu yüzden Biden hükümetinin Suudi Rejimine yönelik vaatleri ve tutumlarının sırf siyasi bir oyun olduğu ve Suudilerden daha fazla taviz koparmak için baş vurulduğunu söylemek mümkün.