Suudi Arabistan Yönetiminin Dış Baskıları Azaltma Girişimleri
https://parstoday.ir/tr/news/world-i165872-suudi_arabistan_yönetiminin_dış_baskıları_azaltma_girişimleri
Suudi hükümeti 70 yılın ardından yabancı işçiler ve iş verenler arasında var olan kefalet sistemini iptal etti.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Mart 20, 2021 03:06 Europe/Istanbul
  • Suudi Arabistan Yönetiminin Dış Baskıları Azaltma Girişimleri

Suudi hükümeti 70 yılın ardından yabancı işçiler ve iş verenler arasında var olan kefalet sistemini iptal etti.

Suudi Arabistan'ın dünyanın en büyük göçmen alan Arap ülkesidir.  Suudi Arabistan'ın 34 milyonluk nüfusunun yaklaşık 13 milyonu yabancı işçilerden oluşmaktadır. Başka bir ifade ile Suudi Arabistan'ın nüfusunun yüzde 37'sinden fazlası diğer ülkelerin vatandaşlarından oluşmaktadır. Bu kişilerin bazıları ise onyıllar öncesinden beri bu zengin Arap ülkesine yerleşmişlerdir. 

Genel olarak  Suudi Arabistan'da çalışan iş gücünün yüzde 80'i  yabancı işçilerden oluşmaktadır. Suudi Arabistan hükümeti ise göçmen işçileri, üst ve ast sınıf olarak ikiye ayırmıştır. 

Amerika, Fransa ve Britanya vatandaşları da Suudi Arabistan'da görülmektedir. Ancak bunların büyük bir bölümü  petrol sektöründe çalışmakta ve bu ülkede bulunan diğer vatandaşlar gibi muamele görmekte ve tam hukuka sahiptirler. 

Buna rağmen  Asya ülkelerinden gelen göçmenler çoğunlukla  alt sınıf olarak sayılmakta ve daha çok hizmet sektöründe çalışmaktadır.   Filipinli işçiler ise daha çok teknik işler, hemşirelik ve ev hizmetleri alanlarında çalışmaktadırlar.  Pakistanlı işçiler ise  daha çok inşaat sektöründe ve tamir ve onarım alanında çalışıyorlar.  Hindistanlı işçiler ise İngilizce bildikleri için daha çok sağlık merkezlerinde veya çarşı pazarlarda çalışıyorlar. 

 Buna ilaveten,  maaşın düzeyi ve alınma şekli  ve de yan imkanlar açısından  Suudi Arabistan'da bulunan Avrupalı ve Amerikalı işçiler ve çalışanlar ile Asyalı göçmenler ve çalışanlar arasında büyük bir fark vardır.  Asyalı ülkelerin uyruklarından olan göçmenler genellikle   Suudi Arabistan vatandaşlarının çekindiği  ve yapmak istemediği işleri yapmaktadırlar. 

 Asyalı ülkelerden gelenler daha çok akaryakıt istasyonlarında, tamirhaneler ve tamir dükkanlarında,  berberlerde, terzilerde ve hatta tarım alanlarında çalışıyorlar. Ancak  çoğu Suudi vatandaşı  devlet memuru, güvenlik memuru ve askeri elemanı olarak, akademik üye, petrol mühendisi veya banka memuru olarak çalışıyor.  Suudi Arabistan hükümeti tarafından yabancı işçilerin medeni haklarının  bir başka ihlali ise   onların kimlik belgelerinin özellikle de pasaportlarına el koyulmasıdır. Bunu ise Suudi Arabistan'daki Kefil sistem yapıyor. 

 Gerçekte  kefalet sistemi, yabancı işçilerin kimlik belgelerine el koyulmasını yasalaştırıyor.  Suudi iş verenler, yabancı işçilerin pasaportları ve kimlik belgelerine el koymaktadırlar. Bu durum ise  işçiler için belli başlı sorunlar yaratmıştır.  Bu bağlamda işçiler iş verenlerini her hangi bir durumdan dolayı şikayet edemezler.  

Kefalet sistemine göre Suudi Arabistan hükümeti,  yabancı işçilerin ülkeden çıkışını iş verenlerin iznine bağlı ve şartlı hale getirmiştir. Bu işçiler, İş verenlerinin izni ve rızası olmadan işlerini veya ülkeyi terk edemezler. Bunu yaparlarsa hapse bile atılabilirler. Tehditler ve sınır dışı edilmekle karşı karşıya kalabilirler. 

Suudi hükümeti şimdi de 70 yılın ardından  yabancı işçiler için  kefalet sistemini kaldırdı.  Suudi Arabistan 23 Kasım 2018'de kuralları ihlal eden yabancı işçilere karşı yürütülen süreçte  2.1 milyon kişinin tutuklandığını bu bağlamda 1.6 milyon kişinin yerleşme ve çalışma ile ilgili kuralları ihlal ettiklerini belirtti. 

 Donald Trump'ın Amerika başkanlık seçimlerinde aldığı yenilgi sürecinde hayal kırıklığına uğrayanlardan sayılan Suudi Arabistan son iki ayda Biden hükümetinin Cemal Kaşıkçı dosyası ile ilgili kararından ve açıklamalarından dolayı  baskı altındadır. Bu bağlamda özellikle de Muhammed bin Selman hedef alınmıştır. 

Suudi hükümeti bundan önce de  kadın hakları aktivisti Lecin El Hazlul'u üç yılın ardından hapse attı. 

Bu medyatik isim, 29 Aralıkta terörizm ile mücadele yasası bağlamında 5 yıl 8 aylık hapis cezasına çarptırılmıştı.  Bu aktivist, bundan önce de iki yıl tutuklu olarak hapis yatmıştı. 

Görünen o ki  Suudi hükümetinin kefalet yasasını kaldırmasının en önemli nedeni kimi insani haklar vererek dış baskılardan kurtulmasıdır.